Zina, evlilik dışı girilen cinsel ilişkidir!


Bu, indirerek yasa olarak yayimladigimiz bir sure olup ögüt alasiniz diye içine apaçik ayetler yerlestirdik. (24/1)

Zina kisa ve öz tabiriyle; "evlilik disi girilen cinsel iliskidir". Kuran´a göre bunun bir baslangici veya siniri yoktur. Yani her kim, hangi inanisa sahip olursa olsun, evlilik sözlesmesi yapilmadan kurulan iliskilere zina denir.

Çagimizin bazi aydin görüslü-görünüslü gençleri(!), zina hükmüne girmemesi için degisik yöntemler kesfetmeye koyulmuslardir. Örnegin, gebeligi önleyici araçlar kullanarak(!). Kimileri de, "Parasiyla degil mi kardesim! Kim karisir?" felsefesiyle hareket etmekte, kendi çapinda Allah´in kurallarini degistirmeye çalismaktadir. Yusuf Peygamber´in ahlakindan habersiz olan bu toplumun, farkinda olmadan yol açtigi olumsuzluklari görmezlikten gelemezsiniz. Sadece ülkemiz genelinde, hemen hemen her ilde, bir çocuk yuvasi ve buralarda anasi-babasi belirsiz onlarca-binlerce çocuk bulunmaktadir. Sonuç; "tinerci-tecavüzcü-uyusturucu vb. kurbani gençlik".

Insanlik tarihi boyunca, onlarca kavim ve bunlari uyaran peygamberler geçmis olmasina ragmen, bazi peygamber-kavim iliskilerinin özellikle anilmasi, neyi gösterir sizce? Kuran´in bir ayetinde der ki; "Yoksa siz, sizden öncekilerin basina gelenler gibisi sizin de basiniza gelmeden cennete gireceginizi mi saniyorsunuz? ...2/214 " Diyebilir miyiz ki; "Yusuf ahlakina sahip olanlar ile olmayan Seytan ordulari birbirinden ayrilacak!" ve Allah, dünyada zinaya karismayan mümin kullarina su müjdeyi veriyor; "Dizilmis koltuklara yaslanmislardir ve onlari güzel eslerle eslendirmisizdir. 52/20" ve "Oralarda, daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafindan dokunulmamis, bakislarini dikmis esler vardir.55/56"

Allah, bir seyin yapilmasini uygun görmüyorsa, bunun mutlaka geçerli bir sebebi vardir. Zinanin da öyle. Ölümcül hastaliklar(aids,frengi vb.)-siddetli geçimsizlikler vs. zinanin baslica sebep oldugu yikimlardir. Geçmis yillarinizda bir sekilde zinaya karismis olsaniz dahi, bunun sonucu, siz evlendikten sonra da çikabiliyor (çocuklarinizdaki soyaçekim, gensel özellikleri vb.).

ZINAYI ÖNLEMEK

Akli kasiklarina inmis birine, "Allah, zinayi yasak-evliligi helal kilmistir" deseniz, "Yok ya! Hoca mi kesildin basimiza!" deyip üzerinize yürür mazallah. Tabiki yöntem bu degil! Allah kitabinda zina edenleri "halkin önüne çikarip yüz celde vurun!" der (bkz.24/2). Bu hükmü, çagdas cahiliyeciler, "Yobazlik-gericilik" olarak nitelendirilirler. Fakat her nedense, kendi aile baglarini koruyamazlar, evlatlarina sahip olamazlar. Adlari çikinca da "asacagim-kesecegim!" diye nara atmaya baslarlar. Sonuç "kan ve gözyasi".

Cahil ve zevke düskün insan, "ne yapsam da Allah´in hükümlerini yumusatsam" gibisinden birtakim telkinlere kaptirir kendini. Daha küçük yaslarda, kiz ise erkegi-erkek ise kizlari tavlama yöntemleri (!) kesfetmeye baslar. "Gençlikte çapkinlik mübahmis!". Bosuna yirtinmayin Seytan elçileri, sizin ve insanligin durumu ortada!

Oysa bir caydirma yöntemi olan yüz celde, zina edenlere uygulanmis olsa, olumsuzluklar yasanmaz ve herkes namus güvencesi altinda, mutlu bir hayat sürdürür.

ZINANIN CEZASI

Eger esinizi biriyle zina ederken yakalamis iseniz, Allah sizden dört sahid getirmenizi ister. Bunun bilimsel bazi açiklamalari da olabilir.Yada ortada bir iftiranin dönüp-dönmedigi diger insanlar tarafindan da anlasilsin babinda degerlendirilebilir (bkz.24/4). Her iki duruma göre, dört kat daha ince düsünmeli ve çabuk karar vermelisiniz!(bkz.24/6-9 ve 2/226). Eger çikmaza gireceginizi düsünüyorsaniz Kuran´in yöntemi; "güzellikle saliverin!" ama "affederseniz de, Allah affedicidir!". (bkz.2/229 ve 65/2)

Bundan ayri bir de yukarida da degindigimiz gibi, yüz celde ile caydirma yöntemi vardir ki, bu, bildigim kadariyla dünyanin hiçbir ülkesinde uygulanmiyor. Dünyanin asil sahibi Seytan, kendisine sadik ögrenciler yetistirmesini bilmis!. (bkz 24/21)

Yahudi uydurmasi olan "taslama usulü" ise, Kuran´da yer almayan bir uygulamadir. Hem, hiçbir sekilde, insanin öldürülmesini istemeyen Allah, bu hükmü vermis olamaz. Bu olsa olsa, kendisi zina ettigi halde, kendisi disinda kalanlarin bu ise bulasmamasini saglamak amaciyla(!), uydurdugu bir önlem(!) olabilir.

EVLILIK

Kuran der ki; "Bekarlarinizi, erdemli kadin ve erkek hizmetçilerinizi evlendiriniz; eger yoksul iseler, ALLAH onlari kendi lütfundan zengin edecektir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.24/32" Eger zinaya karismaktan korkuluyorsa, ebeveynler, çocuklarini biran önce evlendirmelidir. Ayette geçtigi üzere eger yoksul iseler, biraz daha sabretmeleri gerekir ki sabir, müminin bir vasfidir.

Evlilik bir sözlesmedir. Bir bagdir. Ahlaki degerlere sahip çikmak ve bunu korumak için gereklidir. Allah bunu helal, zinayi haram kilmistir.

Öte yandan ebeveynler, daha evlenememis olan çocuklarina, ahlaki egitimi Kuran´daki sekli ile kendileri vermelidirler. Bu egitime özen göstermeleri gereklidir. Yoksa, alinlarina vurulacak namussuzluk damgasi söz konusu. Müminler, iftira atmaz. Bu büyük bir günahtir (bkz.24/23). Fakat bazi cahiller ki onlar, vaktiyle, Hz. Meryem´e dahi iftirada bulundular (bkz.19/27-30), kendileri su an kadinlari sex kölesi olarak kullanmaktadirlar. Bu kisiler evlenseler dahi bu, pek uzun sürmüyor. Çocuk ise, pesimist toplumlarin arasina giriveriyor.

Çocugunuza, açik filmler izlemesini siddetle yasaklarsaniz, ilk eline geçen harçlikla geneleve gider! Kontrolü elinize alin ve siniri asmamasini ögütleyin! Kendisine zinanin yasak oldugunu israrla anlatin, inanmiyorsa da zorlamayin! Allah, ona hakettigi bir yasayis tarzi sunacaktir.

Evlenebileceginiz kisiler hakkinda Kuran, açiklayici bilgiler verir. Mezhepçi ögretilere kurban gitmeyin! (bkz. 4/22-25 ve 24/23) Yabancilarla evlilik durumu ise; "Ey inananlar, inanan göçmen kadinlar size sigindiginda onlari sorgulayin. ALLAH onlarin inançlarini çok iyi bilir. Inançli olduklarini anlarsaniz, onlari kafirlere geri göndermeyin. Ne bunlar o inkarcilara helaldir, ne de onlar bunlara helaldir. Inkarcilarin harcadigi mehirlerini onlara geri verin. Mehirlerini ödediginiz taktirde bunlarla evlenmenizde bir sakinca yoktur. Inkarci kadinlari sorumlulugunuzda tutmayin. Onlara harcadiginiz mehirlerinizi isteyebilirsiniz, onlar da verdikleri mehirlerini isteyebilirler. Bu, ALLAH´in hükmüdür. O, aranizda yargida bulunur. ALLAH Bilendir, Bilgedir. 60/10"

SINIRI ASANLAR

Allah, kendi saltanati altindakilere hep iyiyi-güzeli ögretmektedir. Seytan ise bunun tam tersini telkin eder. Öyle ki insan artik kendi hemcinsleri ile zina etmeye baslar (geçmiste oldugu gibi). Hangi inanisa sahip olursaniz olun, kendi cinslerinizle iliskiye girmeniz affedilemez! Bütün ilahi kitaplarda bu mesaj vardir. Onlarin baslarina neler geldigi de bu kitaplarda kayitlidir. Ayrica bunlarin canli tanik-kanitlari da yeryüzünde-gözlerinizin önünde durmaktadir.

Benim bir teorim var: "Yoksa siz, sizden öncekilerin basina gelenler gibisi sizin de basiniza gelmeden cennete gireceginizi mi saniyorsunuz? ...2/214 " ayeti geregince, geçmiste bu tür ters-sapkin iliskilere girmis kavimlerin hortlayacagini-çogalacagini ve akabinde Allah´in bosuna yaratmadigi volkanik daglarin, hepsinin, ayni anda faliyete geçip "suçlu günahkarlarin basina ates yagdiracagini" tahmin ediyorum.(bkz.51/32-34) Ama bu tezime katilirsiniz yada katilmazsiniz, o, sizin bileceginiz bir is!.

ZINA HAKKINDA SÖYLENEN YANLISLARDAN

  1. Gebeligi önleyici etmenler (evlilik disi ise) zinaya sebep olmaz gibi bir sacma düsünce
  2. Keyfi üç-bes esle evlilik zina sayilmaz
  3. Gençlikte çapkinlik mübahtir demek!
  4. Zina edenler tasla öldürülmelidir
  5. Çocuklarin/gençlerin yaptigi zina sayilmaz
  6. Parasiyla kurulan cinsel iliski mübahtir diyecek kadar alcalmak!
  7. Çiplak vücuda sehvetle bakmak göz zinasi degildir gibi bir yanlis bilgi.
  8. El-ele tutusmak, öpmek vb. zina sayilir.
  9. Nisanli iken iliskiye girmek yasak degildir diye söylenen sözler yanlistir!

Inananlarin arasindan hayasizligin yayginlasmasini arzulayanlar, dünya ve ahirette aci verici bir cezayi hakketmislerdir. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. (24/19)


günah mı?

