Amel

Din Hayatımızın Hayatı mı Yoksa Karartısı mı?

Din ve iman öyle nurani bir tılsımlı anahtardır ki insanın fıtratında vaz'edilen cihazatın anahtarları ile esma-i kudsiye-i İlahiyenin gizli definelerini açar.. Zât-ı akdes'i ilahiyi o esma ile tanıtıp gösterir. İnsanın vücudunda konulan duygu ve i latiflerin terazileriyle rahmet-i İlahiyenin hazinelerini tartar ve şükür ile satar.Bu sırra mazhar olan insanlar Şu âlemin mevcudatının her birisinin kendine mahsus bir dil ile Hâlıkının vahdaniyetine ve Sâniinin rububiyetine dair manevî sözlerini fehm etmişlerdir...

Samimiyetsiz ve Yapmacık Olmak

Yüce Rabbimizin Kuran’da bildirdiği güzel ahlakı gereği gibi yaşamayan toplumlarda genellikle samimiyet, sadelik ve içtenlik yerine, samimiyetten uzak, yapmacık tavır ve davranışlar hakim olur.

Çoğu zaman dini yaşadığını zanneden ve kendisini bu konuda çok yeterli gören insanlar da, aslında son derece samimiyetsiz oldukları için, Kuran ahlakından uzak bir hayat sürdüklerinin farkına dahi varamazlar.

Allah Korkusu

İnsanlar arasında yaygın olan bir inanca göre Allah' tan korkmak yerine Allah' ı sevmek yeterli görülür. Bu çarpık anlayış insanı gaflete sürükleyen en önemli nedenlerden biridir.

Allah' tan korkmak yerine sevmenin doğru olacağını söyleyen bazı insanlar, Allah' ın Kuran' da bildirdiği 'Öyleyse Benden, yalnızca Benden korkun.' (Nahl Suresi, 51) ayetine riayet etmemiş olurlar. Kuran' da bildirilen tek bir ayete bile muhalif olmak belki de sonsuz cehennem azabını yaşamaya neden olabilecekken, insanın böyle bir gaflete düşmesi büyük hata olacaktır.

İslam Dinine Hizmet Etmek

Günümüz toplumunda çok yaygın bir düşünce hâkimdir. “Din, kişiyle Allah arasındadır” ve “herkes inançlarını dört duvar arasında yaşamalıdır”. İnançların dışa dönük yaşanması ve yaygınlaştırılmaya çalışılması gereksiz, gösteriş amaçlı bir eylem olarak görülür ve bir kısım insan tarafından kınanır.

Zan ve İftiradan Kaçınmak

İnsanların üzerinde çok durmadığı ve önemsemediği bir konu olsa da zan, ayetlerde Rabbimizin kaçınmamız gereken bir tavır olarak bizlere defalarca hatırlattığı kesin bir emirdir.

Namaz kılmak, oruç tutmak konusunda gösterdiğimiz titizliği, zandan kaçınmak konusunda da göstermekle mükellefiz. Çünkü Rabbimiz, “Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır… (Hucurat Suresi, 12) buyurarak bu konuda kesin hükmünü bize açıkça bildirmiştir.

DÜNYA HAYATI OYUN VE OYALANMADIR

Yaşadığımız her an, Allah’ın bizler için yarattığı güzelliklerle ve nimetlerle karşılaşırız; soluduğumuz hava, doğadaki muhteşem manzaralar, çiçekler, yüzlerce çeşit hayvan ve yaşamımızı sürdürmemiz için gerekli olan sayısız yiyecek… Ancak; saymakla bitmeyecek kadar çok olan, bu eşsiz nimetlerle dolu dünya hayatı hakkında bilinmesi gereken önemli bir gerçek vardır.

Hesap Günü

Dünyada yaşayan insanların büyük çoğunluğu için hayat sadece bu dünyayla sınırlıdır ve ölümle birlikte herşey sona erecektir. Bu yüzden kendilerini sadece bu dünyanın meşgalelerine adar, ahiretleri için hiçbir şey yapmazlar.

Bazı insanlar ise ahirete inanırlar ancak inandıkları halde Allah yolunda yaşamak yerine dünya hayatının dışta görünenine kapılırlar ve gaflet içinde yaşarlar.

'Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.' (Rum Suresi, 7)

KURAN’DA İSTİŞARENİN ÖNEMİ

Kuran ahlakı ile ahlaklanan müminler, her hangi bir konuda karar almaları gerektiğinde mutlaka birbirleriyle fikir alışverişinde bulunur ve ortak karar alırlar. Rabbimiz, Şura Suresi’nin 38. ayetinde istişareye, namaz ve infak ibadetinin yanında yer vererek, Müslümanlar için bu konunun önemine dikkat çekmiştir.

"Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler." (Şura Suresi – 38)

DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR, ASIL YURT AHİRETTİR!

Hayatınızda sizin için önemli olan şeyleri alt alta sıralayın. Sıraladığınız bu konulardan, bir gün yok olacak olanların üzerini çizin. Geriye ne kalıyor? Koskoca bir hiç, öyle değil mi? Hayatımızı yok olup gidecek şeyler üzerine kuruyor ve bunlara sahip olmayı, kendimize tek amaç ediniyoruz. Oysa şuana kadar yaşamış olan hiç kimse, dünya hayatında sahip olduğu hiçbir şeyi öldükten sonra beraberinde götürememiştir.

Hâla Şükretmeyecekmisiniz ?

Bazı insanlar “Allah bana ne verdi ki bende ona ne vereyim” yada niye şükredeyim. diyerek Allaha ve verdiği hadsiz nimetlere karşı nankörlük etmektedirler.Bu tür insanlar eğer gözlerini mevcudata çevirseler Allaha şükretmek için milyonlarca sebebin olduğunu görürlerdi.ve böyle bir sözü söyleme gafletini göstermemiş olurlardı.
Ey gaflette giden insan başını kaldır ve bütün mevcudata bak şükretmek için rabbimiz bizlere neler vermiş.dar aklının nazarıyla göremiyorsan bari vicdanını akıl ve kalp gözüyle bak görmeye çalış.

YARATILIŞ HAKİKATLERİ ÜZERİNDE DETAYLI DÜŞÜNMEK

YARATILIŞ HAKİKATLERİ ÜZERİNDE DETAYLI DÜŞÜNMEK

CİMRİLİK ETMEK VE MALI YIĞIP BİRİKTİRMEK

İNKAR EDENLER ŞEYTANIN ESİRİ OLMUŞLARDIR

Şeytan, Allah’ın katındaki makamını Adem’e secde etmemesi yüzünden kaybetmiş ve bu nedenle insana düşman olmuştur. İman edenler dışındaki bütün insanları Allah yolundan saptırmak, Kuran’ın emirlerinden uzak tutmak ve Allah’ın sınırlarını çiğnetmek için and içmiş ve bunun için kıyamete kadar Allahtan süre istemiştir.

Demişti ki: "Şu bana karşı yücelttiğine bir bak; andolsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu -pek az dışında- kuşkusuz kendime bağlı kılacağım. (İsra Suresi -62)

Bedenini Semizletip Ruhuna Zulüm Orucu Tutturanlar.

İnsanın dış elbisesi iki hikmete bakar birincisi onu soğuktan sıcaktan rüzgardan ve bütün dış etkenlerden koruyarak,bedenini sıcak tutup ısı derecesini muhafaza ederek hastalanmasını engeller.ikincisi ise bedenindeki çirkinlikleri örterek bir nevi setr eder.settar isminin iktizasıyla cemil isminin güzelliklerini zinnet suretinde gösterir..Nasıl ki dış elbise insanı dış etkenlerden koruyup setr eder.öylede beden elbisesi de ruhu dış etkenlerden koruyan bir elbisedir.Bedenin elbiseye ve gıdaya ihtiyacı olduğu gibi ruhunda beden elbisesine ve gıdaya ihtiyacı v

Müslümanların Günah ve Haramlara düşmesinde haram lokmanın etkisi.

Müminlerin harama ve günahlara düşmelerinde boğazından geçen gıdaların helal ,haram veya şüpheli olup olmadığına dikkat etmemesinin büyük etkisi ve tesiri vardır. Özellikle helal ve haramları birbirine karışıp, helal ve haramların aynı tezgahlarda satıldığı bu zamanda, haramlığı açık olan yada şüpheli olan şeylere Müslümanların dikkat etmeyerek, islamın ona çizdiği helal haram ve şüpheli sınırlarını çiğneyerek dikkatsizlik ve hassasiyetsizliği yüzünden vücudun fizyolojik ve biyolojik hassas dengesini bozmaktadır.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

İçeriği paylaş