Archive - Eyl 2006

September 28th

TEMİZLİKLE İLGİLİ MEVZULAR

TEMİZLİKLE İLGİLİ MEVZULAR

RABİAT Ü LADEVİYE

Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde onu saracak bir parça bez bile bulunmaz. Gece çerağ yakacak yağları bile olmadığından anası kimseden bir şey istememeye ahdetmiş olan derviş babasına komşudan yağ istemesi için yalvarır.

Dışarı çıkıp hiçbir yere uğramadan geri dönen derviş baba kapının açılmadığını söyler. O gece ağlayarak uyuyan ana, rüyasında Peygamber Efendimizi görerek ondan kızının ümmetten yetmiş bin kişiye şefaat edecek bir kimse olduğunu öğrenir. Ayrıca Peygamber Efendimiz kendisine, bir tek gece salavat getirmeyi unutan Basra beyine giderek bu ihmalin bedeli olarak Rabia'ya dört yüz dinar vermesi gerektiğini de söylemesini ister. Bunu duyunca ağlayan Basra beyinin o günden sonra ailenin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı söylenir.

Kadın Oradaydı

Onlar ne efsaneydiler ne de masal kahramanları. Anneydiler, eştiler, köle ya da melike idiler. Onlar hayatın içerisinde, hayatla iç içe yaşayan kadınlardı. Vahyin pratiğinde hepsinin farklı rolleri vardı. Bu kitap, bütün zamanlara örnek oniki seçkin kadını, oniki kadın yazarın kaleminden günümüze taşıyor. Kitabı okurken, dinlerin devamlılığında işaret taşları olan bu seçkin kadınları, nefeslerini duyacak kadar yanıbaşınızda hissedeceksiniz. Yalana karşı gerçeğin yanındaki duruşlarını, acılarını, sevinçlerini, inançları uğruna verdikleri mücadeleyi birlikte yaşayacaksınız. Kadın Oradaydı, hayatını hakikate adayan kadınların hikayesidir.

Hz.HATİCE (radıyallahu anha)

Hz. Hatice, Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Wesellem'in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan hanımlarının ilki.

Hz. Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam'a ticaret kervanları düzenlerdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in doğru sözlü, güzel ahlâklı ve son derece kendisine güvenilen bir insan olduğunu öğrenince, O'na ticaret ortaklığı önerdi. Hz. Muhammed (s.a.s) Hz. Hatice'nin bu teklifini kabul etti. Hz. Hatice O'nun başkanlığında bir ticaret kervanını Şam'a gönderdi. Aynı zamanda kölesi Meysere'yi de O'nunla beraber gönderdi. Meysere, yolculuk sırasında Hz. Muhammed (s.a.s.)'de harikulade hallere şâhid oldu. Gittikleri yerde, Peygamberimiz (s.a.s.) satacaklarını sattı ve alacaklarını da aldı. Ondan sonra geri döndüler. Hz. Hatice bu ticaret kervanından çok memnun oldu. Daha önce gönderdiği ticaret kervanlarına nazaran, bu sefer daha fazla kâr elde etti. Hz. Peygamber (s.a.s.) hakkında Meysere'yi de dinleyince, O'na olan itimadı ve sevgisi daha da arttı. O'na anlaştıkları ücretten fazlasını verdi ve Hz. Muhammed (s.a.s)'e evlenme teklifinde bulundu (İbn İshak, a.g.e., 59).

Fatima validemiz

Rasülüllah efendimizin zevcesi hazreti Hatice validemizden olan dört kizindan birisi olup Hicretten 13 yil evvel Mekkei- Mükerremede dogdu.yani (Miladi 610)Hicretin ikinci yilinda hazreti ali ile izdivac etti.O zaman H.Z.Ali 25 yasinda Fatiam validemiz 15 yasinda idi.kendisinden 5 cocuk dünyaya geldi. H,Z,Hasan H.Z.Hüseyin H.Z.Muhsin olmak üzere 3 oglu-yaliniz Mühsin kücük yasda vefat etti.Kizlari Ümmü Gülsüm ve Zeynep.Rasülüllahin nesli Hasan ve hüseyin R.A. den devam ettigi icin onlar meshur olmustur.Akli zekasi hüsnü takvasi Zühdü Haramlardan kacinmasi Güzel ahlaki ile insanlara örnek olmustur.Rasülüllahin vefatindan sonra hic gülmemistir.Rasülüllahdan sonra alti ay daha yasayip.hicretin 11.ci yilinda Ramazani serifin 3. günü vefat etmistir.

