zina

s.a bende bu çaresiz zavallı insanlardan biriyim ben de bu hatayı yaptım ve rabbimden affımı bekliyorum içim acıyo çok kötü şey yaptım kendimi o kadar kötü hissediyorum ki yerin üstündemiyim altındamıyım bilmiyorum ne olur bana bi çıkar yol gösterin ve yardımcı olun ne yapıcamı bilmiyorum allahım beni afetsin yazarken bile çok utanıyorum ben nasıl bi insanım içimmi ferhalatcak bişey söleyin rabbim beni affedermi ne olur yardım edin çok pişmanım dualarınızda benide bu günah a batmış kulunuzuda eksik etmeyin.

yalan yere kurana el basmak

bnm öğrenmek istediğim:Biriyle yatmadım diyip korkudan yalan yere kurana el basıp yemin etmek ne kdar günah veya kefaret gerektirirmi

oğuzz kardeşim size nur

oğuzz kardeşim size nur süresinden ayetlerle cevap vereceğim inş ..
1.(Bu,) İndirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. İçinde, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz diye apaçık ayetler indirdik..

2.Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit bulunsun.

3.Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikahlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.

4.Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan, sonra dört şahid getirmeyenlere de seksen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır.

5.Ancak bundan sonra tevbe eden ve salihçe davrananlar hariç. Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

gecmişte işlediği günahtan tövbe eden bir müslüman eyerki tövbesinde sadık kaldıtsa ve o günahı bir daha işlemediyse .
zina etmişte olsa deseki ben vallahide billahide zina etmedim o doğru söylüyordur .

Şimdi bunu özetlemekle ayetin manasını tesbit edelim: Burada üç kısım vardır: Müşrikler, zinayı helal kabul edip hafife alanlar, bir de böyle olmayanlar.

BİRİNCİSİ: Herhangi bir mümin erkeğin veya mümin kadının, şirk koşan bir kadın veya şirk koşan bir erkekle nikahı sahih olmaz, kesinlikle haramdır, o bir zina olur.

İKİNCİSİ: Zina eden erkek ve zina eden kadın, ayetin nuzul sebebi olan kerhaneciler ve sermaye olarak kullandıkları kadınlar gibi zinayı helal gören veya zinayı hafife alan takımdan ise, haramlığı nass ile benimsenmiş olanı helal kabul etme veya hafife alma küfür olduğu için, bunlar müşrik hükmünde olduklarından, nikahları nikah olmaz, kesinlikle haramdır, müşrik nikahı gibidir.Onun için ayette zina eden erkek ve kadın, müşrik erkek ve kadına denk tutulmuş, "Bu müminlere haram kılınmıştır" buyurulmuştur. Ayet bu iki kısmın nikahının haram oluşuna delildir. Ancak gerçekten tövbe etmiş olanlar başkadır.

ÜÇÜNCÜSÜ: Helal sayma veya hafife alma gibi küfür delili olmayarak zinası tesbit olunmuş, önceden de başından hiç nikah geçmemiş ise, iffet sahibi müminlerin bunları nikahlamaları tahrimen mekruh, fakat nikahları sahih olur. ayetin tahriminin bu kısmı içine aldığı hususunda bir çeşit şüphe vardır. Onun için içtihada yol açmıştır. İşte zikredilen ihtilaf, bu kısım hakkındadır. Yalnız Hz. Aişe ve İbnü Mesud ve Bera b. Azib hiçbirisinde nikahlanmayı uygun bulmamış, bu kısmın haramlığını da diğer iki kısım derecesinde tutmuşlardır.

Özetle söylemek gerkirse Zinayı helal sayanlar ancak zina eden biriyle evlenmelidir. Zinanın haram olduğunu kabul edip nefsini uyarak zina eden bir müminin zina etmeyen birisiyle evlenmesi helaldir. Ayrıca içten ve samimi yapılan tövbeler inşallah kabul edilir.

Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

zina etmiş töbekar bi erkek zina etmemiş mü'min bi kadınla evli.

Arkdaşlar konuya hakim olan arkadaşların cevaplamasını temenni ediyorum. Zina etmiş tevbekar bi erkek temiz mü'mine bi kadınla evlenmiş ise ve erkek tevbesinde sadık kaldı ise bu ikisin,n arsındaki nikah geçerlimidir. Allah cümlenizden razı olsun..

hadisi şerif

peyganber efendimiz ..diyorki. insan günahından dolayı cenete gider töbe ederde bu günahın ezikliyini yaşarsa .. bide yapdıgı günah allahdan büyük se tama o yandı . sen sadık kalmış diyorsun problem yok .nikahıda geçerlidir .allah sizlerden de razı olsun razı oldugu alemide kolay etsin

S.ALEYKUM ( OĞUZ KARDEŞİM..)

KARDEŞİM SİZ HİÇ İLMİHAL ,FIKIH OKUMUYOSMUSUUNZ HİÇ KURANI KERİMDEN MEALİ ŞERİFİ, TEFSİRİ OKUMUYORMUSUNUZ...

TABİKİ GEÇERLİ KARDEŞİM. NEDEN GEÇERLİ OLMASIN YA. YAPMAYIN ALLAH AŞKINA BU TUR SORULARDA ARTIK HAYRET EDİYORUM.
HAK. HELAL EDİNİZ...

caresiz

bende affınıza sığınarak size bişey sormak istiyorum küçükken basıma gelen tacizden sonra hayatım karardı en yakınım tarafından oldu bu olay sonra bende kötü bi insan oldum net denen bu meret evimize girdi 1 sene önce önceleri kötü olacak hiçbişey yapmıyodum ama sonraları baskalrıyla kötü seyler yapmaya basladım biliyorum bu berbat bişey ama ben allahı dini namzaı bilen biriyim övünmüyorum asla bununla ama neden hep nefsime yenik düşüyorum her konusmadan sonra pişman olup tevbe ediyorum ama sonra yine yapıyorum kurtulmak istiyorum yemin ederim eleştirin elbette ama nolur kırmayın yanlıs olduğunu cehenneme kendi odunumu hazırladığımı biliyorum allah rızası için bana bi yol gösterin sizce ne yapmalıyım acil cevap istiyorum rica ediyorum ae olun hayırlı günler

Çaresiz Kardeşim, Çare Kuran ve Sünettir.