öncelikle yaşadıgım üzücü bi olayı anlatmak istiyorum 20 yaşında bir erkegim 24 yaşında bir kadınla ilişkiye girdim. İlk başta bunun nasıl olduguna inanamadım sonra kendisinden içecegime ilaç koydugunu ögrendim bu yalnız bir kere oldu yani ben isteyerek ilişkiye girmedim acaba günahmıdır günlerdir dua ve tövbe ediyorum... Lütfen beni bu konu hakkında bilgilen dirirseniz çok sevinirim. Birde bu kızla evlenmem gerekir mi?

Kardeşim,

Bu sorunun Cevabını burada bulamazsın..
Mustafa Karataş Hoca yada Nihat Hatipoğlunun siteleri var oradan iletişim bilgilerini al ve telefondan ara güzelce sıkıntını anlat ve ne yapman gerektiğini sor bir an önce çaresini bul böyle olmaz..
Rabbim yardımcın olsun..
Çokca tövbe et.........

Zina Hakkında

Hayırlı günler.Değerli Tahkik hocamın yazılarını okuyorum.Gerçekten çok güzel yorumlar yapıyor.Birçok konu hakkında Allah razı olsun kendisinden çok güzel bilgiler edindim.
Burada diğer insanların yaptığı yorumları okuyorum.Herkes kendi hayatında başına gelen olaylarını anlatmaya çalışmış.Bir şekilde de kendine göre yorumlar yapmış.Tamam zina olayı büyük günah onaylamıyorum.Bende şuana kadar yapmadım yapmayı da düşünmem irade meselesi olsa gerek.Ayrıca Allah tan da çok korktuğum için yapmam mümkün değil.Ben burda evli insanların yaptığı zinalara yorum bile yapmıyorum çünkü kendileri gerçekten acınacak durumdalar.Allah onları ıslah etsin.Ben bekarım ve bekar insanlar için konuşmak istiyorum.Şimdi bende ihityaçları bir insanım.Maddi,manevi ve cinsel.Cinsel ihtiyaçlarım nasıl karşılanacak.Maddi durumum iyi olsa bile uygun bir kız etrafımda ne yazık ki yok.Evlenme olayını gerçekleştirmezsem nasıl ömrüm boyunca bir kadın hayatımda olmadan yaşıyacam.Kadınlarda aynı düşünür mü bilmem ama.Ben kendi adıma konuşayım.Kadınsız bir hayat gerçekten çok zor erkek için.Görüşüme katılmayacak bir insan düşünemiyorum bile.
Şimdi kuran da evlenemeyen insanlar oruç tutsun deniyor.Ama bu da kalıcı bir çözüm olmuyor ki.Ben kadını sadece cinsel bir obje olarak görmüyorum ki.Kadın benim için herşeyden önce bana Allah ın emaneti,Hayat arkadaşım,Evimin güneşi,mutluluklarımı,
üzüntülerimi paylaşacağım en önemli insan,moralim bozuk olsa bile varlığı bana mutluluk vericek bir insan.Söylediğim gibi olay cinsellik değil sadece.Böyle tek yönlü düşünenler varsa bence çok yanlış yapıyolar.Bekar bir insan evlenecek durumu yoksa ne yapmalı.Tamam ibadet yapıcak,spor yapıcak,nefsine hakim olucak.Tamam da ben taştan değilim ki.Benimde duygusal anlamda,biyojik anlamda ihtiyaçlarım var.Herşeyi kontrol etmek ne kadar mümkün.Ben bütün yazdıklarıma rağmen bekar bile olsak
zina yapın demem diyemem.Ben sadece kendimize nasıl,ne kadar daha hakim olabiliriz onun peşindeyim.Çözüm arıyorum.Tahkik hocam ve diğer düşünceleri sağlıklı insanlardan yorumlar bekliyorum....

Blackstar,

Çözüm belli, Nefsine Hakim olamıyorsan evleneceksin..
Çevremde kız yok dmeek biraz gülünç geldi. Her yerde uygun insanlar vardır ama sen onlara uygunmuısun birazda onu sorgulaman gerek....!

zina

kusura bakmazsaniz size bi sorum olacak neden evlenmiyosunuz eger ozelse soylemeye bilirsin gercekten bende sizin fikrinizdenim erkek veya kadin evli olup zina yapanlara bende kiniyorum ve yorum yazmiyorum bekar bile olsa zina cok kotu seydir allahim seni ve senin gibi dusunenlere zina yapmayi nasip etmesin ....

Seda Hanım a Cevabım

Seda hanım merhaba.Neden evlenmiyorsunuz demişsiniz.
Çünkü etrafımda bana uygun birisi gerçekten yok.Ben ibadeti yapan,Allah tan korkan,Bana karşı dürüst olucak,Menfaat peşinde koşmayacak,Sadık ve sabırlı helal süt emmiş bir bayan arıyorum.
Ama ne yazıkki yok işte.Gerçi bu yazıklarımı sadece ben değil herkes ister.Bu dünya herkesin ihtiyaçlarını karşılayamıyor daha doğrusu veremiyor.Düşünün 7 milyar insan var bu dünyada kime nasıl yetişsin.O yüzden ben isyan etmiyorum sabrediyorum.Zaten doğrusu da bu.Ben de ahirette evlenirim diyorum.Yani bu dünyada evlenemezsem.Ben kadınlara çok değer veririm.Çünkü onlar sayesinde dünyamız çoğalıyor.Onlar sayesinde mutlu oluyoruz ve hayata karşı daha dirençli oluyoruz.Birlikte olduğumuz zaman ise sadece birbirimizi sevmek yetmez.Allah a da karşı kulluk görevimizi yerine getirmemiz gerekiyor.Sadece bu dünyada birlikte olmayı değil ahirette de birlikte olmayı tercih etmeliyiz.Zaten içimizde Allah korkusu olduğu sürece hep mutlu oluruz.Birbirimize karşı sorumluluğumuzu bilir ölçüyü kaçırmaz hep sadık oluruz.Ben böyle düşünüyorum.Zina yapmayalım diye dua ettiğiniz için Allah razı olsun sizden.Allah a emanet olun.

Hayırlı Günler Diliyorum...

evlilik

benim sevdigim var ama suriyeli oldugu icin ailem olumlu bakmiyolar istemiyolar ben 4 senedir mucadele ediyorum ailemi iikna etmek icin degil 4 sene bir omur mucadele edicem kacmayi asla dusunmuyorum ailemin yuzunu yere baktirmam insallah sonunda kavusurum sizede allahtan korkan istediginiz esi bulmaniz icin dua edicem insallah bulursunuz yece yaratan allahim sizede istediginiz kisiyi karsiniza cikarir insallah sizede iyi gunler

Blackstar

"""Ben ibadeti yapan,Allah tan korkan,...""

ALLAHTAN ANCAK TAKVA SAHİPLERİ KORKAR..
TAKVA EHLİ DE BEN ALLAHTAN KORKUYORUM DEMEZ, HALİNİ GİZLER.. AÇIĞA VURMAKTAN HAYA EDER.
nefis yapmışsınız :)

sevdigime kavusmak

evet benim sevdigim helal sut emmis tam yazdiklariniz gibi ama ailem suriyeli oldugu icin istemiyolar 4 senedir mucadele ediyorum ama ailemi ikna etmek icin degil 4 sene bir omur mucadele edecem insallah sonunda kavusurum

cevaptır:

Muhim bir Sual ve Cevabı...!

Soru: Günahlarına tövbe edip Evlenen bir bayanın Bekar iken işlemiş olduğu zina fiilini Eşine(vicdan azabı duyarak) söylemesi doğru mudur.?

Cevap: Bu tarz geçmişe yönelik işlenmiş hataların,suçların çözümüne dair verilecek cevaplar oldukça güçtür, sıkıntılıdır.
Biz yine de elimizden geldiğince anlayabildiğimizce izah etmeye çalışalım:

İslam devletinde yaşamadığımızdan bu tür haramları işleyenlere karşılığı olan hadleri tatbik edilememektedir.Bununla birlikte geçmişte bekar iken işlediğinden suçu ölüm değil 100 sopadır.
Zaten bayan evlenmeden önce de durumundan dolayı pişman olup samimice tevbe etmiştir. Şundan dolayı samimice diyorum ki, zira halan vicdani rahatsızlığı hissetmektedir.

Vicdani rahatsızlığı eşinin bundan (evlilik öncesi geçmişten) habersiz olmasından dolayıdır. Eşi bildiği zaman önceki yaptığının sonucu değişmeyecektir. Aynı zamanda haddi tatbik edecek İslami bir otorite de ortada yoktur ki cezasını dünyada çekmiş uhrevi cezadan kurtulmuş olsun.
Bundan dolayı Allah'a (c.c.) her zaman dua edip tevbede bulunmalıdır.

Çünkü :"Allah kendisine eş koşulmasını bağış­lamaz, kendisine eş koşma dışındaki suçlan diledikleri hakkında bağışlar." (Nisa,116)

“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim,8)

"Beş vakit namazı Allah tealâ kullar üzerine farz kılmıştır. Bunları yerine geti­rip hiç birini kaçırmayan, bu namazların hakkını hafife almayan kimseyi Allah tealâ cennete koymaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler hakkında böyle bir sözü yoktur. Dilerse azab eder, dilerse bağışlar." ( Ahmed, Ebu Dâvud, Neseî ve İbn Mace rivayet etmişlerdir)

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce)

“Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” (Muslim)

İslam fıtrat dinidir. İslam’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları insana öğretilmiştir.
Yapılan kötülükten, işlenen günah ve kabahatten kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu tövbedir. Tevbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlar dan kurtulup o günah ve hataları hiç yapmamış gibi tertemiz olur.

Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz,“Günahtan tam dönen ve tövbe eden,o günahı hiç işlememiş gibidir.”(İbn Mace) buyurur.
Efendimiz (s.a.v.), nasûh tövbesini; “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rucu’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dönmemesidir.”(Ahmed b.Hanbel,Musned) şeklinde tanımlamıştır.

Yüce Allah kullarını tövbeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır:

“Ey muminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz.” (Nur,31)

Başka bir ayette ise Yüce Allah (c.c.), Peygamberine şöyle buyurur:
“De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.” (Zümer, 39/53)

Eşine söylemesi halinde evliliği yıkılacak belki de hayati tehlikeye düşecektir. Oysa dinimiz evliliği kurtarmak için gerekirse yalan söylemeye bile ruhsat vermiştir. Üstelik eşi böyle bir soru sormamış, akabinde (yalan) cevab ta verilmemiştir.
Evlenmeden önce bu konu gündeme gelmiş olsaydı bile kişi bunları karşı tarafa anlatmak zorunda değildir. Bunların anlatılması aile içi problem doğurabilir. Hatta kişinin günahlarını saklaması efdaldir. Ancak evlenilecek olan kimse sorduğunda yalan söylememek gerekir. Bununla birlikte doğruları anlatmak zorunda da değildir. Yani sorulmamışsa susması haram olmaz. Fakat soruldu ise olduğu gibi anlatmak gerekirdi.

