Archive - Kas 2006 - Sayfa

Tarih
Tür

November 28th

Hazret-i Ali'nin Oğluna Nasihatleri

İyi insanların izini takip et

Ey oğul!

Benim bu vasiyetimden edineceğin şeylerin en hayırlısı, Allah'tan korkup Ona sığınmak, Onun sana farz kıldığı şeyleri yerine getirmek, ecdadının ve geçmiş iyi insanların izini takip etmektir.

Allah'a sığın

Ey oğul!

Her hususta önce Allah'a sığın, Ondan başarı dile. Seni şüpheye düşürecek veya bir kötülüğe itecek şeyleri terk et.

Kalbinin bütün kötülüklerden durulduğunu, fikirlerinin toplandığını ve tek arzunun hakikat olduğunu görünce sana söylediğim hususları düşünmeye başla.

November 25th

Avukata "porno görüntü" davası

İstanbul'da bir ilköğretimde okuyan kız öğrencilerin porno fotoğraflarını çeken ve bilgisayardaki bu görüntüleri gösterdiği iddası üzerine avukata dava açıldı.

Kadırga İlköğretim Müdürü Alim Öztürk'ün polise yaptığı ihbarla ortaya çıkan olayda, Öztürk bazı kız öğrencilerin avukat olduğu belirlenen M. B. isimli şahsın cep telefonuyla kızların cinsel organlarının fotoğraflarını çektiğini iddia ederek savcılığa başvurdu.

İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri önce ilköğretim okulundaki bu duruma mağruz kız öğrencilerin ifadesini aldı. Kız öğrencileri M. B. ile kucağında taşıdığı bebekle parka geldiği sırada tanıştıklarını belirtti. Öğrencilerin bebeği sevmek istemesi üzerine M. B.'nin kendileriyle yakınlık kurduğunu belirten öğrenciler M. B.'nin parka sık sık geldiğini, kendilerine çeşitli hediyeler ve para verdiğini söyledi.

November 21st

KADIN BEDENİNİ İSTİSMAR

Namus ile beden ilişkisi hiçbir zaman geçerliliğini kaybetmeyecek bir normdur. Çünkü elbette bekaret, çıplak beden ile örtünme arasında doğrudan bir bağ var. Bugün dünyada farklı iki bakış açısından biri kadını kişiliğiyle öne çıkaran İslam, diğeri çıplak bedeni, yani dişiliğiyle istismar eden modern/Batılı bakıştır. Bilinçaltından modern bakış açısı, kadını bir sex objesi olarak erkeğin beğenisine sunmakta, cinsel tüketimin nesnesi haline getirmektedir. Batı’yı derinden rahatsız eden ve İslam dünyasındaki kadın araştırmalarına büyük yatırımlara sevk eden husus, bu toplumlarda sahiden kadının sosyal, ekonomik ve siyasi durumunun düzeltilmesi değil, dişiliğin teşhirine odaklanmış bakış açısına karşı kişiliği temel alan farklı bir kadın felsefesinin kök salması ve kadın sorunlarıyla ilgili sahte perdeleri indirmesidir.

November 19th

Aşk Nedir?

Aşk, evrenin muhteşem bir güzellik ve düzen içinde yaratıldığı zamandan beri var oldu. İlk insanla birlikte insanlar arasındaki en renkli, en zevkli, en zengin bir duygu çağlayanıdır aşk.

Sevginin, en yoğun ve en coşkun bir şelâle gibi çağlamasını anlatan aşk, insanları birbirine bağlayan, birbirine yaklaştıran bir sihir, bir efsun âdeta. İnsanları neredeyse gözü kapalı cezbeden bu sırlar yumağı, çok tatlıdır, çok güzeldir, çok şirindir, çok keyif vericidir...

Ancak her aşkın önünde nice tuzaklar, nice zorluklar ve nice engeller vardır. Onları aşmak; yürek, cesaret, akıl, mantık, bilgi, hüner, sabır, azim ve hepsinden önemlisi bir yöntem ister. Bu erdemleri taşımaz ve yöntemini uygulamazsanız, sevdanız yarım, aşkınız sonuçsuz, yuvanız mutsuz olur.