Ey kararsız kardeşim kırılacak olan nefsinizin ahmak divane serseri bedbaht cam parçacıkları hükmündeki arzuları ve istekleridir.maksadımız sizi kırmak ayıplamak değil.hallerinibilmediğiniz,mahiyetin tanımadığınız nefsinizdir.. İnsanı mahveden, rezil eden, kepaze eden, nefsin bin bir türlü entrikaları, oyunları ile şeytanın bin bir türlü desiseleri ve vesveseleridir.insan nice haramlara günahlara isyanlara hep nefsin ve şeytanın tahakkümü ile düşer.zina şehvet ve duyguların tahakkümü karşısında aklı kalbi nuru imanı sönen insan gözünü haram yataklarında açar.insana hiçbir zaman azı yetmez çoğunu ulaşmaya çalışır.göz bakmaktan sıkılır,tutmak ister tutmaktan sıkılır sarılmak ister, sarılmaktan sıkılır kavuşmak ister, kavuşmaktan sıkılır eğleşmek ister vs vs gerisi çorap söküğü gibi gelir. Ötesi hezeyan ,ötesi acı, ötesi isyan, ötesi günah ,ötesi delalet ötesi ateş, ötesi cehennem olur. ötelere geçmemek için evinizdeki neti ya atın yada kendinizi hayırların içine atın.cenabı hak katında evi zinacı evi olanlardan olmayın.feda ettiğiniz şeylerle lezzet aldığınızı düşündüğünüz şeyleri bir kıyas edin vicdan iman sünnet kıyasına teşmil edin.bakın feda ettiğiniz şeylerin karşılığında aldıklarınızın kıymeti nedir.
Kardeşim evlimisiniz bekarmısınız bilmiyoruz.gerçi her halükarda yapılan zaten iman dine iffete ilişiyor.başınıza gelen taciz olayının şimdiki halinizle ne alakası var onu anlamadım.insan tacize uğradığı zaman o tacizin etkisiyle ya insanlardan soğur nefret eder yada aksi olup şeytani hayvani bir arzu heyecan dürtmesi ile artık o tür şeylerden hoşlanmalar başlar.bu halet ise hastalık halidir.doktora gidin.başkası sizin hayatınızı kararttığı zaman sizde acaba o kararmaya katkı mı sağladınız.batmış zaten balık deyip daha mı batırdınız değerlerinizi.günahın ümitsizliğine mi düştünüz.
Kardeşim ,nefis ve malını cenabı hakka değil de şeytana ve hevasına satmanın karşılığında biliyorsun ki cehenneme kütük olmak var.cehenneme gitmeden kendine cehennemin odunu yapıp oraya layık biçilmiş bir odun yapmak niye, böyle kötü bir ticareti niçin yapıyorsun.İki iki dört ederken niye şeytanın sözüne bakıp 5 eder diyorsun.beş davası güdüyorsun.günah ve haramın kapısında dilencilik edeceğine o günah leşlerine tenezzül edeceğine helal ve temiz olan kapıya gel.ücreti trilyonlarca senelerle ölçülecek olan kulluk kapısına bağlan.meded umup dilencilik ettiğin lezzet kapısında sadece şeytanın üç beş göz boyamacası vardır.karayı beyaz gösterme,çirkini güzel göbsterme,boşu dolu gösterme,çirkini cazibeli gösterme çabası vardır.