Kişi buna rağmen ben bunu kullanmayacağım , yalan söylemek istemiyorum, ya da evlenmeden başıma gelen ve benim bildiğim bu durumu eşime de söylemek istiyorum da diyebilir:

- Esma Bintu Yezid (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ey insanlar! Pervanenin ateşe atılması gibi sizi yalanın peşine düşmeye sevkeden şey nedir? Halbuki, üç yer hariç yalanın her çeşidi ademoğluna haramdır.Bu üç yere gelince:
1) Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalanı,
2) Harbte söylenecek yalan. Çünkü harb bir hileden ibarettir.
3) İki Müslümanın arasında sulhu sağlamak kasdıyla söylenen yalan."(Tirmizî)

Hadisin İzahatı :
Yalan dinimizde her çeşit kötülük ve şerrin başı ve kaynağı kabul edilerek şiddetle reddedilmiş olmasına rağmen bazı hallerde meşru kabul edilmiştir.
Bizzat Rasulullah bu halleri tâdad eder.
Muhtelif tariklerden gelen rivayetler bu hususları belirtir.

Nevevî, Muslim Şerhi'nde şu nakilleri kaydeder:
"Bu üç halde yalanın cevazında ihtilaf yoktur. Ancak buralardaki mubah olan yalandan murad nedir? Bunda ihtilaf edilmiştir. Bir kısım ulema: "Bu hadisin ıtlakı üzeredir"diyerek,bu üç durumda, maslahat için olmayacak şeyin söylenmesini caiz görür ve "Mazmum olan yalan,zarar getiren yalandır" derler.
Bu görüşlerine Hz. İbrahim aleyhisselam'ın ayette gelen şu sözleriyle delil getirirler:
"Bunu yapsa yapsa şu büyükleri yapmıştır.."(Enbiya 63),"Ben hastayım (dedi)" (Saffat 89)"

Bunların dışında da bir maslahata binaen caiz olabilir. Mesela yanında saklanan birisini öldürmek isteyen bir zalime, sorduğunda bilmiyorum demesi ittifakla vacibtir. Mezmum yalan, zararlı olan yalandır. Hz. Ibrahim (as) putlar için "Onları büyükleri kırdı, ben hastayım" demişti (Enbiya 63). Karısını elinden almak isteyen zalimlere de onun kızkardeşi olduğunu söylemiş (içinden de dinde kardeşi olduğunu kastetmiş)'ti (Buhari, Enbiya 8; Musned, NI/244) derler.

-----------
Not :
Diğer bazı alimler de:Yalan hiç bir yerde caiz olmaz.Bu üç yerde ancak tevriyeli,yani Hz.Ibrahim(as)in sözünde olduğu gibi doğruya da ihtimalı olacak şekilde caiz olabilir.(EL-Mubarekfûrî,Tuhfetu1-Ahvezi)

Bu Nasıl zihniyet.........!

Allah muhafaza buyursun bu yollar çirkin çıkmaz yollardır.
İnsan eşi ile tartışabilir bu normaldir. Tartıştım aram bozuk diye gidip bir erkekle zina etmesini ne ile açıklayabilir...!
Bu bir Nankörlüktür. Bekar bir bayan da değil ki nefsine uydu yaptı, Evli ve kocası varken böyle bir yolu tutması çok çirkin çok rezilce bir iştir...

Bu sorunun cevabını burada aramasın Alo fetva hattını arasın sorusuna cevap bulsun.
Şimdi burada yazacaklarımı hazmedemeyebilir o yüzden yazmıyorum

Eşini Aldatan Kadına.(Büyük Günahlar Büyük Tövbe İster.)

Kardeşim şeytanın evli bayanlara veya erkeklere kurduğu en kötü tuzaklardan birisi işte budur.Eşiyle kavga edince eşinin merhametinden sevgisinden veya sıcaklığından kısa bir zaman için ayrıldığı zaman kadın yada erkek özellikle kadınlar çünkü akıldan ziyade hissiyatı baskın olan kadınlar hemen o kırılganlıkları zamanı şeytanın telkini ile başka bir kolda yolda ve kulvarda teselli arıyorlar.Şeytan namusa ve iffete ve şeref öyle bir leke atıyor ki öyle bir leke koyduruyor ki gel sen onun azabını acısını pişmanlığını bir ömür temizle.sanki iki kavga yada iki çatışma dünyanın sonu gelmiş gibi sanki her şey bitmiş gibi sanki kavga bütün manevi maddi bağları koparmış gibi hemen başka mecralara yönelme gizli bir intikam alma ,nefret gösterme,ben de istediği yaparım bende özgürüm mantığıyla iffetine namusuna şerefine bir leke koyduruyor.İşin kötü tarafı sevmeyenler veya eşinden iğrenip nefret edenler aldatma işini yada başka kollarda ve yollarda teselli bulma işini kendi mantıkları ile yaparken evli olan ve eşini seven ve eşinin kendisini çok sevdiğini bilen ve eşinin kendisinden vazgeçemeyeceğini bilen ve eşinin bunu duyarsa kahrolacağını bilen ve eşinin buna layık olmadığını bilen ve yaptığı işin nikahına ve imanına zarar vereceğini bilen bir insan birkaç günlük dakikalık bir lezzet tatmin teselli ve zevk uğruna bir ömür büyütüp besleyip koruyup gözetip sakındığı namusunu feda ediyor.semeresine emeğini ve değerlerini küçük yalancı adi basit alçak bir adamın sevgisine feda ediyor.Kutsiyeti olmayan helali olmayan değeri olmayan ve kaçamak olan bir zinaya feda ediyor.sonra yandım ana tutuştum baba.kavruldum amca demeye başlar.Eşiyle arası bozulan eşiyle arasına kırılganlık giren eşiyle arasına çatışma giren eşiyle arasına nefret giren eşiyle arasına geçici olarak kara kedi giren insanlar hemen gidip birilerini bulsalar o zaman namus denen mevhum kalmaz ki.insanlar eşinden uzaklaşsa bile geçici ayrılıklar bile olsa bunun çözümünü nasıl halledeceğini nasıl tekrar barışacağını düşünmek yerine benimde işim var bende kazanıyorum kimseye muhtaç değilim derse ve Allaha kitaba namaza ibadete kulluğa ve hayırlı insanların nasihatlerine sığınmaz gider alçak hayırsız zinaya meraklı şehvet tüccarlarının yalancı geçici aldatıcı tesellilerine sığınır.tabi ki akıl mantık insaf ve vicdan gaflet uykusundan uyanınca başlar insanlar ahlara vahlara kahrolmalara feryatlara figanlara cıyaklamalara.Kahrolmalar feryatlar acımalar ve ağlamalar ve pişmanlıklar neyin eseridir.akılsızlığın,ahmaklığın,hislerine mağlup olmanın öfkesine aldanmanın şeytana ve alçak nefse uymanın cezasıdır.Nasıl ki insan bir zehirli balı yediği zaman beş dakika lezzet alsa da sonra saatlerce karın ağrısı çeker.Öylede insan beş dakikalık bir zehirli zevkin cezasını vicdan ağrısı ile pişmanlık sancısı ile gözyaşı belası ile öder.

Kadın yada erkek eşiyle arası bozuk ise birilerini aracı edip düzeltmeye çalışmalı.Eşiyle arası bozuk ise o zaman dua ile rabbinden aralarını düzeltmesini istemeli.eşiyle arası bozuk ise o zaman rabbine yakınlaşıp onunla teselli bulmalı veya çocuklarına sarılmalı.teselliyi yabancı kollarda,kendisine göz ile ima ile internet ile mesaj atan adamlarda değil din ve imanda sabırda ve tevekkülde aramalıdır.gidip o kapılarda ararsa işte bulacağı pişmanlık,ah,kirlenmişlik,kendinden nefret olacaktır.
Kardeşim birbirini seven birbirini kaybetmek istemeyen insanların bu çırpınışları içerisindeki ihanetleri aklın ve mantığın işi değil ama şeytanın işidir.İşte güzel zamanları kollayıp zinaya nerede nasıl düşüreceğini iyi biliyor.hele bu düşürdüğü kesimler birde muhafazakar denilen kesimler ise o zaman görme şeytanın zevkini ve keyfini.

Kardeşim büyük günahlar büyük tövbe ve istiğfar ister.af mağfiret ister.Öyle büyük insanlar vardır ki ne zina etmişler,ne haram yemişler ne harama bakmışlar ne faiz yemişler ne anaya babaya asi olmuşlar ne kumar oynamışlar nede gıybet etmişler.ama tövbelerine ve tazarrularına bakınca kendilerini ne kadar günahkar görüyorlar.nasıl bir pişmanlık nedamet ile tevbe ediyorlar.insan utanıyor bunlar ömürleri günahsız geçmiş bu kadar tövbe istiğfar ediyorsa bizlerin ne yapması gerekir..Bizlerin daha çok tövbe etmesi gerekir.Bizim yaralarımız Hz Eyyup peygamberin yaralarından dana büyük ve çoktur.Onun dünyevi yaraları dünya hayatı için zararlı iken bizim manevi yaralarımız bizim ebedi hayatımızı tehdit edip mahvediyor.Tövbe kardeşim, istiğfar kardeşim, tazarru nedamet kardeşim.Başka yapılacak bir şey yoktur.Büyük günahlara karşı bir ömür boyu pişmanlık tövbe istiğfar edeceğiz.Bir kurşun nasıl iz bırakırsa günahta öyle iz bırakacaktır.Bir ömür göz önünde olacak,hatırlanacak unutulmayacaktır.Hatırlanacak,üzülecek.Yapılacak yine tövbe ve istiğfardır.Öyle bir uğursuz bir zaman ki yaşadığımız zaman.Küçük lezzetlere büyük şeylerin ferde ettiriyor lanet olsun bu asra.

Kardeşim eşini aldatanın nikahı düşmez der alimler.Ama nikah tazelemesi iyidir.Bunu yaparken aradaki kırıcılık ,hatalar ,hakaretler imalar niyetler ile bozulur düşüncesi ile yapılacaktır.İki tarafın ayrılması istenmiyorsa günah tecessüs dediğimiz şekil olan gizlenecektir.Zaten eşe söylense belki boşanma olacaktır.Belki boşanma olmasa da bir ömür boyu hatırlama ve şüphe ile bakma olacaktır.Ama eşin beni aldattın mı dese Böyle durumda ne yapar orasını bilemem.Yalan söylemeye cevaz yoktur.Ama tevil yaparsa orasını bilmem.Ama eşine söylese eşi ben sadakat gösterdim sen göstermedin derse yada benimde suçum var bu işte derse orasını bilemem.Yani kabul ederse kadını orası onun bileceği iştir.