Örnek Kadınlar

Bu bölümde hayatı ve yaşantıları ile bizlere örnek olmuş kadınlardan bahsedeceğiz

MÜŞRİKLERİN ÇOCUKLARI HAKKINDA İSLÂMÎ ÖLÇÜ

Küçük yaşta iken vefat eden müslüman çocukları, ana ve babalarına tebeiyyetle, Allah'ın lütfuna nail olacaklar ve cennete gireceklerdir. Bu hususta muhalif kalan bir İslam âlimi yoktur. Müşriklerin çocukları-na gelince, bu mevzuda birbirinden farklı beyanlar vardır. Şöyle ki:

a) Anadan doğan her çocuğun İslam fıtratı üzerine dünyaya geldiğini bildiren hadis-i şerifi (1) dikkate alan ilim erbabı, ergenlik çağına ulaşmadan önce vefat eden müşrik çocuklarının cennet ehlinden ol-duklarını ifade etmişlerdir. İmam Nevevî, bu görüşün sahih olduğunu ifade etmektedir (2).

September 28th

FETRET DEVRİNİ TESBİTTE VE PEYGAMBERİMİZİN ANNE VE BABASINI TENZİHTE ÖLÇÜ

Fetret, iki peygamber arasında peygambersiz geçen devre manâsınadır. "Fetret" denildiği zaman Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile Hz. İsa arasında geçen altı asra yakın zaman akla gelir. Bu karanlık devre-de yaşayan insanlar üç kısma ayrılmaktadır. Şöyle ki:

a) Cenâb-ı Hakk'ın varlığını bilen ve birliğine inananlar:
Bunları ikiye ayırmak mümkündür. O devredeki insanlar içinde Kuss bin Sâide ve Amr bin Nüfeyl gibi (1) hiçbir şeriata dahil olmadan tefekkür yoluyla Allah Teâlâ'nın varlığına inanan kimseler bulunmakta, Tübbâ ve kavmi gibi bir şeriata bağlananlar görülmekteydi. Bir şahsın "mü'min" sayılması için aranan îman-ı icmâlî bu iki sınıfta da mevcut olduğundan bu kimseler, ehl-i îman sayılmaktadırlar.

ASHAB-I KİRAMLA ÜMMET ARASINDA EFDALİYET ÖLÇÜSÜ

Ashab, mümin olarak Resulullah (s.a.v.)'ı gören veya O'nun mecli-sinde bulunan ve mümin olarak vefat eden kimselerdir. Resûl-i Ek-rem'in huzurunda bulunma müddetinin kısalığı, sahabelik şerefini en-gelleyici bir sebep değildir. Onlar, iman nuru ile aydınlanan kalpten gözlerine akseden bir iştiyakla Resulullah (s.a.v.)'a baktığında iki cihan güneşinin vech-i şerifinden öyle bir nur iktibas etmişlerdir ki, o feyz-ü bereketle, aktâb-ı kiramın fevkinde yüce bir makama ulaşmışlardır. Al-lah Teâlâ, bu müstesna dereceyi bu şerefli zümreye tahsis etmiştir. Hiçbir fert bu hususta onlarla kıyaslanamaz. Ehl-i sünnet âlimlerinin bu noktada görüş birliği vardır.

ASHAB-I KİRAMA SAYGIDA ÖLÇÜ

Kristalize edilmiş bir elmas gibi çok yönlü bir kemâlâta sahip bulunan Resûl-i Ekrem (s.a.v.), İslâm güneşinin şâşaalı tulûu karşısında çok renkli bir görünüş arz etmekteydi. Onda vaki tecelliyata mâkes olan ashap, bu farklı duruma göre televvün ve tenevvür etmekteydi. Verâset-i Muhammediye'den bu istikamette tefeyyüz eden ashabın kimi imânî meselelerin tahkikine, kimi adâlet-i Muhammediyyenin tatbiki-ne, kimi şecâat yönünün tahkimine, kimi hayâ hasletinin tarsînine, kimi sır saklama mükellefiyetinin temsiline, kimi siyaset-i Ahmediyye'nin uy-gulamasına, birçoğu da ahkâm-ı şer'iyyenin tebliğine varis bulunuyor-lardı.

