İNSANIN KISMETİ ÖNCEDEN TAKDİR EDİLMİŞTİR. KISMETİNE RAZI OLAN RAHAT EDER.

Bediüzzaman hazretleri insanın kısmetinin kaderle tayin edilmiş olduğunu ve kısmetine razı olanın ise rahat edeceğini söyler. Evet üstat hazretlerinin kısmetine razı ol ki rahat edesin demesindeki hikmetin ucu şu hadisede dayanmaktadır. Allah ilmi isteyene zenginliği ise istediğine verir. Bu hadisi şerif dahi gösteriyor ki kısmet ve zenginlik Allah’ın takdiriyle olur. Eğer zenginlik ve güzel kısmet sadece ilim ile olsaydı bugün ekonomi profesörleri dünyanın en zengin insanları olurdu. İlim adamları e güzel hayatları yaşardı. Onların dahi çok şaşalı ve ihtişamlı hayat yaşamaları gösteriyor ki rızık kısmet rabbimizin emrindedir. Rızık ve kısmet Allah’ın elinde ise insanın ihtiyar sahibi olmasının ne önemi var diye bir soru akla gelebilir. İnsanın rızkının, kısmetinin, yaşamının ve rahatının belirlenmesinde kaderi ilahiyenin takdiri yanında tabiî ki insanın cüzi ihtiyarının payı vardır. İnsanın kısmetinin belirlenmesinde çok esbaplar vardır. Bu esbapların hepsi dini kaderin içerisine girer. Mesela insanın kısmetinin belirlenmesinde insanın yaşadığı bölgenin yerin zeminin zamanın şartları aklı zekası ailesi doğduğu yeri o insanın anası ve babası çevresi ve insanın kocamana bir alemi olan hisleri duyguları korkuları arzuları nefsi ve şeytanın dahi etkisi vardır. Bütün bu olumlu veya olumsuz etkenlerin hepsi kaderin içerisinde varır. Kader ilahiyede yazılmıştır. İnsanın korkusu bazen onun rızkının önünün keser. Mesela adam dağda karşısına bir mağara çıktı içeride altın vara ama o adam içeride aslan yılan ayı olabilir ya da içerideki altın büyülü sırlı olursa bana zarar verir der o hazineden vazgeçer. Başka birisi gelir o korkuları yaşamaz oraları iyi bilir endişeleri olmadığı için girer hazineyi alır götürür.Yada ilim adamı, profesör olma istidadı olan çocuklar vardır. Ama yaşadığı dağ köyü, fakirlik ve şehre gidememek gibi etkenlerden dolayı o amaçlara ulaşamaz köyde bir çoban olarak kalıp istidatları körelir gider.Mesela insanın yaşadığı ailesinin sorunları, halleri olumsuzlukları, çocuğa tesir eder çocuğu sorunlu yapar.Veya insandaki saplantılar ve vesveseleri yada gereksiz endişeleri yüzünden bir çok işte muvaffak olamaz.Başka birisi aklını bırakıp hisleriyle hareket eder serseri bir adama kaçar hayatını yakar.Onun kısmeti olur o insan.Veya kısmetine birisinin dikkatsizliği yüzünden sakatlık düşer,başka birisine zalim koca düşer,Kimisine zengin aile düşer ,kimisine zalim kadın düşer.Başka birisine miras düşer,Kimisi hasta doğar, onun kısmeti o hastalıklı yaşamak olur.Kimisi yetimlik kısmeti olur,Herkese düşen iyilik,güzellik,çirkinlik,zenginlik fakirlik,kötülük,iyilik,mutluluk ,felaket ve kölelik kadiri ilahiye ile olur.İnsanın zekası kabiliyetleri,yaşadığı ortam,şartları mücadelesi ,zekası,kuvveti,feraseti,hırsı ,belirleyici olur.Küçük bir hırs bazen büyük kayıplara sebep olur,Bazen kanat büyük hazineleri getirir,Bazen çalışmak zenginlik getirir,Bazen çırpınmak akim kalır,Bazen hüsnü niyet kar bazen de zarar getirir,Bazen hiddet cinayet getirir,Bazen yumuşak olmak ödül getirir,Bazen kıskançlık azap getirir, bazen açgözlülük hırsızlık getirir.Bazen rahatlık ihanet getirir,.Bazen unutmak kaza getirir.Bazen hatırlamak can kurtarır.Bazen uyumak rahmet getirir .Bazen itaat etmek kötülük getirir.Bu gelenler ,gidenler kazanılanlar, kaybedilenler hep insanların ihtiyarları,hayatları ,konumları,zamanları,hareket ve tavırları ile vücuda gelir.Bazen duaları,niyazları,nefisleri,hevaları,arzuları,istekleri,ile felaketler ve sorunlar ve sıkıntılar gelir.Bu insanlarda sudur eden şeyler ise kaderi ilahiyenin birer parçası olur.
Evet kısmetin mahiyeti ve camiyeti geniş ihatalı ve derindir..Makro ve mikro düzeyde her kesin ilmiyle ,yakiniyle ,nazarıyla anlayacağı şey değildir.Kısmetin iç yüzünü, mahiyetini camiyetini anlamayanlar , iyi yada kötü kısmetler karşısında isyana ,nisyana ,gaflete, dalalete kadar giderler.İç yüzünü anlamadığı kısmetler için şekva edip, küserler ve bazen de ağlarlar.Elde edemedikleri ve ulaşamadıkları kısmetlerin gelmemesinin elemini çekerler.Gelmeyen ,giden, kaybedilen, elde edilemeyen, şeylerde ona engel olan şeylerin iç yüzlerini anlayamazlar.Anlaşılmayan ve elde edilemeyen bir çok şey için insanın yapacağı en güzel şey kısmetine razı olmaktır.Böyle davranış sergileyince insan rahat eder.Elde edemedikleri için saçını başını yolmaz.Kazanamadıkları için üzülmez.Kaybettikleri için isyan etmez.Kaçanlar için dert etmez.Kısmette yokmuş diyerek kadere rıza gösterip isyan etmez.Üzüntü ve tasa çekmez. Bizim için hayırlısı böyleymiş der.rahat eder.Ya benim ihtiyarımla bunlar elimden çıkıyor yada kaderi ilahiyenin istediği için böyle oluyor der. rahat eder.istediği şeyler olmadığı zaman ’İstediğim şeyde belki hayır yoktur der tevekkül eder.Belki kısmetimde şu olmak ,bu olmak, şunu yapmak, bunu yapmak, böyle yaşamak, böyle olmak var, der teslimiyet gösterir.Kendinde olmayanı başkasında görüp isyan etmez.Kısmetinin önünü nefsinin ,şeytanın, hırsının, zafiyetlerinin, korkularının da kesebileceğini düşünüp üzülmez.Niye bende alim olmadım ,veli olmadım, zengin olmadım gezil olmadım, paşa olmadım, ağa olmadım, sultan olamadım, evim olmadı, malım olmadı, saltanatım olmadı, peygamber olmadım, demez ve üzülmez.Kendisi için takdir edilenin en güzeli ve hayırlısı olduğunu,nezihi olduğunu düşünüp rahat eder.Dünyada verilmeyenlerin ahirette kat kat verileceğini ve geçici mahrumiyet yüzenden isyan edilmeyeceğini bilir.Ayağını eğriliğini, kulağını duymamasına, ayağının topallığına, elinin kısalığına, başının kelliğine, zekasının azlığına, parasının azlığına şekva etmez. Takdir edilen buymuş der rahat eder.İmtihan dünyasında verilmeyenlerin nedenlerini ,niçinlerini, nasıllarını ,yapmaz.İmtihan dünyasında verilenlerin takdir edilenlerin geçici olmadığını bilip rahat eder ,teselli bulur.