Yazık be kardeşim 10 senelik emeği götürüp bir şehvet hırsızının önüne atmak olur mu.Eşine kızıp namusu başkasına al kullan demek olur mu.10 senelik sevgiyi muhabbeti ,aşkı bir öfkeye, bir gadaba, bir kavgaya feda edilir mi.Bu haller insana ibret olmalı.Allah ümmeti Muhammede akıl fikir iman basiret versin.Şeytanın nefsin alçak oyunlarına düşürmesin.Kadına haram yollarda kullanacak cesareti ve parayı vermesin .

Bizim açımızdan Yapılacak şey büyük günah için tövbe,nikah yenileme.veya tazeleme ve birbirinden nikah kıyılırken helallik almadır.Başka yapılacak bir şey yoktur.vicdanını rahatlamak için ise sadece pişmanlık tövbesi edilecektir.Ama birbirinden ima ile değil söz ile artık senden ayrılıyorum bırakıyorum denilmişse zaten nikah gitmiştir.Yenilenmesi gerekir.

Bu gece kandil günaha,hataya,isyana,şirke,dalaletlere,hatalara tövbe fırsatı verilen gün.Bol bol geniş geniş istiğfar edile.Gözyaşı döküle.Dua ve tazarru edile.Boyun büküle,dil titreye rahmet dileye.

Boş ve abes sözlerin maskarası olacağıma;
güzel sözlerin hamalı olurum!
*****************************************
İnsan bazen susması gereken yerde konuştuğu için kaybeder.
Bazende konuşması gerekmeyen yerde sustuğu için kazanır.

zina

oncelikle evlimisiniz (peygamber efendimiz buyuruyorki sizden kimin evlenmeye gucu yeterse evlensin zira evlilik gozu haramlardan daha cok uzaklastirir iffetide daha cok korur evlilik kulfetine guc yettiremeyen oruc tutsun cunku oruc sehveti kirar)tabiki tovbe edin bir daha yapmamaya cani gonulden inanin sonrada evlenmek iterseniz evlenin ama kendinize guvenemiyorsaniz evlenip karsi tarafi madur etmeyin onunda gunahina girmeyin allahim hepimizi affetsin seytana ve nefislerimize uydurmasin ayagimizi kaydirmasin insallah arkadaslar nefislerimizle mucadele edelim karsiliginda nimetleri saymakla bitmeyen cennetler var

Tebrik Ederim

Seda Hanım merhaba.Yazınızı okudum gerçekten çok mantıklı güzel yorumlar yapmışsınız.İnşallah sizin düşüncenizdeki insanların sayıları her geçen gün daha çok artar.Ben evlenip daha sonra üzgün olan insanları gördükçe moralim çok bozuluyor.İnşallah evlilikler daha sağlam ve mutlu olur.Ben ayrıca TAHKİK Hocama da çok teşekkür ediyorum.Onun yararlı bilgilerine çok ihtiyacımız var.Size de TAHKİK hocamın yorumlarını okumanızı tavsiye ediyorum.Kendisini yaptığı yorumlarla çok güzel bir şekilde tanıtıyorum.Çok merhametli ve sağduyulu bir insandır.İnşallah ilerki zaman da kendisiyle tanışmak nasip olur bana.Başka konularda da güzel yorumlar yapmış kendisi.Allah ondan ve aynı şekilde sizin gibi saf,temiz düşünen insanları başımızdan eksik etmesin.Hayırlı günler diliyorum size.

Allah a emanet olun....

Nefislerine Hakim Olamayan İnsanlar

Dünya öyle bir hal aldıki kimse ne yaptığını bilmiyor.Sanki herkes sarhoş olmuş ve hiç ayılamıyorlar.Zina,tecavüz olayları oldukça sıklaştı.Evli insanlar neden ailerine sahip çıkmıyorlarda başka tür ilişkilere yöneliyorlar neden bu kadar rahatlar.Bekar insanlarında birine bağlı olmadıkları düşüncesiyle bu kadar katı bir şekilde insanları sömürmeleri gerçekten insanlık dışı.Artık bir baba bile kendi yavrusuna göz koyuyor ona zarar veriyor.Bu işlerin sona erdirmek için bir güç var ama oda öyle bir güç uygulanırsa insanlara huzur gelicek ama ahiret hayatının da bir sınavı olması gerekiyor.Bundan dolayı uygulanması ancak Allah tarafından gerçekleşebilir.En azından kendi ülkemi kurtarabilir.Laiklik sizce artık böyle bir şeyi hakedebiliyormuyuz bence fazlasıyla hayır.Bu gücü size tarif edeyim.
1-Ülkemizi yalnız bu güç yöneticek.Parti sistemi yada başka sistemler olmayacak.Seçim diye bir şey yok.

2-Ekonomik,siyasi,sosyal olarak tam bağımsızlık.Ülkemin üzerinde öyle bir kalkan oluşturulacak ki biri savaş açmak istese kendisini vuracak.

3-Artık hiç kimseye borcumuz yok.Aynı şekilde yabancıların ülkeme gelmesine izin de verilmeyecek.Turist olmasın kendi insanım bana yeter.Onların bize getireceği tek para var ama onu da zaten ben yaratıcam.

4-Ülkede 23.00 den sonra hiç yer açık olmayacak.Gece hayatı bitirelecek(disko vb yerler.)Herkes işi bittikten sonra evine ailesinin yanına dönücek.Aynı şekilde içki yasaklanacak ülkede içki tamamen yok edilecek.

5-Sosyete dediğimiz kesim tamamen yok edilecek.Kurallara uymadıklarını söylerseler türk vatandaşlığından çıkarılıp ülke dışına gönderilecek.

6-Kimsenin arabası olmayacak ve kimse lüks evlerde oturmayacak.Siteler oluşturulacak ve herkes hemen hemen aynı şartlara sahip evlerde oturacak.Bunun yanında belediye otobüsleri arttırılacak otobüsler bedava olucak kimse ayakta kalmıyacak.Herkes işe,gezmeye,alışverişe bu şekilde gidip gelicek.

7-Medya gücü ortadan kaldırılacak.Kanal sayısı 10 ile sınırlandırılacak.Gazete sayısı da 5 ile sınırlandırılacak ve magazin haberleri hiç olmayacak.Tv programlarından dizi,magazin,evledirme programı,siyasi,dini,ekonomik bütün gereksiz programlar kaldırılacak.Kanallar gün boyunca eğitim ile ilgili programlar düzenleyecek Örneğin okul dersleri verilecek.İnsan gelişimi ile ilgili Programlar,Din eğitimi ile ilgili programlar.Ve ülkemizle ilgili gelişmeleri gösteren programlar yapılacak.

8-İnternet tamamen devlet kontrolünde olucak.Porno siteler tamamen engellenecek.İnternet sadece kişisel gelişimle ilgili konularda kullanılacak.

9-Ülkemizde sadece türk sanat müziği yapılacak.Pop,rock,slow gibi ne bir klip çekilecek nede şarkı yapılacak.Sinema tamamen bitirelecek Porno,erotik,korku,gerilim,savaş,romantik gibi çeşitli türden film yapmak isteyenler türk vatandaşlığından çıkarılacak yurtdışında amerika yada avrupaya gidip istediği filmi çekebilecek yada oynayabilecek.Ama benim ülkemde pisliklerini gösteremeyecek.

10-Giyim konusu kontrol edilecek.Pantolon dışında hiç bir açık seçik etek gibi kıyafetler üretilmeyecek.Kadın da erkekte pantolon giyecek.Yaz kış farketmeden.Aynı şekilde kısa kollu tşörtlerde üretilmeyecek.Kimse kimseyi tahrik edemeyecek etmesi engellenecek.

11-Askerlik meslek haline getirelecek.Kimseye torpil yapılmayacak.Emir komuta sistemi tekrar sorgulanacak ve düzenlenecek.

12-Mahkeme diye bir şey olmayacak.Hırsızlık,gasp,tecavüz,kavga
,öldürme,yaralama,kurallara uymama gibi davranışlarda hiç sorgusu alınmadan idam edilecek.Böylelikle kimse suç işlemeye
cesaret edemiyecek çünkü ölüm gibi bir yaptırımı olucak.

13-Aile planlaması gelicek.Her ailenin 1 çocuğu olucak.Çocuğu olmayan ise evlat edinecekler.Çocuk olduktan sonra anne ve baba kısırlaştırılacak.Anne ve baba arasındaki ilişkiler çok güçlü olucak yani boşanma aldatma gibi olaylar olmayacak.Bu da bu güç tarafından sağlanacak.

14-Eğitim konusunda da kontrol sağlanacak.Yabancı bütün okullar kaldırılacak.Aynı şekilde yabancılara ait dini,siyasi,sosyal bütün haklar yok edilecek.Çünkü hiç biri bu ülkeye alınmayacak.Din eğitimi ilkokuldan itibaren verilmeye başlanacak.Erkekler ve kadınlar ayrı sınıflarda eğitim görücekler.Bir öğrenci ilköğretim bitirdiğinde namaz kılmasını bilecek ve aynı şekilde kuran okumasını da bilecek bilmeyen öğrenciler sınıf geçemiyecekler.Üniversite okumak isteyenler sınava girecekler ama herkes için bir üniversite olucak.

15-İhracat ve ithalat olmuyacak.Çünkü herşey ülkemiz için yapılacak.İnsanlar devlet için çalışacak ve kazanacaklar.İnsanlar arasında gelir farkı fazla olmuyacak.Kimsenin kimseyi ezecek bir güce ulaşması engellenecek.Bütün güçler yöneten tek bir kişide olucak.

16-Ülkemiz her bakımdan yeterli kaynağa sahip olucak.Doğalgaz,petrol,mazot,elektik,su vb diğer kaynakların hepsi bizde fazlasıyla olucak.İnsanımız çalışarak alternatif enerji kaynakları yaratıcaklar.

17-Ülkemizin her yerine ulaşılacak.Dayanıklı siteler kurulacak.İnsanların rehaf seviyeleri arttırılacak.Hiç bir insan dışarda yatmak zorunda kalmayacak.Herkesin bir küçükte olsa bir dairesi olucak.

18-Bikini,tanga,mayo gibi giysiler üretilmeyecek.Yani denize girmek yasaklanacak.Böylelikle denizlerimiz daha temiz olucak.İnsanların cinsel arzularını canlanmayacak yani tahrik olmayacaklar.Balık türleri çoğalıcak.Kısacası doğa korunacak.Sahillerimizde askeri üsler kurulacak.Güvenlik amaçlı kullanılacak.

19-Spor da kontol edilecek.Futbol,basketbol gibi insanların kavga etmelerine birbirlerine küfür etmelerine sebep sporlar kaldırılacak.Atletizm,okçuluk,uzun atlama,sırık atma gibi insanların kavga etmelerini sağlamayan sporlar yaygınlaşacak.İnsanımızın psikolojisi daha düzgün olucak ve rakiplerine saygı duymaları sağlacak.