November 18th

Aşk Olsun

İLK ÇOCUKLUK yıllarından gençliğe ve ihtiyarlığa kadar uzanan bir çizgide, neredeyse bir ömür boyu insanın peşini bırakmaz sevgiler, ilgiler ve aşklar. Gün olur muhatabın, ihtiyacın ve yaşın durumuna göre bu duygular da şiddetlenir.
Gönül denizinin dalgaları içimizdeki sınırları zorlar, kıyıları döver âdeta. Biz miydik o sakin, o ilgisiz insan? Halimize şaşarız.

Şimdi bize ne olmuştur da kaptansız bir kayık misali yalpalamaya başlamışızdır? Kalbimiz söz dinlemez. Sesimiz ulaşmaz ona. Çaresiz, ardından sürüklenir gideriz. Akıl onu dengelemeden, kalp sevgisine karşılık aramaya çıkmıştır bir kere. Aradığı bir işaret taşı da olsa, yine de değerlidir. Ömründe hiç tatmadığı hazzı tadar, hiç duymadığı coşkuyu duyarsa kim insanın kalbini yolundan çevirebilir, ona engel olabilir? Sevgi engel tanımaz, aşk ne varsa aşar. O kalp, sevdiği için her çılgınlığı yapar da, yaşadığı onca acı ve kederden sonra durgunlaşır, durulması gereken noktaya gelir, sakinleşir. Ne güzel diyor şair Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu:

November 17th

Aşk...

Değerli, gerçek, ciddi, ciddiye alınması gereken bir duyguydu aşk. Soylu bir duyguydu. İnsanın gerek kişilik olarak incelmesi, gerek Rabbini her işine vekîl tutmayı öğrenmesi için âşık olmasının lüzumuna da inanır olmuştum; ama ortalıkta görünen ‘aşk’ muhabbetleri bana benim anladığım aşktan söz etmiyordu. Ayağı yerden, duygusu gerçeklikten kesik bir melâl hali, bir sevda, bir hülya; hayır, aşk bu olamazdı. Aşk, önce ayağı yerden kesilmek, sonra da dümdüz yere çakılmak sûretinde yaşanması mukadder bir duygu olamazdı. Bir sevmede, bir bakmada, bir öpmede insanı batıran bir kör nokta olmamalıydı o.

November 15th

Polislere "porno görüntü avı" eğitimi

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'İnternette Çocuk İstismarı ile Mücadele Eğitici Yetiştirme Eğitimi' Antalya'da başladı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Uncalı Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen kursa, 13 ilden 24 personel katılıyor. Asayiş Daire Başkanlığı İnsan Ticareti ve Cinsel Suçlarla Mücadele Büro Amiri İbrahim Sarı ve başkomiserler Tamer Bulcun ile Dinçer Ay tarafından verilen eğitimde polislere, internet üzerinden pornografik çocuk videoları ve fotoğrafları indiren kişilerin tespiti için bilgisayar eğitimi veriliyor.

Türkiye'de bilgisayar kullanımının gün geçtikçe arttığını ve buna paralel olarak internet üzerinden işlenen suçlarda da artış görüldüğünü kaydeden İbrahim Sarı, internet üzerinden çocuk istismarı konusunda Interpol ve FBI ile ortaklaşa çalıştıklarını kaydetti. Sarı, "İnternetten çocuk pornosu indirmek, depolamak ve paylaşmak suçtur. Eğitimi tamamlayan personel, bölgelerinde, internet üzerinden cinsel istismar suçları işleyenleri belirleyip, bu maksatla kullanılan bilgisayarları inceleyecek. Resimlerin ve video görüntülerinin şifrelerinden yola çıkarak, bu tür fotoğraf ve görüntüleri indirenleri belirliyoruz" dedi. Sarı, internet üzerinden pornografik çocuk görüntüsü ve fotoğrafı indirmenin, Türk Ceza Kanunu'nun 226'ncı maddesince suç olduğunu ve bu suçun karşılığının 2 ile 5 yıl arasında hapis cezası olduğunu söyledi. 18 Kasım'a kadar sürecek kurs sonunda eğitmen yani 'hacker' olan polisler, bölgelerindeki diğer illerde seminerler düzenleyecek.