RESULULLAH (S.A.V.)İN EHL-İ BEYTİNİ TANIMAKTA VE SEVMEKTE ÖLÇÜ

Peygamber (s.a.v.)'in Ehl-i Beyt'ine muhabbetin lüzum ve faydala-rını izaha başlamadan önce, bu şerefe erişmiş bulunan bahtiyarların kimler olduğunu açıklamaya çalışalım. Bu hususta birbirinden farklı görüşler vardır. Şöyle ki:
(4) Sûre-i Zuhruf, 36.

a) Ehl-i Beyt, Peygamber (s.a.v.)'in zevceleridir:

Bu görüşün sahipleri "... Ey ehl-i beyt, Allah sizden ancak kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister" (1) âyetinden önceki ve bir sonraki âyet-i kerimelerde Peygamber (s.a.v.)'in zevcelerine hitap edil-mesini dikkate alarak, "Ehli Beyt'ten maksat, ancak zevcât-ı tâhirât'tır" demişlerdir. Ashabtan Abdullah bin Abbas (r.anhüma) ile, tabiînden İkrime'nin görüşü budur (2).

Kadınlara verilen müjdeler

Selâme, Resûl-ü Ekrem Efendimizin biricik oğlu İbrahim'in dadısı olan hanımın adıdır. Yani sahabe hanımlardan biridir. Hatta hanımların çekinip de soramadıkları bir çok sualleri gelip Selâme'ye söyleyerek sordurdukları da İmam-ı Malik'in naklettiği hadisten anlaşılmaktadır.

Bir gün Resûlullah Efendimizin huzuruna gelen Selâme, rahatça sualini sorar:

Ya Resûlallah, sen hep erkeklere müjdeler veriyor, hayırları erkeklerin yaptıklarını beyan buyuruyorsun. Kadınlara ise böyle müjdeler vermiyor, hayırlara onların da sahip olduklarını bildirmiyorsun..

September 26th

ŞEYTANIN HİLESİNİ TEŞHİSTE ÖLÇÜ

Çıvgın bir alevden yaratılmış bulunan şeytan, düşmanlığına hedef olarak Âdemoğullarmı seçmiştir. İnsanları dünyada mahçup, ahirette mahzun etmek için her yola başvurmakta, günahları süsleyip cazip ha-le getirmekte, sonu cinayet ve rezalete varan işleri yaptırmaya gayretsarfetmektedir. Sonsuz rahmetin sahibi bulunan Rabbimiz, şeytanın tuzaklarına düşmememiz için, Rabbanî ölçüler koymuştur. Tedbir ve çare mahiyetindeki bu ölçüler şunlardır:
a) Şeytanın ıslaha müsait bulunmayan bir düşman olduğunu bil-mektir. Onun insanlara karşı açtığı harbin sulhu yoktur. Şeytanın bu yoldan döneceğini ummak, Kur'ân-ı Kerim'in beyanlarını iyi anlama-mak olur. Onunla olan cihad, kıyamete kadar devam edecektir. Bu hu­susta bizleri uyaran Hâlik'ımız, "Şeytan sizin düşmanınızdır. Onun için siz de onu düşman tutunuz"(1) buyurmaktadır.

CİNLERİN BİRBİRLERİ İLE VE İNSANLARLA EVLENMELERİNDE ÖLÇÜ

Cinlerin erkeği de dişisi de vardır. Aralarında evlilik de cereyan et-mekte ve zürriyet sahibi olmaktadırlar. Bir âyet-i kerimede "... Şimdi siz beni bırakıp da onu ve onun neslini, hepsi sizin düşmanınız olduğu halde, dostlar edinir misiniz? Zalimler için ne kötü tram-padır bu!" (1). Onların zürriyeti aile ve çocuktur. Latif olmaları, üreme-lerine engel değildir. Latif olarak evlenirler ve latif olarak doğarlar (2).
İmam Şa'rânî (k.s.), onların evliliğini "sakin bir havada tuğla ocak-larının bacalarından çıkan dumanların birbirine karışması tarzında" vâkî olduğunu, bu suretle ilkah ve hamlin meydana geldiğini ifade et-mektedir (3).

MELEKLERİ BULUNDUKLARI YERLER VE GÖRDÜKLERİ İŞLERLE TANIMA ÖLÇÜLERİ

Melekler; "Nurdan yaratılmış, muhtelif şekillere girebilen latif ci-simlerdir" diye tarif olunmaktadır. Bu tarifte görülen "cism-i latif" kaydı, onların gözle görülmesinin zorluğunu; "muhtelif şekillere giren" tabiri de peygamberlerle ve diğer insanlarla olan mükâleme ve münasebet-

lerini kolaylaştırmak için takip ettikleri bir yol olduğunu hatırlatmaktadır.
Melekler, gerek gördükleri işler ve bulundukları makamlar, gerek-se sair vesilelerle Kur'ân-ı Kerim'in sekseni aşkın yerinde anılmakta-dırlar. Ana rahminden Arşü'r-Rahmân'a kadar onların bulundukları yer-leri ve gördükleri işleri izaha çalışacağız

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13