20-Kurallara uyamayanlar öldürülecek yada türk vatandaşlığından çıkarılıp ülkeden ihraç edilecek.Kimse kimseyi küçümseyemiyecek.Herkes birbirlerinin eşit olduğunu anlıyacak ve kimse başkası hakkında kötü davranışlar sergileyemeyecek.

Bunlar bir insana benzeyen ama üstün güçlere sahip olan biri tarafından uygulanabilir.Öldürülemeyen ve yeni güçler ortaya çıkarabilen biri olmalı ki bunlar uygulanabilsin.Sonuçta herşey bizim için ama şeytan öyle bir varlık ki neredeyse hepimizi tutsak etmiş kendine.Dünyada günah işlemeyen bir insan olamaz çünkü şeytan var.Herşeyi bize o yaptırıyor.Ve şeytan zaferi gerçekten kutlayabilir artık o bizden gerçekten üstün herşey istediği gibi gidiyor.

Yüce Allah doğum ve ölüm dışında bizlere pek karışmıyor.O bizleri irademizle başbaşa bıraktı.Yani insanlar her şeyi Allah tan biliyorlar çok yanlış bir düşünce.Eğer herşey Allah tan olsa bu dünya bu kadar kötü olması mümkün değil.Benim Allahım o kadar mükemmel bir varlık ki o kadar merhametli ki
Kimse onu böyle bir şey için onu sorgulayamaz.Herşey insanlar yüzünden oluyor kötü şeyler özellikle.Savaşların,tevacüzün,
hırsızlığın Allah la ne alakası var.Bunların hepsi insanlar yüzünden ve tabi ki şeytanın.Allah tan olduğuna inanlar var ise işte gerçekten onlar Allah ı sevmiyorlar yada inanmıyolar demektir.Çünkü bunların Allah tarafından olduğuna inanırsak Allah ı kötü bir varlık olarak değerlendiririz ve isyana kapılıp Allah tan uzaklaşırız.

Şunu unutmayalım Başımıza ne geliyorsa ya kendi yanlışlarımızdan yada başkarının yanlışlarından dır.Çocuğun genetik ölümcül bir hastalığa yakalanması yada sakat olması anne babanın suçudur.Akşam bakkala giden bir kız çocuğun kaçırılması,tecavüz edilmesi,öldürülmesi anne babanın + ona bu kötülüğü yapanların suçudur.Başımıza iyi gelen şeyler için ise Allah a şükredelim Kötü gelenler için ise sabredelim.
Allah bizden bunu bekliyor.

Allah hepimizi seviyor ve affetmeye hazır.Ama onun bizden beklediği günahlarımız için tövbe etmemiz,ona kulluk etmemiz
ve sabırlı olmamız.

Anlattıklarım çok karışık olaylar gibi gelebilir ama bu olay o kadar geniş bir olayki 2+2=4 gibi değil.Çok derin felsefeye sahip olunarak çözülebilecek bir şey.Benim amacım daha az günah işleyerek Allahın huzuruna çıkmak.Sizinde böyle olsun.
Allah ı bizler ancak belli bir yere kadar anlayabiliriz çünkü kapasitemiz gerçekten çok sınırlı.Biz ancak onu severek,ona kulluk ederek ve sabırlı olarak ona yaklaşabiliriz.Hepimizin bunu yapacak gücü ve kapasitesi var.O zaman bizlere bu gücü kullanalım....

Sevgilerle Kalın

Blackstar'a atfolunur..

Yazınızda değerlendirilecek çok fazla kritik nokta vardı ancak ben en önemli kısmını ele alıp düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

((Yüce Allah doğum ve ölüm dışında bizlere pek karışmıyor.O bizleri irademizle başbaşa bıraktı.Yani insanlar her şeyi Allah tan biliyorlar çok yanlış bir düşünce.Eğer herşey Allah tan olsa bu dünya bu kadar kötü olması mümkün değil.)) demişsiniz. Cenab- Hak; bize doğum ve ölüm dışında pek karşmaz fikri, Avrupa feylesoflarının Allah'ın Hakim isminin tecellisini göremedikleri ve kainatta her daim gerçekleştirilen tasarrufu anlayamadıkları için her hadiseyi tesadüfe vererek kendiliğinden oluyor düşüncesiyle kapıldıkları batıl bir algılamadır. Hatta bunun için şu söylenir: ''Allah, evreni bir saat gibi kurdu ve bıraktı. Her şey saat gibi işliyor.'' Halbuki Rabbimiz, hükmü ve tasarrufuyla her an her şeyi idare eder. Cenab-ı Hakk, her anda hazır ve her yerde nazırdır. Mekandan ve zamandan münezzehtir. O bizleri irademizle baş başa bıraktı ama bizi başıboş bırakmadı. Peygamber gönderdi, kitap gönderdi, evliya gönderdi, bazı zamnalarda kalbimize ilhamlarda bulunur. Her hadisatla imtihan kapısı açar ve bizi her daim tecrübe eder. İnsanlar herşeyi Allah'tan bilmelidirler. Ama ince bir fark var. Halk-ı şer, şer değil; kesbi şer, şerdir. Yani kötülüğün yaratılması kötülük değil; kötülüğü istemek kötülüktür. Biz bir şey yapmayı arzu ederiz ve Rabbimiz hemen bu isteğimizi yaratır. Şimdi ortada bir kötülük meselesi ve bir de her şeyi Allah'tan bilme meselemiz var. Öyleyse ne yapacaz? İyiliği Allah'tan, fenalığı kendinden bil kaidesince hareket edersek inceliği görebiliriz. Her şey Allah'tan olsa bu dünyanın bu kadar kötü olması mümkün değildir demiştiniz. Allah, isteseydi -haşa- bu kötülük dediklerimize bir son veremez miydi ki sanki O'nun elinden bir şey gelmiyor da biz kötü olduğumuz için dünya hüsranda kalmış olsun? Dünya imtihan dünyasıdır. Allah; Celaldir, Azimdir, Azizdir, Kahhardır, Müntakimdir ve Cehennem vardır. Allah; Rahmandır, Rahimdir, Latiftir, Mülevvindir, Gaffurdur, Settardır ve Cennet vardır. Dünyada yaptığımız işlerde ve girdiğimiz hallerde bizler Rabbimiz'in isimlerine mazhar oluruz. Hangi ismi kendimize celbedersek akibetimiz o yönde olur. Kötü isteklerimizle Rabbimiz'e şerleri yarattırdığımızda Kahhar ismiyle Cehennem'e; iyilik isteğimizle hayır yarattırdığımızda Rahim ismiyle Cennet'e gideriz. Saydığınız maddelerin eleştirilecek çok yönü olmakla beraber iyilik isteğinize binaen sizi tebrik ediyorum. Ancak şunu merak ettim: Bunları nasıl yapacaksınız? Vesselam...

Allah bize karışmaz demek.Aristo mantığıdır.

virdi zeban kardeşim,
black star kardeşim güzelce kominzmi anlatmış.güzelce aristo mantığını kafasına yerleştirmiş,yani kainata karışmayan kainatı kendi haline bırakan bir allah mantığına inanmış.yazısında bol bol kadiri inkar ediyor.bol bol insanın kendi hareketlerine yaratıcı vasfı veriyor.birilerini öldürmekten ötekilerini kesmekten bahsediyor.bir sürü ütopyalar üretmiş.doğru güzel şeyleri var.ama sakat ve yanlış hatalı çok şeyleri var.Ama ona sorsan hepsi doğru ve gerekli.Virdi zeban kardaş size katılıyorum.Kardaşa katılmadığınız noktalarda.Rabbim kime peygamberlik,alimlik,idarecilik ve yöneticilik vereceğini biliyor.

SLM Evli bir erkek arkadaşım var evli bir bayanla birlikte olmuş

SLM.AEvli bir erkek arkadaşım var evli bir bayanla birlikte olmuş ve bayan hamile bu çocuğun akibeti nebir ? çocuğu aldırmak istiyorlar çocuk 3 aylık bu cayiz olmadıgını ve günah olduğunu söyledim fakat fazla açıklama yapamadım çünki çocuk dünyaya gelse bir günah aldırsalar Allahın verdiği canı yanlnızca Alllah alır bilgisi olan bir kardeşimden acil yardım istiyorum tsk

Oha Kardeşim Ne Yapmışsın Böyle "Yuh Yani"

Zinanın kralını yapmış arkadaşın.Sen de bunu burda belirtmişsin.
Siz ya gerizekalısınız yada hiç vicdanınız yok.Böyle şeyler yapıp bir de çözüm arıyorsunuz.Utanmalısınız kendinizden.Bu sorununuza bırakın beni.Benim olağanüstü bilgili aynı zamanda merhamet konusunda da nerdeyse peygamberimizin sınırına yaklaşmış Sayın Muhterem Hocam TAHKİK bile bu sorununuza cevap veremez yada verirken zorlanır.Ya çok üzülüyorum bu şekilde yaşayan insanlara.Allah ıslah etsin diyorum aynı zamanda.Bence bir daha böyle olayları buraya yazmayın.Çünkü çok tiksinç verici şeyler.Güzel şeyler yazmayı amaç edinin.Bence bu saatten sonra yardımı Allah tan isteyin.Dua edip kendisine yönelin.İnşallah size güzel kapılar açar.