Evet dünyada insanın kısmetinin belirleyicisi olan etkenler saymakla bitmez.Bu etkenlerin inanca ,itikada, imana etkisi dahi böyledir.İtikat ,iman ,İslam ,yaşamak ,ibadet hep ihtiyarının sarfıyla olur.İnsanın istidatlarını açığa çıkarıp kullanmasına bağılı olarak hayatı imanı ahireti dahi değişir.İmanı ,kemalatı ,fazileti artıkça cennetteki kısmeti artar.Peygambere sevgisi arttıkça ona muhabbete arttıkça cennetteki derecesi artar.Ahirete inancı artıkça dünyaya bağımlılığı azalır.Dünyada kısmetini kısan ahirette o kısmetini çoğaltır.Bütün sevgisini muhabbetini dünyevi maşuklara veren ahirettekilere bir şey bırakmaz.Sevgisini aşkını fani mahbupları verenler gönül sultanlarına nasip bırakmaz.İnsan neye inanırsa nasibi o yönde artır. Dünyalık yada uhrevi nasiplerini cüzi ihtiyarisinin sarfıyla artırır yada azaltır.Ebu bekrin kısmeti ve nasibi iman ederek ve teslimiyet göstererek cennet iken ebu cehilin kısmeti ve nasibi iman etmeyerek cehennem olmuştur.Firavunun kısmetini dünyada sultan olarak almışken ahirette ise zillet ve azap olarak alacaktır.