Kardeşim,fıtratı bozulmamış bir kadın ahlakını muhafaza etmekten aldığı lezzeti günahlardan gelene lezzete değişmez.kadının hakiki lezzeti ahlakını muahafaza etmek,izzet ve şerefi ise yüksek ahlaklı nesiller yetiştirerek terakki etmiş toplumlara zemin hazırlamaktır.acaba fıtratı bozulmaya yüz tutan bir kadın aileye ne katabilir,evine eşine sadakatine ne katabilir.bozuk olan hiçbir şey faide vermez.bozulan şey iyice zehir zıkkım olur.defolu makine defolu mal üretir.sağlam makine sağlam mal üretir.şimdi iffetini namusunu şerefini dinini bozan ahlaksızlıktan bozan bir kadın evinde sevgi muhabbet üretebilirmi,iyi güzel evlatlar yetiştirebilirmi,iyi samimi sıcak yuva tesis edebilir mi.kadın fıtratını bozdukça toplum bozulur.kokuşur.evlilik kokuşur aile kokuşur.millet kokuşur devlet kokuşur.kadını kokuşturmak için yarışan ifsat komiteleri soysuz sorumsuz ahlaksız bir nesil yetiştirmek peşindedir.ilahi rahmetin en latif en güzel ve en hoş meyvesi olan şefkat iksirinin menbaı olan kadın bozulursa zehir olmaz mı.o iksir olup şefkat iksiri ile evlatlar yetiştirmek varken,eşine şefkat vermek varken,şefkatli nesillere katkı varken o iksiri küçük zevkler karşılığı satıp zehirlisini almak karı akımlıdır acaba.,fıtratı bozan,masumiyeti götüren şefkati mahveden bu yollara girmekle kadın zıddına inkılap edip aşağılık mahluklar mertebesine düşer.kadınlığına has lezzet aldığı masum şeyler gider çirkin şeyler gelir.şefkatten iffetten değil haramdan zinadan beslenir.kadın fıtratı zina ile beslenemez çünkü fıtratına terstir.çünkü ondaki yüksek ahlak ve şefkatine müsade etmez.şefkati onu sefahette erkeklere yetişmeye müsaade etmez.en tatlı güzellik olan letafetli ve nezafetli hüsnü süretini ve şirin cemalini ulvi ciddi samimim nurani şefkatini eşine ve çocuğuna saklamak varken onu götürüp şehvet soyucuları ile meşveret yolunda kullanmak karı akılmıdır!.onlara paralatıp ucuza bozdurmak akıl işimidir.letafeti, ciddiyeti, samimiyeti, şirinliği, gidip çirkefliği kalan bir kadın ne işe yarar.yüksek ahlaka menşe olarak yaratılan kadın fıtratında olmayan alçak ahlaka sarılmamalı..fısk ve sefahette ve dünyevi zevkleri için hiç bir kabiliyetin olmadığı halde varmış gibi aldanarak islamın çizdiği mahsus güvenli dairenin dışına çıkıp fıtratına karşı gelmemeli..günahlara tenezzül edip onda bir kadın teselli ve lezzet aramaz.çünkü o günahların içerisindeki manevi cehennem azabını görür.teselliyi günahta aramaz.ordan o pis musluklardan içmez o bağlardan beslenmez.çünkü o pislik sefahet muslukları necaset akıtıyor.o bağlar zehirli zakkumları saklıyor.nebevi bir fıtrat olan şefkat kahramanı olan kadın imanın selameti için toplumun değerlerini yüceltmek için çalışmalı.kendini imanını muhafaza etmekle beraber başkalarının da imanlarını muhafazaya çalışmalıdır.
bu nasıl olur tabiki, günaha girmeyip başkalarını da günaha atmayarak.insanların günaha çığıracak kapıları açmayarak yapılacak.kadınlığa ait yitiğiniz olan korumanız olan fıtratınızın iktizası olan şefkat ve ihlası bulunuz ki, onları sizi yükseltsin korusun gözetsin.eğer bir şeylerin eksikliği başa gelmişse onu helal olan yoldan temine çalışın.dinin yarısı olan.nefisleri teskin eden.ruhları dindiren şehvetleri teskin eden rızayı ilahiyeyi kazandırıp sükunet veren,evliliği yapın.evlenin.hayretlerinizi sevgilerinizi şevklerinizi arzularınızı eşinizle paylaşın,layık olmayanlara vermeyin.insanlara gani gani dağıttığınız şeyleri sokaktan pazardan bedava almadınız.onları öyle bir yerden emanet aldınız ki,o emanet sahibiki, karşısında yıldızlar, galaksiler, seyyareler, zerreler boyun eğmiş. hiç bir boyun eğici varlıklar, zerreler kadar onun emri dışına gözetimi dışına çıkamıyor. aldıkları kulluk emirlerinin dışına çıkmayan bu koca seyyareler nasıl emanetleri zay etmiyorlarsa bizlerde kulluk iffet namus emanetlerini zay etmeyelim.cürmü küçük olan şu insanın sırtındaki namus din iman sadakat iffet emaneti madden değil manen o kadar ağır ve büyüktür ki, insan o yükün ihmalinden gelen hasaretini görse ruhu kalbi ürperir.evliyseniz küçük bir tahasungahınız olan,ve bir nevi manevi cennetiniz olan aile hayatınızı cehennem zebanileriyle doldurmayın.şehvet haramilerine cirit attırmayın.eşiniz görmese de yaptığınız cürümleri cinayetleri gören nice mahlukat var.melekler var.burda iki üç ile sınırlı olan görenler bilenler yarın yevmi mahşerde binlere milyanlara milyarlara çıkablir..insanın iki dünyasına saadet getirecek kadının fıtratı bozulmamış ,sadakatli eşler ile olabileceğine dikkat çekmektedir. Bediüzzaman Hazretleri.hayırlı ahlaklı temiz nezih nesillerin menbaı kadın olduğu gibi soysuz gayri meşruu veledi zinaların manbaıda kadındır.rabbimiz muradı temiz eşlerdir.sohbetleriyle kirlenmeyip temizleneceğiniz bozulmayacağınız ortamlara girin.sohbetlerle pislenip lekeneleceğiniz bu pis ortamlardan hicret edin kaçın.iyilerin yanına gidin.ehli tarik ve cemaatlerin içine karışın.masumane helal sohbetlerin lezzeti dururken gayri meşru sohbetlerin elemlerine girmeyin.kirlenmeyin.masumane sohbetler lezzetler yüzler binler gayri meşru sohbetlerden iyidir.temizdir.safidir.aklını fikrini zihninin kirleten bir kadın ve erkek bu kötü izlerin çocuklarına sirayet etmesini istemiyorsa pis alçak yollardan uzak dursunlar.bir gün internetin rezil bir kahramanı olursa kadın hali nice olur.meşveret ettiği zina ettiği insanlar tarafından görüntüleri netlerde elden gönülden şehvetten şehvete gezerse dünyanın öteki ucunda görüntüleri ile insanlar zevklense hali nice olur.üç kuruşluk lezzete mukabil bulacağı yüz trilyonluk zarar olmazmı.
bir insan eşiyle beraberken geçmişin bir gayrimeşru lezzetine o anda takılıp kalan kadının doğacak çocuğu acaba kime benzer yada kimi çağrıştırır.yada manevi gayri meşru bir velet olur mu iyi hesap etmek gerekir.inşallah cenabı mevlanın affına sığının.çareniz kuran sünnet sığınakları limanları.tahassungahlarıdır.cam parçacıkları hükmündeki pis geçici lezzetleri kırıp atın.