Öyle çıkmazlara girer ki insanlar kimse ne diyeceğini bilmez.

black star kardeşim zaten bu kardeşe hitaben "Beş Dakikalık Zevklerin Dipsiz Kuyularına ve Bataklığına Düşenler."yazısını yazmıştım.ve dediğiniz gibi böyle bir şeye fetva vermek o kadar zor ki yada hüküm vermek bir şey demek o kadar zor ki.ancak yol gösterip nerden alacağını ne yapacağını yazarız.öyle çıkmazlara gğirer ki insanlar insan ne diyeceğinibilmez.bu yarımda o cinsten işte.aşağıdaki yazı zaten bu yardım isteyene dairdir.
**************************************************************

Kardeşim öyle bir çıkmaz ki bu haram ve günah ve hatalar örgüsü ki içerisine düşülen.. Nereden tutulsa elde kalacak,nereden baksan gözle tutulamayacak bir hata ,günah,isyan ve haramın içerisine girilmiş.Gözünü kapatan,aklını kapatan,fikrini kapatan ,vicdanını kapatan,insafını ve imanını kapatan bir elim ve acı bir haramın içine düşülmüş.Öyle bir çıkmaz sokak öyle bir dipsiz kuyu öyle bir içine çeken bataklık ki yapılan haram.İşin içinden çıkmak ,sorunu çözmek ve hatayı gidermek çok zor görünüyor.İki taraf evli birinci günah,iki tarafta boşanmıyor ikinci günah,iki tarafta eşinin duymasını istemiyor üçüncü haram,iki tarafında belki çocukları var dördüncü günah,iki tarafında belki pişmanlığı var beşinci günah,iki tarafta zina etmiş,altıncı günah,iki tarafta gayri meşru bir çocuğa vesile olmuş.iki tarafta çocuğu öldürmeyi ortadan kaldırmayı düşünüyor yedinci günah.bu kadar günah ve haram ve sıkıntı ve keder ve endişe ve acı ve korku hep beş dakikalık zevkin eseri.bu kadar sıkıntı hep beş dakikalık zevkin eseri değimli.Beş dakikalık zevkin eseri değimli bu zinalar.Ne olacak bu zevkin sonunda dokuz ay karında taşınacak, sonra gayri meşru büyüyecek, sonra ortaya atılacak, sonra sahipsiz kalacak, sonra dışlanacak, sonra iki tarafta karalanacak,sonra iki tarafta belki boşanacak.Sonra belki iki tarafta aileleri tarafından nefretle anılacak.Bütün bu sıkıntılar beş dakikalık zevklerin eseri değil mi.Küçük bir zevkin kaçamak ilişkinin bedeli olarak böyle acılar ödemek pişmanlıklar çekmek böyle sıkıntılara maruz kalmak akıl karı vicdan işimidir.

İnsanın düşmanı ,şeytan ve yardımcısı nefis hiç insanlara akıbeti göstermiyor.İşin sonunu,işin başında o kadara güzel gösterir ki aşkları ,kaçamakları öyle heyecanlı öyle tatlı öyle mükemmel gösterir ki ,insanlar işin başında hiç pişmanlık görmezler. Hiç rahatsızlık olmazlar. Hiç vicdanları sızlamaz.Ama işin sonu gelince, işler bitince, iki tarafta alacağını alınca işleri bitince gerçekler hakikatler ortaya çıkıyor.Sonra başlıyor pişmanlıklar ,çıkmazlar ,sıkıntılar ve ahlar vahlar.Öyle noktalara öyle sıkıntılara geliyor ki, çözümü o kadar zor uluyor ki, kimse işin işinden nasıl çıkacağını nasıl yapacağını bilmiyor.Kime neye nereye nasıl danışacağını kimden nasıl yardım alacağını sorununu nasıl çözeceğini bilmiyor.Çaresizliğine kim yardım edecek bilmiyor.Bütün bu sıkıntıların sebebi gayri meşru haramlar, kaçamaklar değilmidir.Bu kadar sıkıntılar ve acılara değer mi.Macera arama, eşini aldatmak, başkalarından medet ,sevgi ,muhabbet ve zevk aramak.

Arkadaşınıza nasıl ne söyleyeceğimizi bilmiyoruz.Nasıl yol gösterebileceğimizi bilmiyoruz..Çünkü öyle bir kuyunun içerisine girmiş ki, altında ejderha var yukarısında ise arslan bekliyor.Kenarlardan tutunduğu dalları kesmeye çalışan fareler var.Yukarı çıksa arslan yiyecek.Aşağı inse ejderha parçalayacak.Böyle bir halette durumda.Vakti tükeniyor.Felakete ve helakete doğru gidiyor.Gayri meşru ilişkilere girilmeseydi böyle durumlara gelinmeyecekti.Yukarısı aslan aşağısı ejderha gibi yırtıcı, boğucu ,sıkıcı ,günaha maruz kalmayacaktı.Bakın zevkler ve lezzetler şimdi acı keder elem korku veriyor.Bu dünyada bir hesabı korkusu rezilliği olduğu gibi birde ahirette bunun karşılığı hesabı kitabı var.

Arkadaşınızın Yapacağı işin kurtaracak bir tarafı yok. Çocuğu aldırın deseniz bu cinayet olabilir.Eğer çocuğa ruh üfürülmüş ise bu zaten haram olur.Doğsa ayrı bir haram olur.Başkasının çocuğunu kocasına senindir diye yutturmak olmaz.Çünkü o çocuk büyüyünce kardeşlerine karşı şehvet duyabilir.Ve sapıklık yapabilir.Bu dahi tehlikeli.Eşi bunu öğrense zaten anında boşar.Bu tarafın eşi bilse zaten aynı şey olabilir.Bu sefer iki tarafın boşanması ve rezillikler olacaktır.Bu kadar pisliğin temizlenmesi bu kadar çirkinliğin giderilmesi bu kadar haramın değiştirilmesi o kadar zor ki.O kadar kötülükten bir çoğuna maruz kalmamak için bir hocanın fetvasını almak yani diyanet gibi yerlerden sormak gerekir.Büyük şerlere kapı açmasın diye bu şerri şer ile nasıl def edilir buna bakmak gerekir.Bu cihetten başka iki taraf için ise yapılacak iş tövbe etmek.Evli insanların zinası islamda ölüm olduğu için ölümüne kadar gizli kalacak bir şey için tövbe istiğfar yapmaktan bir daha aynı hataları işlememekten başka çare yoktur.Bizler buradan böyle bir şeye fetva veremeyiz.Eğer iki tarafın eşleri birbirini sevmiyorsa boşanırlar.bunlarda evlenmiş olur.

Öyle bir şey ki bu halet. Çünkü iki tarafı pislikli bir değnek,aşağısı bıyık yukarısı sakal olduğu için böyle bir şeyde cesaret edip bir fetva vermek zordur.Bizim yazdıklarımızı ibretlik için insanlar ders olsun diye.İnsanlar ibret alıp aynı hatalara düşmesin diye,düşünmedikleri noktalar yerler meseller yüzünden başlarına nelerin gelebileceklerini göstermek içindi.Allah affetsin ve zelil ve rezil etmeden çözüm yolu versin.

Allahım bu ümmete bu millete ne oluyor böyle.Bu günahlar isyanlar dalaletler ve haramlar karşısında cennete girmeye layık kim kalacak.Bu milleti bu hale nasıl getirdiler.Ateşin eli yaktığını bile bile elini ateşe tutuyorlar.Gittikleri yerin sonunda bataklık olduğunu bildikleri halde gidiyorlar.Gittikleri yolun sonunda uçurum olduğunu bile bile gidiyorlar.Yollarının üstünde dikenler ,çukurlar, kuyular ,olduğunu bile bile gidiyorlar.Bu toplumu bu rezaletten , Bu sevgiyi, aşkı, muhabbeti, uçkura,endekslemiş. Mutluluk ve saadeti uçkura endekslemiş.Mutlu olmak huzur bulmak şehvete yüklenmiş.Sen bu milleti kurtar Rabbim.Sen milleti ifsat edenleri kahret.Sen milleti zina fuhuş kumar alkol belalarından koru.Amin

Boş ve abes sözlerin maskarası olacağıma;
güzel sözlerin hamalı olurum!
*****************************************
İnsan bazen susması gereken yerde konuştuğu için kaybeder.
Bazende konuşması gerekmeyen yerde sustuğu için kazanır.

evlilikdısı ılıskım

evlilikdısı ılıskım oldu oluoda sdc bıryle beraber oldum,ve kopamıorum gunh oldugunu bıle bıle,tovbe mı edıorum snr gene gdıorum ırenc bı ınsanım bole deıldmaslnda bole olmkda ıstemıorum ama battıkca batıorum tam bı cukurdayım ve cukurda oldugumu bıle bıle kazıorum,evlnmek temz bı hayatım olsun ıstyrum dogru yolu blmk ıstyrm allhm nolr tut ellrımden karsıma bırını cıkar temzlendır benı bn yapamıorum tek basına ya bu yttıgm adamlada evlnmycem

Ben Alanya gibi bir yerde

Ben Alanya gibi bir yerde bunu yapmıyorsam siz nasıl yapıyorsunuz ben anlamadım üstelik ben alanyalıyım ve 27 yaşındayım bu yaşa kadar kendimi hep korudum ve şeytan ve nefis beni asla kandıramadı.

Zina, Kürtaj ve İhanet Cinayetleri İşliyorsunuz

Kardeşim sen nerede yaşıyorsun. Sen Türkiye’de, Müslüman bir ülkede yaşıyorsan, ırkın dinin milletin nedir. Sen bu ülkede yaşıyorsan, senin gibi kadınlar var mı bu ülkede. Senin yaşadığın hayat tarzını ancak bir filmlerde görüyorduk. Eskiden yalan rüzgârları vardı. Orada eşini seven kadınlar, severek bilerek lezzet için her gün başka bir adamın koynuna girerdi. Onlar eşlerini seviyordu ama bunu hayat tarzı yapmışlardı. Adeta o yalan rüzgârı dizisinin adı, şimdi boynuz rüzgârları oldu. Evet, boynuz rüzgârlarında senin gibi kadınlar vardır. Kocasıyla beraber, başka erkekleri de bir arada idare eden. İki üç erkeği bir arada idare eden. Şimdi sizin aldatma, boynuzlama, kandırma sadakatsizlik filminize bakınca sizin hayat filminizde boynuz rüzgârları olduğuna kanaat getirdim. Birini işe gönderirken ötekini alıyorsun yanına. Sanki filmden çıkmış gibisin. Sanki o kâfirlerin hayat tarzını benimsemiş gibi yaşıyorsun. İyi tarafı çok güzel idare ediyorsun, ikisine de aşkım diyorsun, ikisinden de vazgeçemiyorsun. İkisini de seviyorsun, ikisinden de lezzet alıyorsun, ikisinden de çocuk sahibi olmak senin için fark etmez, sıkıntın yok. Rabbim sana yaşadığın memleketin inançlarına, dinine uygun yaşama vicdanı versin.

Kardeşim sen hangi dine mensupsun hristiyanlık mı, mecusilik mi, yahudilik mi hangi dinin mensubu. Eğer İslam’ın mensubuyum derseniz İslam’da zina, fuhuş yasak, haram, insanı helak eden bir günah. Hem siz bu dine mensupsanız birisi nikâhlı, öteki nikâhsız birini kendinize jigolo tutmazsınız. Öteki batıl dinlerin inananlarında böyle şeyler normaldir. Onların dininde zina olmadığı için, herkes her haltı yiyebilir. Onların dindarlık anlayışı böyledir. Bizim dinimiz bunlara müsaade etmez. Evli kadınların ve erkeklerin zinaları neticesi recm edilmeleri vardır. Dinimizde sadakat vardır. Siz eğer İslam dini üzereseniz o zaman dininize dönüp, yahudileri kâfirleri taklit etmeyin.