Nice insanlar vardır ki çabalayıp durur, uğraşıp durur, zenginlikten bir nasibi olmaz. Nasibini ya hırsı, ya ilimsizliği, ya kaderi ilahiye, ya yeteneksizliği,ya çevresi,ya ailesi,ya korkuları ya endişeleri vb. gibi şeyler engeller.Nice insanlarda vardır ki, nasibi ilimsiz ,maarifetsiz zahmetsiz gelir.Nice insanlar vardır ki kazanır ,çalışır, çabalar ,mal yığar, ecel gelip yemesine müsade etmeden alıp götürür.Nice insanlarda vardır ki malını yer, çocuklarını evlendirir torunlarını sever, yer -içen -gezer sonra ölüp gider.Niceleri vardır ki dünyaya gelip bebek iken gider.Niceleri vardır ki görmeden,işitmeden,yürümeden nasibi olmaz.niceleri vardır ki sıhhatten,afiyetten nasibi fazla olmaz.Niceleri vardır ki o doğarken babası yada annesi ölür.niceleri vardır ki çocuğunu görmeden ölür,niceleri vardır ki hastalıksız ve sıkıntısız yaşar ve ölür.Nasip öyle acip garip bir şeydir ki sırları hakikatleri mahiyeti tam olarak açığa ancak ahirette çıkacaktır.
Nasip noktasında peygamber efendimizin bir Yahudi ile olan diyaloğu kısmet ve nasibin mahiyetini bizlere az bile olsa gösteriyor.Yahudi demiş.Şu elimdeki ekmek benim rızkımıdır.Efendimiz onun kötü niyetini de anlamış ve demiş.yersen senin rızkındır.yemesen değildir.bu rivayet gösteriyor ki, insan çalışırsa nasibi olur çalışmazsa olmaz.Yerse nasibi olur yemezse olmaz.evlenirse evlilik nasibi olur evlenmezse olmaz. Okursa eslek sahibi olmak nasibi olur okumazsa olmaz.ağlarsa ağlamak nasibi olur ağlamasa olmaz.Elde ettikleri nasibi edemedikleri nasibi olmaz.Gülerse nasibi gülmekten yana olur ağlarsa ağlamaktan yana olur.Kurana sünnete uyarsa nasibi islamdan olur iman etmezse imandan nasibi olmaz.Namazını kılarsa nasibi olur kılmazsa olmaz.İsterse nasibi olur istemezse olmaz.Kısmet ve nasiplerin gelmesinde ve gitmesinde istemenin, duanın, hayal etmenin,amaç etmenin,mücadele etmenin,istemenin, dahi etkisi vardır.Kısmet ve nasip duaya, niyaza, ihtiyaca, istemeye, dahi bakar.İstenilen şeylerin makul olmasına hayırlı olmasına, zararlı olmasına dahi bakar.Nasiplerde insanların nefislerinin istemesiyle, akıl ve kalplerinin istemesiyle dahi bağlantısı vardır.Nasipte cenabı hakkın hikmetinin iktiza etmesisin dahi payı vardır.Nasip ve kısmette helal ,haram, nizam ve kuralların dahi etkisi vardır.nasip ve kısmette görmenin, işitmenin, duymanın, sevmenin, nefretin, acımanın ,ağlamanın merhametin dahi etkisi vardır.Nasibin çokluğu azlığı dahi istemeye öğrenmeye talep etmeye çalışmaya kaderi ilahiye duaya göre değişir.Nasip ve kısmetin kesilmesi ,gelmemesi, çoğalması veya azalması ilme ,hikmete, tasarrufa, gayrete ,mücadeleye ,duaya ve kadiri ilahiyenin hikmetlerine göre değişir.Kısmetin hayırlısı ve şerri dahi nefsin şeytanın hevanın etkisine göre değişir.kısmet binlere on binler yüz binler sebeplere ve nedenlere bağlanmıştır.insan bu sebepleri nedenleri hakiki manada bilemez,göremez anlayamaz,idrak edemez,fehm edemez,çözemez. nimetin ve kısmetin yüzde doksan dokuzunun rabbinin kudretiyle geldiği ancak birine kendisinin güç yetirdiğini bilecek, aklı kesrette boğmamak için tevekkül,teslimiyet ve sadakat içerisinde hareket edecek. sebeplere sarılıp çalıştıktan sonra tevekkül ile teslimiyet gösterip sadakatle kısmetine razı olacak. Kısmetine rıza göstermekten dolayı rahat edecektir.vesselam.

rabbine teslim olan elbette

rabbine teslim olan elbette zara görmez ..cok güzel bir yazı eline diline gönlüne sağlık .rabbim her daim razı olsun inş ..bunları paylaştığın içinde ayrıca teşekkür ederim .

Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13