Boş ve abes sözlerin maskaralığını yapmaktansa
güzel sözlerin hamallığını yapmayı tercih ederim.

tahkik kardeşim

merhaba cok haklısınız söylediğiniz sözlerde ama bunu yaptığım bi kişi var msnde konusuyoruz net olmasaydı belkide bunların hiçbiri olmayacaktı ama size bi sorum var bu kişiyle sadece konusarak yapıyorum kamera da var biliyorum ben cok kötü biriyim ama nolur yardımcı olun bana yalvarıyorum yaptıktan sonra pişman oluyorum ama iki sözde eski iğrenc ben oluyorum gecen istiyorum ama yanlısı sürdüremem allahın rızasını bırakamam dedim ayrıldık iyi değilim baska kadınlarla yaparım sorumlusu sen olursun gibi bişeyler dedi kendimi bundan sorumlu tuttum onun günahı boynumda gibi hisseettim dün bidaha seni üzmiycem yine konuscaz dedim ama suan aynı hüsranlık var bidaha gidersen doğrulamam dedi ama bu hayatı günahlarla nasıl harcarım sizce onu sessizce msnden silip hayatımdan cıkarmalımıyım bişey olursa ona ben sorumlu olurmuyum onu terkettim diye ben evli değilim 20 yasında calısan biriyim zevk düşkünü biri değilim amaniye iinsanlıktan ckıyorum bilmiyorum hayatım zehir oldu yasamıyorum sanki boğulacak gibi oluyorum eskiden hergün yasin-i şerif okuyan ben namazımı kılmıyorum ağzıma dua bile almıyorum nasıl biri oldum cıktım ben nolur yardım edin bana allah razı olsun şimdiden cabuk cevap yazrsanız memnun olurum kurtulmak istiyorum bu azaptan

Ahirete Kulluk madalyaları ile Gidelim İsyan levhalarıyla değil.

Kardeşim Sizi hayata bağlayıp aklınızı başınıza aldıracak bütün ümit sadece yazı değildir.size yazı yazmak sadece yönlendiricidir ya da ihtar edici Ya da nasihat edicidir yada ikaz edicidir bakın koca gemiyi harekete geçiren insanın elindeki dümendir küçük bir dümendir koca gemiyi yürüten.işte sizde hayat gemisini sahil selamet olan iman kuran islam cennet limanına ulaştırmak zorundasınız rehberiniz pusulanız doğru olursa emin olarak limana ulaşırsınız.o kutlu rehberler ise kuran ve sünnettir.

Kardeşim günahların çirkefliklerin kapısı olan sohbet odaları zamanla insanı celp etmeye başlar.chat odalarının temel yapısı ana konusu hayvanlık ve cinsellik olduğu için başta bunlardan sıkılıp utananlar iğrenenler kusanlar zamanla o kustuklarından lezzet almaya başlarlar.beslendiği Nurani kaynaklar menbaalar yerine burulardan beslenmeye başlarlar.fikir zikri her şey artık bu odalara göre şekillenir.ibadetler aksar,şükürler azalır,isyanlar başlar,lezzetler değişir,imani itikadi zikri lezzetler yerini belden aşağı lezzetlere bırakır.yasak heyecanlar şehvetler üşüşür başa.nasıl ki insan his dükkanına giren his kokar mis dükkanı mis kokutur .işte böyle ortamlara girende artık o pisliğin içinde kararır yanar,bulunduğu ortamın farkında olmaz.kendini temiz yerde düşünmeye başlar.his ve vehimler onu aldatır.keyfine bak hayatını yaşa dedirmeye başlar.yaptıklarını meşru göstermeye iter.

bir bayan yada erkek bu işlere bulaşmadan önce düşünmeli eşime neyle nasıl gideceğim temiz olmayan bir hayat sayfası ile mi gideceğim yoksa kirli bir maziyle mi,sırtında ruhunda götüreceği şeyler temiz olmalı,kendine ilişmeyen rahatsız etmeyen bir gönül ile gitmeli.eğer evleneceği eve eşine geçmişin bavulları ile gitse. O bavullar bir gün açılacak pislikler eve saçılacak,içinden çıkan hatıralar hayaller şeytanın yardımıyla hükme başlayacak.

Kardeşim şeytan karşındaki kişiyi aldattığı gibi oda seni böylelikle aldatıyor.onun arzuları için kendini feda ettiğinin farkındamısın iffetini namusunu şerefini paralattığının farkında mısın karşındaki insan eğer bekar olsaydı belki seni çoktan isterdi evlenirdi sadece seni kendi duygularını arzularının kölesi yapmış senin iyi niyetini zaafiyetini kullanıp seni aldatıyor onun mutluluğu sanki senin yanındaymış gibi hareket ediyor halbuki senin bu halin imanını dinini iffetini mahvediyor onun pis zevklerin hatırı için böyle yapılır mı şimdi sizi sadece belden aşağı kullanan ruhunuzla kalbinizle sevginizle ilgilenmeyen böyle bir insandan uzak durun. siz onunla ne gibi bir sözleşme imzaladınız,sizi istediği kadar kullanıp sonra atma anlaşması mı yaptınız da böyle hareket ediyor. aldığınız lezzetten ziyade elemi sizi yakıyor değil mi lezzeti değil elemi sizi boğuyorsa hakkın hatırı o alçağın hatırından daha mı küçüktür Allahın hatırını hep kırdın biraz da onun hatırını kır istersen.çünkü sadece seni paralıyor.gençliğinin verdiği heyecanı suistimal ediyor.sana merhamet etmiyor acımıyor.o sadece zevkinde,eğlencesinde.alacağı lezzeti düşünüyor.