Kardeşim sizin ahiretten, kabir azabından, hesap gününden, cehennemden, azaptan, ateşten haberiniz yok galiba. Günaha alışmış, sapıklıkta gidenlerin yarın yevmi mahşerde hesaplarının çetin olacağından kabirde azaplarının büyük olup kabirlerinin yılan çıyan ateş içerisinde kalacağından haberiniz yok. Peygamber bile kızını kabre koyarken kabirden rica etmiş ki kızımı az sık ona azap verme diye. Siz kimden yardım alacaksınız yarın yevmi mahşerde. Hesap günü kim size yarım edecek. Bütün yaptığınız pislikler ortaya dökülünce kim size acıyacak. Orada nasıl yok olmak istemeyeceksiniz. Zinadan evlad edinen kadınların yarın cehennemde azapların en çetinine maruz kalacağını biliyor musunuz? Dünyadaki bütün azapların, trilyonlarca katı büyüklüğünde bir azaba nasıl dayanacaksınız. Eğer Müslüman iseniz zinayı bırakın, iffete hayâya namusa şerefe dönün.

Kardeşim sizi sevmeyen namusunuza önem vermeyen bir eş sahibi olduğunuzdan haberiniz var mı? Evet, eşiniz size seven birisi değil. Eğer öyle olsaydı size serbestlik vermezdi. O eşiniz sizin doğuracağınız çocuğun ondan olmadığını bildiği için aldırdığını biliyor musunuz? O sizin ne mal olduğunuzu biliyor ama çağdaşlık gereği, medenilik gereği ses çıkarmıyor. Eşiniz belki başka kardeşin dediği gibi kendiside başka birisiyle gönül eğlendirdiği için sesini çıkarmıyor, umursamıyor. Sizin yaptığınız haltları biliyor ama boş veriyor. Onun için size güvenmediği için çocuk istemiyor.

Kardeşim karşınızdaki erkeğin, sizi sadece yatak arkadaşı olarak görüp sizi hayat arkadaşı olarak düşünmediğini eğer o şekilde düşünseydi çoktan sizinle evlenmek için her yolu deneyeceğini bilmiyorsunuz galiba. Seven, sevdiğini eşiyle bile olsa paylaşmaz. Ayrılır ve sevgilisini alır. Ama karşınızdaki sizi yatak arkadaşı olarak gördüğü için, alçak lezzetlerinin giderici olarak gördüğü için, size o kadar değir veriyor. Sadece evli bir kadını kullanıp kullanıp duruyor. Size olan sevgisi, sizin güzelliğiniz ya da ona verdiklerinizle ölçülüdür. Sizi sadece yatak arkadaşı olarak gören birisini hala ne umursuyorsunuz.

Kardeşim siz evliliğin, nikâhın, ilahi birlikteliğin manasını galiba bilmiyorsunuz. Evlilik ve nikâhın Allahın razılığı için yapıldığını, Onun rızalısını kazanmak için, iki kişi arasında huzur ve sükûnet bulmak için yapıldığından haberiniz yok her halde. Eğer bilseydiniz, eşinizi sevginizi bedeninizi nikâhınızı namusunuzu başkalarıyla paylaşmazdınız, paylaştığınıza göre nikâha kıymet verdiğiniz yok. Kıymet verseniz, Allahın razı olmadığı şekle sokmazdınız, onu böyle kirletmezdiniz.

Kardeşim siz eşinizi seviyorsunuz ama eşinizi aldatıyorsunuz. Bu nasıl sevgi eşinin sevgisiyle kalbini, aklını, ruhunu, fikrini dolduran bir insan başkasına yer vermez. Eşine ait olan sevgiyi, başkasıyla paylaşmaz. Ona vermesi gereken namusu, iffeti, mahremiyeti başkasına vermez. Onlara peşkeş çekmez. Haydi desek eşini sevmiyorsun, ondan nefret ediyorsun ya da sana kötü davranıyor, hakkını vermiyor da gözün dışarıda. Ama bunların hiç birisi yok ve sen eşini sevdiğin halde onu aldatıyorsun. Demek sen sevgisinde, evliliğinde, hayatında yalancı birisin. Bedenim eşimin, ruhum benimdir istediğime veririm diyorsun.

Kardeşim siz başkasından gayri meşru bir evlat doğurarak o çocuk ile eşinizi kandıracağınızı mı zannediyorsunuz. Yarın öbür gün eşiniz o çocuğa izin verse, siz onu gayri meşru evladı doğursanız. Acaba o çocuğun ileride DNA testi yapılsa, sizin o çocuğunuzu başkasından doğurduğunuz bilinse ve bu gazetelere bile konu olsa, çevreniz duysa nasıl ne yapacaksınız. Siz bunları ve ötekileri hiç bir şeyi düşünmüyorsunuz. Yapacağınız işle ilerde bile elinize gözünüze bulaştırmaya çalışıyorsunuz. Farkındaysanız kendinizi iki dünyada rezil rüsva etmeye çalışıyorsunuz. Şimdiden birçok şeyi bitiriyorsunuz. Kardeşim işlediğiniz cinayetlerin fakında mısınız? Birinci cinayetiniz, eşinizi aldatmanız. Onu sevgisini, aşkını, merhametini suiistimal edip onu aldatmanız. İkinci cinayetiniz ise masum bir çocuğu öldürmeniz. Gayri meşru bir çocuğun tohumunu rahminize atmanız. Üçüncü cinayetiniz onu öldürmeniz. Dördüncü cinayetiniz ise eşinizin size gösterdiği merhameti istimal edip, onu tekrar aldatmanız. Beşinci cinayetiniz ise tekrar yeniden bir cinayet işlemek için hasatlık yapmanız. Gidip eşiniz olmayan bir insandan gayri meşru bir çocuk karnına koydurup tekrar ayrı cinayetlerin işlenmesine zemin hazırlamanız. Allah size akıl, ilim, iman, insaf, vicdan versin. Siz gittiğiniz uçurumun, günahın, haramın, farkında değilsiniz. Kendinizi, aklınızı, ruhunuzu düşürdüğünüz durumun farkında değilsiniz. Zilletin, çirkefliğin, dalaletin, sapkınlığın farkında değilsiniz.
bir an önce şeytandan allaha sığının.şeytanın maskarası olmaktan kurtulun.allahın razı olmadığı,eşinizin razı olmkayacağı,doğsa bile çoçuğunuzun razı olmayacağı karnınızdaki gayri muşru tohumu aldırın.büyümeden ikinci bir cinayet işlemeden bunu yapın.Şeytanın programladığı hasletleri değiştirin.sizin üzerinizde kurduğu zillet ve rezalet bağlarını koparın atın.size ait olmayan bedeni istediğiniz gibi kullanmayın.ya eyşinizden ayrılın.yada namuslu olun.sadakatli olun.hayvanların bile arasında namus meselisi vardır.yaptığınız şeylerin hiç birisin tavsiph eden kimseler bulamazsınız.çünkü yaptığıınız işler fıtratınızın bile kabul etmeyeceği şeyler.ilahi nurani feyizli yaşamak var iken,zeil pis ve alçakcayaşamak niye.zahirde güzel zevkli eğlenceli yaşıyormuş gibi olsanızda hakikatten öyle değil.rabbimizin verdiği vicdan bakın haykırıyor.yeter diyor.beni artık kirletme diyor.azabı gazabı celp etme diyor.sadakatli ol diyor.namus ve şerefi acuz paçavra lezzetlere feda etme diyor.helakete ve felakete bizi atma diyor.bari onu dinle.İlahi ikazları dinlemeyen kendini helak eder.
Boş ve abes sözlerin maskarası olacağıma;
güzel sözlerin hamalı olurum!
*****************************************
İnsan bazen susması gereken yerde konuştuğu için kaybeder.
Bazende konuşması gerekmeyen yerde sustuğu için kazanır.

hureme cevaptır.

Ne zaman Gerçekten pişmanlık duyup tövbe edeceksiniz. O Görüştüğünüz erkeği isteseydiniz bir kalemde siler atardınız. Kimse kimseyi bu işe zorlayamaz,Gider ailesine anlatabilir yada kendi ailenizden durumu haberdar edebilir yada polise başvurabilirdiniz... Yada yeni bir telefon hattı alarak aramasına engel olabilirdiniz. Ama siz bunu seçmediniz Kendi evinizide,Eşinizin evinde Aynı yatağı, aynı çatıyı paylaştığınız o güzel yuvanızda Ahlaksızlık yaptınız yaptınız yaptınız.. Ayrıca Bir de Çocuk aldırıp bir cana daha kıydınız.. Cahiliye dönemindeki gibi... Onlar Kumlara gömerdi çocuklarını canlı canlı sizin yaptığınız ne farkı var...!

Kardeşim Kendinize geliniz bu gidişatınız sonu perişanlıktır, Bir gün açığa çıkar bunlar çok rezil hallere düşersiniz, Bir An önce Allaha tövbe ediniz. namazlarınıza başlayınız, Her daim Kuranla zikirle dua ile meşgul olunuz. Dini ilimler, Kitaplar okuyunuz ki boş zamanlarınız böyle ahlaksız şeylerle dolmasın. Adıyaman Menzilde Bir Allah dostu vardır gidip ziyaret ediniz o Evliyayı vesile ederek Tövbe ediniz zira bu halde gidişat sizi helake götürür....

Allahtan korkunuz... Allahtan Korkunuz... Allahtan Korkunuz..

Artık biraz haya,utanınız da ediniz de eşinizi boynuzlamaktan, iki yüzlülük yapmaktan vazgeçiniz...!
Seven insan aldatmaz, yalancı riyakar kadın bu nasıl sevgidir.. Şeytan olmuışsun sen.... Artık Şeytan içine girmez kaçar senden....

eşini seviyormusun? bu

eşini seviyormusun? bu nasıl bir sevgi ??
vicdan azabı ceken biri aynı hataları durmadan tekrar etmez .vicdanı buna müsade etmez ..ellerin o kadar kana bulaşmışki kardeşim oturup bunları tövbe gözyaşları ile temizleyeceğine tekrar aynı günaha bulaşıyor hatta haddi aşıyorsun .haddii aşanları cehennem temizler bunu unutma kardeşim .hiç kimse vazgecilmez değildir sen nefsinin esiri ve oyuncağı olmuş hem kendini hem eşini hemde izzet ve şerefini paralıyor başkalarına paralatıyorsun..bu kadarda olunmazki demeye mahal veriyorsun .bir hatayaptın hem bir yavrunun canına kıydın hem o eşin şerefine leke sürdün daha hala ne diye bu hatada ısrar ediyorsun .o sevgilim aşkım dediğin adamın koynuna girmeden toprağın altına gireceğini düşünmüyormusun .ölüm o kadar yakındırki insana bir nefes alamaya bile bazen fırsat vermez son pişmanlıklar fayda vermez .hamile kalacaksın bunu istiyorsun ama babası kim bu senin için önemli gözükmüyor ..bence sen anne olmayı hak etmiyorsun ..annelik bir cocuğu karnında taşımakla kucağına alıp sevmekle olmaz ... bu bir şereftir o yüzden cennet annelerin ayağı altındadır .ama sen cehenneme kütük olmak için caba harcarken hangi annelik duygunu tatmin etmeye çalışıyorsun ..
sen semeri boşanmış gibi hareket ediyorsun malesef eşinde buna mahal veriyor ..deyuslar cennete giremiyecekler lafını bilseydi bence bunu yapmazdı..
alkını başına topla ,iki cihandad rezil olmamak için günahından bir an önce tövbe et ve kendine ceki düzen ver telini değişşştir kendini ve nefsini güzel şeylerle oyala yoksa rabbim seni öyle bir terbiye eder hizaya sokarki bazen bu hastalıkla bazen bir müsibetle bazen ölümle olur ama emin ol yaptıkların yanına kalmaz hem bu dünyada hem ahirette hesabın ağır olur ..ateşe dayanamayız kardeşim yakıtı insanlar ve taşlar olan o azap yurduna düşünce ne sevgili ne yar ne yaren kalır ..rabbim dilerimki bir an önce seni hidayete erdirsin nasuh tövbesi edenlerden eylesin inş cok gec olmadan pişman olanlardan olursun ...
Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

hurem, arkadaşım

Aleykum Selam,
Zinanın cezası, zina eden erkek veya kadının bekar ya da evli olmasına göre değişiklik gösterir. Dayak, taşlâ öldürme, sürgün gibi...
Yüz Değnek Cezası
Bekâr erkek veya kadının zina cezası yüz değnek olup, Kur'ân-ı Kerîm'le belirlenen bir had cezasıdır. "Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun"
(en-Nûr, 34/2).