November 4th

Evliliği Yürütmek İçin

TÜRKİYE’DE ‘evlilik okulu’ adı altında hizmet veren özel veya resmî bir eğitim kurumu biliyor musunuz? Ben bilmiyorum, en azından duymadım. Bazı üniversite hocalarının özel çabalarıyla ‘ana baba okulu’ adı altında halka açık kurslar düzenlendiğini biliyorum, ancak gençleri evliliğe hazırlayan bir ‘evlilik okulu’ bilmiyorum.

Amerika’da ve Avrupa ülkelerinin çoğunda değişik isimler altında hizmet veren evlilik ve ana baba okulları oldukça yaygın. Evlenmeye niyetli nişanlı veya sözlü gençler önce bir ‘evlilik okulu’nun kurslarına katılıyorlar. Burada evli çiftlere aile olmanın getireceği sorumluluklar, karşı cinsin psikolojisi, ‘ben’ kişiliği ile ‘biz’ kişiliğini ayıran sınırlar, eşler arası uyum, ailede iş bölümü, ortaya çıkan anlaşmazlık problemlerinin çözümü, arkadaş-akraba-komşu ve iş ilişkileri, ev ekonomisi gibi temel konular anlatılıyor. Amerika’da master yaptığım yıllarda sık sık bu okulları ziyaret etme ve derslerine katılma fırsatı bulmuştum.

Kocaya internette aşk tuzağı

Sürekli chat yapan eşine tuzak kuran Gülsüm A. kendisini başka bir kadın olarak tanıtıp yazışmaya başladı. Bir süre sonra buluşmaya giden Ömer A., karşısında eşini görünce şoke oldu. Evde tartıştığı eşini bıçakla yaralayan kıskanç kadın, üzerine de sıcak su dökerek haşladı.

TEKİRDAĞ’ın Çorlu İlçesi’nde oturan 3 çocuk annesi 36 yaşındaki Gülsüm A., bir fabrikada elektrik teknisyeni olarak çalışan 42 yaşındaki eşi Ömer A.’nın, sürekli internetteki sohbet sitelerine girmesi üzerine kendisini aldattığından şüphelendi. Eşinin girdiği sitelerini belirleyip üye olan Gülsüm A., kendisini eşine başka bir kadınmış gibi tanıttı. 1 ay boyunca eşiyle arkadaşlık sitelerinde konuşan ve e- posta gönderen Gülsüm A., Ömer A.’nın telefonla konuşma talebini gırtlak kanseri olduğu ve konuşamadığını söyleyerek reddetti.

November 3rd

Ahir Zamanda Genç Olmak!

BİR MAYIS GÜNÜ, artık orta yaşlılığa terfi etmiş biri olarak yollardaydım. Hava, tam bir bahar havasıydı. 'Ahir zamanda çocuk olma'nın bütün ağırlığını yaşayan çocuklarımızı, biraz hafiflemeleri arzusuyla, erkenden ninelerine götürmüştü hanım. Çocuklar hem nine, hem de toprak yüzü göreceklerdi. Ben ise ihtida öyküleriyle meşguldüm. Hayatında ilk kez üniversitede iken bir müslümanla, üniversite bitiminde ise İslâm'la tanışan bir hanımın önyargılarla cedelleştiği nice yıllardan sonra İslâm'a gelişinin öyküsünü Türkçe'ye aktarmaya çalışmış; bu arada, bir hayli bunalmıştım. Hava güneşliydi ve güneş yakmıyordu. Bahar beni dışarıya davet ediyor, yorgun zihnim yeni bir ihtida öyküsünün tercümesine elvermiyordu.

November 2nd

ÖFKE İLE BOŞAMAK

Bir Müslüman karısına kızdığında "babanın evine git!" dese ve kalbinden bir şey düşünmeden bu sözü değişik zamanlarda üç defa tekrarlamış olsa durum ne olur?

Bize boşamanın Islâm Hukukundaki durumu sorulduğu için ona göre anlatmaya çalışacak ve başkalarının da bilgilenebileceği mülâhazasi ile meseleyi özetlemeyi deneyecegiz.