Sizi aldatmak ve sömürmeye devam etmek için söylediği sözlere bakarmısınız “yok günaha girermiş,yok harama girermiş acaba seninle yaptığı helal mi?başkalarıyla yaparken haram olacak senle lapınca helal öylemi.acaba sen onun kaçıncı kölesisin. kardeşim yapma etme duygusal olma. duygusal olanın sonu iyi olmuyor. duyguların seni değil sen onları yönet ,helal yolda yönet aklının ferasetli nasihatlerini dinle o pislikten çık rahmete karış arkadaşlara karış.gerekirse atın yahu neti evinizden.bugün sana yarın başkasına. nedir ekmek peynir değil ya.unutmayın ecel gizlidir her an gelebilir ve gelipde günahta götürebilir o zaman size faidesi olacak mı karşınızdaki bu şehvet haramisinin.size günahlarını yükleyecek.onun ve sizin bağımlılığı içki içmeye benzer içmeyince akıl baştadır ama içince akıl gider insan kendine engel olamaz şimdi sizde onunla konuşmayınca bir şey yok diyorsunuz . ama konuşunca kopuyor her şey. İçkiye alışan insan nasıl bırakmakta zorluk çekerse şimdi iki tarafta bırakmakta sıkıntı çekıyor.bakın karşınızdakinin zaten kemali yok aklı fikri bu işlerde bir gün başınıza bela olabilir resimlerini filmlerinizi gizlice alıp evliliğiniz zamanı başınızı ağırtır.netlerde sizi oskarlık birisi yapar. bir ömür lekeli olursunuz o adamın yüzünü bile aslında görmeniz helal değilken başka yerlerini nasıl görürsünüz. müminin bir erkeğin yüzüne bile dikkatli bakmak haram iken öteki haramlara bakmağı düşünün.rabbim men ediyor “onlarla perde arkasından bile konuşurken sesinizi inceltmeyin derken öyle bir şeye razı olur mu.sınırlar çiğnendi mi gerisi zaten gelir.hele iman ibadet iffet ipleri pamuk ipliklerine bağlıysa çabuk kopar dağılır.arkasına düştüğünüz insan şehvetten beslenen birisi,imandan kurandan dinden beslene birisi değil ki diyelim onu bırakamıyorsunuz.sadece onun size tarif ettiği kadar onu tanıyorsunuz.onu tek amacı vardır sizi şehvet şehvet ile kandırıp elde etmek.bu noktaya getiren kişi öteki noktalara ulaşmak için nice ali Cengiz oyunları yapacaktır.bu şehvet simsarları netlerde çoktur.bu simsarlara verdiğiniz şeyler ömrünüzün sonuna kadar şerefle taşımanız gereken emanetler hazinelerdir.bu hazineleri böyle ucuza satmayın.bozuk olan şeylerin müşterisi olmaz.çürük malın kıymeti olmaz.

Kardeşim Ahirete iki kere iki dört derecesinde inanan bir insan dünyanın sıkıntılarının boyutu ne olursa olsun sabreder dayanır.günahın cazibesi kadar güzel çekici zahiren lezzetli olsa da mukamet eder.sabredenler zümresinin en parlağı olan en güzeli olan en şereflisi olan peygamberlerin saflarında yer alır. İnsan bilmediği şeylerin özlemini değil tattaığı bildiği şeylerin özlemini çeken arzu eder elde etmeye kaybetmemeye çalışır.zina uyuşturucu sigara vb gibi şeylere bağlanan insanlar bunları terk etmekte sıkıntı çekerler.çünkü onlara bir nevi bir bağ le bağlanmışlardır.o bağları koparmak kolay olmaz.şeytan o günahlara haramlara insanları öyle bağlarla bağlarkı,o insanlar o kötülüklerin kapısında köle kul olurlar.ümitlerini keybederler.Nasıl ki bir komutanın üzerindeki elbisede bir çok madalyalar olur.şeref madalyaları olur.işte yevmi mahşerde kulların üzerinde de öyle madalyalar olacaktır.sabır madalyası,tevekkül madalyası,sadakat madalyası,ahde vefa ,kulluk,iffet ,namus madalyaları levhaları olacaktır.böyle parlak levhaları olmak mı güzeldir.yoksa üzerine asılmış,bu hırsızdı,bu ahlaksızdı,bu iffetsizdi ,bu fasıktı levhaları taşımak mı güzel olur,tabi ki kulluk nişanları ile dolu bir elbise güzel şereflidir iffetini namusunu muhafaza etmekten aldığı lezzeti günahlara haramlara girmekte alamayan bir bayanın yapacağı şey sabırdır.çünkü o mübarek mahluk olan kadınlar erkeklerden daha çok yaptığı günaha pişmanlık duyar., mahrum olduğumuz şeylerin karşılığı verileceği yer için sabredeceğiz. namusumuz için dinimiz için sabredeceğiz.bir nevi büyük zatların ettiği gibi her noktada zorunlu perhizler yapacağız..evlilik için zorunlu perhizler yapılacak.ahiretin güzel hayatı için haramlardan günahlardan kaçıp perhizler yapılacak..bir asker bilir ki ne kadar burada çile çeksem de ne kadar sürünsem de ne kadar nöbet tutsam da ne kadar aç kalsam da ne kadar uykusuz kalsam da günler sayılı olduğu için bitecek. sizlerde öyle sabredeceksiniz.çünkü hayat bitecek teskere alacağız.inşallah iman teskeresi alıp gideceğiz.bu alemden.ücrete rahata mükafata lezzete saadete. bizler sizler mecbur nefsimizi rabbimize satacağız,çünkü zaten gaflet rahat sağlık yüzünden satamıyorduk.hiç olmazsa rabbimiz yine merhameti ile bizi satmaya mecbur tutuyor.o zaman bizler zorunlu olsa da bu satışı yapacağız.bu kutlu satışlarla mutlu olacağız.çünkü şehveti arzuları namusu hevaya şeytana nefsimize erkeklere satsanız karşılığında ebedi azap var,ama rabbe satılsa cennet var.mükafat var. insana denilseydi ki her ağladığınız ve döktüğünüz gözyaşı elmasa dönecekti.insanlar hep ağlardı.öyle ağlardı ki dünya belki dünyada insan kalmazdı ağlamayan.herkes cenazelere koşardı,hastanelere koşardı,kabirlere koşardı,acılara belalara ölümlere koşardı ki ağlayayım da elmasları kazanayım.ama rabbimiz onu vermemiş ki karşılığı olmasın.o gözyaşları içerisinde tevekkül sadakat ve iman sabır varsa kıymet kazansın ahirette.işte nasıl ki yağmurun gözyaşları baharı müjdeler,yazın yağmurları nimet soflaralarını müjdeler,dökülen bulutun gözyaşları hayata hayat katar, hayata can katar öylede mümin gözyaşları da cennetindeki nimetleri sular,cennetin asude baharlarına tuba çekirdeklerini yetiştirir.böyle bir kutlu aczin fakrını bilenin ağlaması boşmudur acaba. ahseni takvim suretinde yaratılan sen veya ben önümüzdeki korkunç ölüm için önümüzdeki korkunç kabir berzah haşir sırat yolculuğu ve cehenneme gitmemek korkusu ile ağlamamız icap eder ki gözyaşlarımız ateşin söndürücüsü olsun,cennetin suyu olsun.cennet bahçelerimizi sulasın.denilse işte bu gözyaşları ile büyüdü bu cennet ağaçları ve meyveleri.insan nasıl mutlu olur.rabbim ebedi mutluluklar versin.ebedi neşeler ebedi saadetler ebedi gençlikler versin.ebedi neşelere ebedi saadetlere değişilecek dünyada ne vardır.hangi lezzet vardır.başkasının gayri meşru lezzetleri için insan kendi hazinelerini harcamaz tüketmez,onu memnun etmek için kendini paralatmaz.onun selameti için onun üç kuruşluk lezzetleri için kendini satmaz,ona merhamet etmek adı altında kendine zulm etmez.onun hayvani arzularına kendini köle etmez.onun şeytani istekleri için rabbini küstürmez,onun iplerinin şeytanın elinde olduğunu bilir,rahmani hikmetli neşeli dini olmayan davetlere icabet edilmez,başkalarının zevk pazarlarında kendini köle olarak satmaz.eğer kapkara hayat levhalarıyla dolu bir yaşam kalsa elimizde bir gün gelip evlenilse o mazinin derelerinde gizlenin pislikler çirkinlikler hafıza depolarında saklı olan tozlu acı tatlı hatıraları ile hep karşılaşılacak hayatı boyunca .acıların nedenleri ve niçinleri ile savaşılacak.pişmanlıkların niçinleri ile mücadele edilecek.geçmişte kalan acıların sarsıntısı bazen hazır zamanda yediği darbeler kadar etkili olacaktır.