Recm Cezası:
Muhsan olan erkek veya kadının zinası için recm cezası konusunda İslâm bilginleri görüş birliği içindedirler.Delil; Sünnet ve İcmâ'dır.

Hz. Peygamber'in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı tevâtüre ulaşan hadislerle sabittir.

Bir hadiste şöyle buyurulur: "Müslüman bir kimsenin kanı şu üç durumda helal olur. Zina eden evli kimse, nefse karşılık nefsi ve İslâm toplumundan ayrılarak dinini terkedeni öldürmek" (Buhârî,Müslim,Ebu Dâvud Tirmizî..)

Peygamber Aleyhisselam,"Evli bir kadınla zina eden bekâr için yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası uygulanmıştır.Allah elçisi bir sahabeyi kadına göndererek şöyle buyurmuştur:"O kadına git, eğer suçunu itiraf ederse, onu recmet"(Buhâr Tirmiz)

Hüküm gayet açık ve bellidir. Yapmış olduğunuz hele ki kendi evinizde eşinizi boynuzlamanız ve bunu defalarca yapmanız ne kadar insanlıktan ve ahlaki erdemden uzak olduğunuzun en açık ifadesidir. Bu halde nasıl eşinizin yüzüne bakmaktasınız, nasıl onunla aynı yatağı paylaşmaktasınız. Allah'tan korkunuz, Kuldan,Eşinizden,ailenizden hiç utanmanız kalmadı mı soruyorum size bunu...!

Eşiniz size güvenmekte ki evinde sizi bırakıp işine gitmektedir. Şayet buna bilerek göz yumuyorsa bu günahta kendisi de ortaktır. Ama yazdıklarınıza bakılırsa eşiniz haberdar değildir siz ise eşinizi boynuzlama ahlaksızlığını hemde kendi evinizde yapmaktasınız. Hiç Alllah'tan korkmaz, Kuldan utanmaz mısınız. Bu kadar mı hayasızlaştınız. Evli birisin eşin senin cinsel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak mı yada hangi isteğini geri çevirdi ki gidip evli bir erkekle fuhuş yapmaktasınız...!

Ne zaman Gerçekten pişmanlık duyup tövbe edeceksiniz. O Görüştüğünüz erkeği isteseydiniz bir kalemde siler atardınız. Kimse kimseyi bu işe zorlayamaz,Gider ailesine anlatabilir yada kendi ailenizden durumu haberdar edebilir yada polise başvurabilirdiniz... Yada yeni bir telefon hattı alarak aramasına engel olabilirdiniz. Ama siz bunu seçmediniz Kendi evinizide,Eşinizin evinde Aynı yatağı, aynı çatıyı paylaştığınız o güzel yuvanızda Ahlaksızlık yaptınız yaptınız yaptınız.. Ayrıca Bir de Çocuk aldırıp bir cana daha kıydınız.. Cahiliye dönemindeki gibi... Onlar Kumlara gömerdi çocuklarını canlı canlı sizin yaptığınız ne farkı var...!

Kardeşim Kendinize geliniz bu gidişatınız sonu perişanlıktır, Bir gün açığa çıkar bunlar çok rezil hallere düşersiniz, Bir An önce Allaha tövbe ediniz. namazlarınıza başlayınız, Her daim Kuranla zikirle dua ile meşgul olunuz. Dini ilimler, Kitaplar okuyunuz ki boş zamanlarınız böyle ahlaksız şeylerle dolmasın. Adıyaman Menzilde Bir Allah dostu vardır gidip ziyaret ediniz o Evliyayı vesile ederek Tövbe ediniz zira bu halde gidişat sizi helake götürür....
Allahtan korkunuz... Allahtan Korkunuz... Allahtan Korkunuz.. ve O Ahlaksız adamdan uzak durunuz... Yazık eşinize yazık....

Evlilik öncesi geçmişten bahsetmek

Selamün aleyküm kardeşler,
Ben 24 yaşında bekar biriyim, hayatımda malesef bir kaç kez flört ettiğim kişi oldu ve bunlarla cinsel münasebetim olmasa da yakın temaslarım oldu. Allah'a tövbe ettim, O'na sığındım ve hayatımda bu illete bir daha düşmemek için mücadele veriyorum ve vereceğim inşallah.
Sorum şu: peki bundan sonraki hayatımda bana evlenme niyetiyle gelen insana bu geçmişşten bahsetmem gerekir mi?Yoksa dillendirmemek mi gerekir? Çünkü malum kimseye güvenemeyiz bu hususta,belki sırf hakka girmeyeyim diye ona anlatacak olsam bunu ifşa edebilir bilemeyiz.Bu korkuyu da taşırım.Sonuçta bu kalp hala atıyor ve bu nefes alınıp veriliyorsa Allah tövbe için fırsat vermiş demektir.Ne yapmalıyım bu durumda?

Cevabınızı yeni okudum

Cevabınızı yeni okudum Allah razı olsun. Kime sorduysam böyle diyor.Rabbim affetsin bizleri..

Evlilikte Cinsel Hayat

Merhaba. Yazınızı okudum ve üzüldüm. Ben de nasipse yaza evleneceğim. Cinsellikle ve çocuk sahibi olmakla ilgili konuları eş adayımla en başından konuştum. Ben bakir bir erkeğim. Ona evlendiğimiz günden itibaren yoğun cinsellik istediğimi söyledim ve o da beni sevdiğini söyleyerek kabul etti sağolsun. Keza o da beni istiyor ama bakire olduğu için biraz çekingenliği var. 2 yıl çocuk sahibi olmamaya da karar verdik.

Ben evli değilim, tecrübesizim ama cinsellik olmayan bir evliliği düşnünemiyorum. Herşey dört dörtlük de olsa cinsellik olmayan bir evlilik bence sağlıklı değildir. Siz baştan evlenmeden evvel eşinizle beklentilerinizi konuşmadınız mı? Size bu sıkıntıyı vermeye hakkı olduğunu düşünmüyorum. Cinsellik herşey değil ama bir erkek için önemi yadsınamaz. Bence eşinizi karşınıza alıp beklentilerinizi açık açık konuşun ve bu gidişat devam ederse de ondan ayrılmayı düşündüğünüzü söyleyin. Sizi kaybetme korkusu yaşasın biraz. Nefsinize zulmetmeyin, evli erkeğin helali ve hakkıdır cinsellik. İnşaallah mutluluğu yakalarsınız. Sevgi ve saygılarımla.

Kardeşim Hata ; Hata ile Telafi edilmez...!

S'a
Kardeşim, İşte İslamın Tasvip etmediği Yasakladığı, Haram kıldığı, Meşru olmayan ölçülerde Kadın ve erkeğin birlikte olması Telafisi mümkün olmayan Hatalara yol açmaktadır.
Allahu Tealanın yasakları, Şeytanın Tuzaklarıdır ki Rabbimiz bize bunları en baştan bildirmiş ve sınırları belirlemiştir.

İslamda Flört Yoktur, Sevgili yoktur, Meşru olmayan ölçülerde Kadın-Erkek arkadaşlığı yoktur. Birliktelik Ancak Helal dairede Evlilik ile olur...

Bu kardeşimizin bir an önce yapması gereken, Nasuh tövbesidir. Ve O arkadaşı ile olan ilişkilerini tamamen kesip İslami Çerçevede ibadet ve yaşamına devam etmesidir..

Gizli olarak Dini nikah yapacak, Ailesinden gizleyecek yine hataya düşecektir.. Bir kaç yıl sonra o erkek arkadaşı onda nefsini tatmin ettikten sonra belki vazgeçecek ortada bırakacaktır peki sonra...?

O erkek arkadaşı ile ilişkisini kesmeli yada Aileye durum bildirilip evlenme isteği iletilmelidir.Gizli kapaklı,Haram yollarla doğru istikameti bulmak mumkun değildir...

Günaha meyledip Bu hatalarından dolayı pişman olan kardeşlerimizin Yapması gereken Tövbe ile,Kırık bir kalp ile Allah'a yönelmek, yakarmak, dua ve niyazda bulunmaktır. Bu Tövbe bir sefere mahsus değildir. Hayat tarzımız olmalıdır.. Bundan sonra Kulluğumuzu güzel amellerle süslemektir ki bunun ilk Şartı Namazdır..

Beş vakit Namazlarımızı devam üzre aksatmadan kılmalıyız..
Her gün düzenli olarak Kuranı Kerimi okumalıyız..
İbadetlerimizi uygun,Mescit tarzında olan odamızda yapalım,
Her gün Zikirle, Tövbe istiğfarla meşgul olalım,
Her gün İslami eserler okumaya özen gösterelim,Başta Peygamberimiz olmak üzre.. Sahabelerin ve Allah dostlarının hayatını anlatan bir kitaplığımız olsun evimizde..
Çevremizde yada komşularımızla haftanın belli günlerinde dini ev sohbetlerine katılalım...
Salih ve saliha dostlar edinelim....!

Allah Dostlarını ziyaret edelim.. Tüm kardeşlerimize şiddetle tavsi ederim Adıyaman ili Menzil Köyünde yaşayan Peygamber Soyundan gelen Mürşidi Kamil, Büyük bir veli olan Seyyid Abdulbaki Hazretlerini ziyaret ediniz...

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13