Islâmda karı ile kocanın birbirlerine üç itibarî bağla bağlıdırlar ve bu bağları koparma (boşama) yetkisi -bunu kendi isteği ile karısına vermemişse- erkeğe aittir. Her nasılsa boşanma gerektiğinde erkek bu bağları sözle de koparabilir ve aslolan (sünnî) bunları, cinsel ilişkide bulunulmamış üç ayrı temizlik içerisinde koparmak (boşamak) olmakla beraber, bid'at ve günah olsa dahî bir defada koparabilir. (Bunların niçini ve felsefesi sorulmadığından ona temas etmiyoruz.) Imdi erkek bu boşama yetkisini "sarıh" (açık) ve "kinaye" (üstü kapalı) olmak üzere iki tür beyanla kullanabilir. Arapça'daki "talâk" kelimesi ve Türkçe'deki "boşama" kelimesi bu konudaki açık ifadedir. Buna göre birisi karısına "sen boşsun"; "boş ol" "seni boşadım" gibi bu kökten türemiş bir irade beyanı kullanırsa, bununla neye niyyet etmiş olursa olsun, dış anlamı ile bu boşamadır, kocaya niyyeti sorulmaz. Ama aslında o, "sen boşsun" derken, aklın yoktur, hamile,değilsin, midende bir şey yok gibi birşeyi kastetmiş de olabilir. Bu durumda karısı kendisinden gerçekte (diyaneten, Allah indinde) boş değildir. Ama iş mahkemeye intikal ederse mahkeme açık bir beyanın bulunduğu böyle bir olayda kapalı olan niyyete itibar etmez. Ve ispatlanması halinde boşanmalarına karar verir. Buna da meselenin kazâî yönü (kazaen) denir.

KAŞLARI ALDIRMA:

Peygamberimiz (s.a.s.) kaşını incelttiren kadına ve bu işi yapana da lânet etmiştir (Örnek olarak bk. Buhârî, teFsir sûre 59/4; Müslim, libas 120.). Fakat bazı Islâm âlimleri kadının yüzünde anormal olarak (çeşitli hormon bozukluklarından ötürü) biten kılları kadın koparabilir. Çünkü bu fıtratı değiştirmek değil, çeşitli hastalıklardan ötürü bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek anlamını taşır. Kadın böylece kocasını süslenme arzusunu da karşılamış olur. Ibn Âbidîn, bu maksatla yapılırsa müstehaptır der. Ayaklardaki, anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenir(Ibn Âbidin VI/373.). Fakat Imam Taberi yüz kıllarını yolmanın da, yasaklanan ve lânet edilen kaş yolma çeşidine girdiğini söylemiştir. (bk. Nevevi, Serhu Müslim XIV/354; Ibn Hacer, Fethu'l-BârîX/378.) Ama doğru olan önceki görüştür.

EVLİLİKTE İLİŞKİ..

Evlilik sosyolojik, biyolojik, antropolojik, dinsel perspektiflerden incelenebilecek kompleks bir yapı bir ilişki biçimidir. Yetişkinlerin yaklaşık % 80’i bir kez evlilik ilişkisi yaşamışlardır. İnsanlar evliliği, toplumsal gerçekliğin bir parçası olarak algılayıp yorumlasalar da evlilik ilişkisi içinde bir yanıyla kişilerin fantezileri de yer alır.

Evlilik ne taraftan bakılırsa bakılsın bir kontrattır. Bu kontratın maddeleri iki kategoride incelenebilir;

1- Evlilik kurumundan beklentilerimizin (bir aile kurmak, neslin devamını sağlamak, yalnızlığa karşı güvence vb.) evlilik ilişkisine yansıması,

Aile nedir? Ailenin işlevi nelerdir...

“Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan en küçük sosyal birim.” Daha ilkokul yıllarında öğretilir bu şekliyle ailenin tanımı bizlere. Hepimiz bu tanıma uyan ya da uymayan bir ailenin içine doğarız. Çoğumuzun günlük yaşamın koşturmacasında aklımıza gelmez aile tanımın içeriği, bizler için anlamı; ailemizin ve aile içinde bizlerin ne kadar değiştiği… “iyi” yada “kötü” deriz içine doğduğumuz ve sonradan kurduğumuz aileye. Nedir aslında ailemizin “iyi/sağlıklı” ya da “kötü/sağlıksız” olması? Aile, bireyler için hangi işlevleri görür ve sağlıklı ailelerin özellikleri nelerdir?

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13