Kainata nisbeten sığ itici kavurucu boğucu daracık bir dünya içerisinde sığışan insanın ebedi hayatını dünyaya yutturması ve boğdurması tehlikesi ve cesareti sahibi olan zalim insan,çaldığı kapıların hiç birisinde bediyet gençlik güzellik saadet rahatlık bulamayacağı halde kapıları çalar,açılan kapılardan ona fena zail nakıs çürük vaatlerden başka bir şey çıkmadığı halde,sonsuzluğu bırakıp fenanın fani fantazilerinden meded arayabiliyor..sonsuzluk karşısında bulduğu ise geçici sığ bir alanda çırpınmak oluyor.rabbim bizleri o geniş ihatalı bağlara bostanlara talep olanlardan eylesin.cünkü insan başına açılmış olan ebedi bağları bostanları sarayları kazanma davasını bırakıp baki küçük zaif zail adi lezzetlerin ardında koşmaktadır.Bediüzzman hazretleri ikinci dünya savaşında yıllarca bir kere merak edip savaşın sonu ne oldu kim kazandı kem mağlup oldu diye sormamış.talebeleri merak edip sormuşlar niye hiçbir gün dahi sual etmediniz savaşın akibetini.o zat ibretli bir cevap vermiş demiş ki,bu savaş dünyanın bağlarını toprakları bostanlarını almak için yapılan bir savaşsalar da da sadece dünyalık bir amaca ulaşacaklardır.ama insanın başına öyle bir bela imtihan açılmış ki ebedi bağları bostanları kasırları kazanıp kaybetme davası açılmış onu bırakıp şu olaylara hadiselere nasıl bakayım.işte bizler başımıza açılmış olan bu ebedi gençlik güzellik saadet davasını bırakıp şehvetin arzuların fantezilerin davasına düşmüşüz.bizi cehenneme götürecek arzuların ardına takılmışız.kendimizi cennete hazırlamalıyız cehenneme değil.günahlarla kirlenen bedenlerin cehennemde iletkenliği artacağı için azap şiddetini artıracaktır.günahsız bedenler cennette bütün zerreleriyle lezzet alacağı gibi ,aynen bütün zerreleriyle de yanacaktır.insan halbuki dünya sadece başı ağırır dişi ağır acıyı bir yeri çeker amma cehennem de bütün zereler onu hissedecektir.acaba hangi günah için böyle bir riske girilir.kimin hatırı için kimin zevki için kimin lezzeti için kemin sevgisi için böyle bir şeye kalkışır.
Kardeşim sizi aldatan o insana aldanmayın,yok sen olmazsan ben günaha girerim.yok sebebi sen olursun.o alçağa deyin ki be alçak,şimdi bizim yaptığımız sanki sevapmıdır ki şeytani aklınla, hayvani aklınla beni aldatıp namusumu şerefimi paralıyorsun.eşine edebine ait hayâna iffetine ait hazinelerindir onlar senin niye böyle ucuz şehvet pazarlarında teşhir edip paralatıyorsun.internetin rezil bir kahramanımı olmak istiyorsun.kendine çaldığın karalar lekeleri bir ömür peşini bırakmamasını mı istiyorsun.şehvetini yokuş aşağı bırakırsan tepe taklak gider.net eğer psikilojini bozup şeytanın tuzaklarına düşürüyorsa uzak dur netten.hicret et bu pisliklerden temiz yerlere ortamlara.hiç bir şeyin olmayan nişanlın yada eşin olmayan bir adamla paylaştıklarını bitir.insan sevgisini muhabbetini sevdiğiyle paylaşır layık olanla paylaşır, karşınızdaki hayalet değil sokakta gördüğünü insanlardan birisi,nasıl sokakta birisini yakalayıp gel seks yapalım demiyorsan nettekileri de aynı sokaklardaki gibi göreceksin.insan işyerinde evinde namuslu görünüyorsa iffetli edebli görünüyorsa evinde yalnız kalınca netin başına geçince üzerinden namus şeref iffet iman elbisesini çıkarıp atarak başka bir ruha girmeyecek.insanlara karşı öyle görünen insan nasıl olur her yerde kendini gören gözeten rabbine karşı öyle rahat olabilir.düşünün bir köprü üzerine çıktınız ve kendinizi aşağı atacaksınız,arkanızdakiler size onlarca yüzlerce şey vaat ediyor,atma diye,ama aşağıda birisi kısık sesli bir desas size at at diyor.şimdi siz üstekileri değil de altaki o hiçbir şey vaat etmeyen dessas kişiyi dinleyip kendinizi aşağı atsanız size acınır mı.asla çünkü size hiçbir şey vaatmeyen bir kişiyi dinleyip canınıza kıydınız.üsteki insanları dinlemediniz.işte altaki o kişi şeytandır.üsteki kişiler ise kutlu imanli insanlar velilerdir.maalesef insanlar cennet vaat eden,saadet vaat eden,dini peygamberleri değil de cehennem vaat eden şeytanı dinliyorlar.kendilerini helak ediyorlar.şimdi siz size kimin ne vaat ettiğine iyi kulak verin.
Kardeşim bizlerin muhafaza etmesi gereken o kadar şey var ki imanımız,iffetimiz,dinimiz,şerefimiz,sorumluluklarımız,sevdiklerimiz ve islami değerlerimiz.ama bunları muhafaza etme noktasında gerekli hassasiyet ve ciddiyeti ve sadakati gösteremiyoruz,bu değerleri tam muhafaza edemiyoruz.örtümüzü günün 24 saati muhafaza edemiyoruz.imanımızı tam manasıyla muhafaza edemiyoruz,duygularımızı ilişkilerimizi ,mutlaka hepsinde fireler veriyoruz.tavizler verebiliyoruz.bu vermeler bizden manevi ve muaccel bir ızdırap ücretini zaten peşin alıyor.bu vermelerimiz eksiltme olarak değil amelimize imanımıza kulluğumuza bir şeyler katma noktasında olması gerekirken maalesef eksiltmektedir.bu eksiltmelerde bizleri inandığımız gibi inanmaktan uzaklaştırarak yaşadığımız gibi inanmamıza sebep olmaktadır.yaşadığı gibi inanmaya başlayan insanlar inandıklarının yüzde 70 ini kaybetmektedirler.rabbim kaybedenler kuşağında bizi bırakmasın,
Kardeşim ümitvar olun,eğer bir insan nedamet ve pişmanlık adımlarıyla rahmet kapısına gelmişse o insanın bir ümidi affedilme ümidi vardır da gelmiştir.o kapının önünde duran bizim gibi insanlara rahmet kapısına gelenlere bazen böyle kötü davranırlar o insanları uzaklaştırmaya çalışırlar.ordan kurtuluş rahmet beraat senedi almamaları için.halbuki o rahmeti sonsuz zatın kapısında yol kesmek şeytanın işidir.hele ki o insan Allah rızasını gözeterek yardım istiyorsa.kardeşim dua silahını kullanın o silah ile rabbim sizi aşk yankesiclerinin şerrinden korur,o dua silahı ile ümitsuzliğin belini kırın,o dua ile rabbimizin rahmetini celp edin,sevecekseniz rabbimizin sevdiklerini sevin,onlarla muhabbet edin,sizi sadece Allah rızası için sevecek olanı sevin,sizinle hemen yatmak hevesine düşenleri sevmeyin,kardeşim sadakat en mühim bir haslettir. bugün aşk sevgi muhabbet hep belden şağı bağlanmış,ulvi nurani sevgiler bitmiş,gitmiş safiyeti kalmamış,hele ki çalışan bayanlar için iffetini dinini şerefini imanını kaybetme tehlikesi daha çok çünkü insan istemesede etkileşim sonu bir şeylere maaruz kalabiliyor.dikkatli olun.

Dikkatli olun şeytan ve nefis size büyük bir tahakküm uygulayacaklar,tövbelerinizi sadece dilinizle değil kalbinizle ve nefsinize de yaptırın,diliniz tövbe ederken kalbiniz acaba yine aynı hataları işleyecekmiyim,acaba tövbeyi bütün azalarım istiyormu,nefsimde istiyor mu yoksa nefsin kısık sesi nasıl olsa bozacaksın boşuna etme gibi telkinlerine kanmayın sakın,keffaret korkusuyla size şeytan tövbeye yaklaştırmayacaktır,tövbe etme cesaretinızı kıracaktır.nasılsa tövbeni bozacaksın tövbe etme tilkinleri verecektir,nefis ve şeytan vicdanınıza baskı yapacak. iki tarafı da mahv etme gayretidir şeytanın telkinleri dikkat edin.zorlu badirenin bu kısmını atlatmak için direncinizi artırmak için bir an önce kendinizi medreseye atın. Kardeşim Siz mutluluğu sadece onunla konuşmaya,ve görüşmeye endekslemişsiniz her halde ,öyle zannediyorsunuz ki mutluluk sadece böyle gayri meşru bir muhabbettedir,eğer ibadetteki ,imandaki,tefekkürdeki ,bir evrad ve tesbih çekmekteki,bir evliyanın hayatını okumaktaki mutluluğu fark etseydiniz,lezzeti fark etseydiniz,fani bir surete.fani bir cisme,fani bir mahbubua,fani bir güzelliğe,fani bir kelamlara,müştak ve muhtaç olmayacaktınız.samedani kalb olan yani Allahın tecelli ettiği yer olan batını kalbinizi mecazi,fani mahbublarla doldurmazdınız,kalb kabenizin içini mecazi mahbubların heykelleriyle doldurmazdınız.siz öyle zan ediyorsunuz ki mutluluk sadece gayri meşru bir muhabbettedir,gayri meşru bir muhabbetin neticesi elemdir,şekavettir,gözyaşıdır.
gayri meşru bir muhabbetin neticesi vicdanın feryatlarıdır,
gayri meşru bir muhabbetin neticesi bazen lekelenmektir,
gayri meşru bir lezzetin neticesi bazen mevlayı verip leylayı almaktır.
Gayri meşru muhabbetlerin lezzeti zehirli bala benzer lezzetinden ziyade elemi vardır.vicdanın sancısı bütün bedeni sarar,insanı kıvrandırır.
gayri meşru muhabbetlerde aşıkların yüzde 90 ı maşukunudan hep şekva eder.
gayru meşru muhabbetler insanın şerefinin,izzetinin,dininin,imanının iffetinin,düşmanıdır.
gayru meşru muhabbetlerde lekelenen her zaman kadın olur,çünkü kadının iffeti leke kaldırmaz,o leke kolay kolay çıkmaz,
gayri meşru muhabbetlerde şeytanın telkinleri ve haramları tatlı gösterme neticesiyle vücuda gelir,
gayru meşru muhabbetlerin destekleyicisi nefis ve şeytandır,
gayri meşru muhabbetler insanı yalancı ,sahtekar,hilebaz,dessas yapar yanlışları gizlemek için hep yalan silahına müracaat ettirir.
gayru meşru muhabbete düşen bayanlar özellikle evli bayanlar iffetinin,dininin,şerefininin,imanının yüzde 80 nini,kaybetme tehlikesi içindedirler.bizi aldatan bizden değildir,her günahta küfre götüren bir yol vardır,hayanın yüzde 90 ı kadında yüzde 1 i erketedir vb gibi sebeblerden dolayı.
gayru meşru muhabbetler kadını evine ,kocasına çocuğuna yabani eder,onlara olan muhabbetini giderir,
gayri meşru muhabbetler kadını zina haram günah çukurlarına atar,o çukurlardan çıkmak müşkülşa olmaya başlar,
gayri meşru muhabbete düşen bayanların hali
avcının tuzağına düşen ceylana benzer,kurtulmaya çalışır,çünkü geride kendisini beklheyen yavrusu vardı evi vardı,
gayri meşru muhabbetlere düşen bayanların ilk uğrayacağı yer genelikle yatak odaları olur,çünkü leylalar ve mecnunlar artık şehvet avcısı olmuş.
gayri meşru muhabbetlere giren bayanlar bilinmezlik girdaplarına doğru yuvarlanırlar
gayru meşru muhabbetler özellikle kadınların değerlerini,ve zinetlerini elmastan kömüre kalb eder,
gayri meşru muhabbetler neticesinde gözü yaşlı hep bayanlar olur,kahraman ise erkekler,
gayri meşru muhabbetler için netleri tercih edenlerin ilk uğrak yeri sanal ranhdevu evleri olan arkadaşlık siteleridir.
gayri meşru muhabbetlere girenler gül bahçesinde zehirli dikenlere maaruz kalırlar,
gayri meşru lezzetlere girenlerin aldıkları lezzetler devamlı olmadığı için ,şeytanidir,asla rahmani olmaz,çünkü kalp ve vicdanın memnun olmadığı bir şey rahmani olmaz,
gayri meşru muhabbetlere girenler hissiyatlarının esiri oldukları için akıl ile hareket etmedikleri için akibette ki zararları göremezler ve pişmanlık nidalarıyla ahu fizan ederler

Kardeşim dünyanın üç yüzü var biri allahın esmasına ayinedarlık vazifesi görür.o yüzü çoğu insan fark etmez,bu yüzünde kalbin ruhun aklın saadeti vardır.dünyayı insana küçük bir cennet yapar.bu yüz marifetullahla kazanılır.yani her şeyi Allah hesabına sevmek,her şeyde Allahın rahmetini,hikmetini,hakikatini,keremeni görmektir.bu yüzü kazanmaya çalışın
dünyanın ikinci yüzü ahirete bakar yani insan dünya mezrasında ne ekerse ahiret tarlasında onu biçecek,iyilik eken,ibadet eken,kulluk eken,marifet eken,sadakat eken,teslimiyet eken,karşılığında ebedi saadet,lezzet,mükafatı biçecek,günah eken,haram eken,sadakatsizlik eken,tevekkülsüzlük eken,nankörlük eken,iffetsizlik eken,ihanet eken,küfür eken ise cehennemde ebedi sonsuz bir azap biçecek.Allah muhafaza siz biraz niyetiniz kötü olmasada bu tarafa kaymışsınız.çünkü siz gayri meşru biryol ile giden ancak zıddı maksuda gider,sırrınca yani ne kadar doğru bir gaye ile giderseniz o kadar hedefe rahat ve hızlı ulaşırsınız,ama yanlış bir yol ile hedefe ulaşmanız zordur,ulaşsanızda neticeleri boştur.
'Dünyanın üçünçü yüzü ise insanın hevesatı nefsaniyesine bakar bu asırdaki insanların çoğusu bu bedbaht ve sonu helaketlere felaketlere imansızlığa eleme kedere giden bu yolu tutmuşlardır.Allahın beden şehrine bu serkeş ,sarhoş ,gafil,hain,isyankar dinsiz,imansız şeytanın telebesi nefsi sultan yapmışlar o beden şehrini ,günahlarla haramlarla çirkefliklerle,Allaha düşman olan bütün unsurlarla doldurmuşlar,işte bu yüz allahın en sevmediği yüzüdür,Allahın katında bir
sivri sineğin kanadı kadar bile değeri yoktur.ama insanların katında bu fani dünya
kırılacak cam parçacıkları hükmünde olan metaları elmas değerini almıştır.dünyanın bu yüzünü seven insanların sözleri özleri fikirleri,gayeleri,ve hedefleri hep nefsani ve hayvani bir seyir ile gider,ulviyetten ziyade sufliyata gider hayatları,Allaha değil dünyanın geçici nefse zevke ve lezzetine hizmetkar kılınır bütün cihazatlar,aletler,siz bu yüzde bayağı teşriki mesai yapıyorsunuz herkes gibi.bu yüzü inşallah silip atacaksınız kısmi olarak hayatınızdan
çünkü bu yüz insandaki allaha ait olan ibadetinizi,zamanınızı.fikrinizi ,aklınızı,evinizi ,iffetinizi imanınızı çalıp sizi Allaha hakiki ibadetten kulluktan,komşularınıza hakiki arkadaş olmaktan çevrenizde olup bitenlerden,Allah katında ona karşı yapmayı tahahüt etteğiniz.vazifelerden size hep alıkoyacaktır.belki bu saydıklarımın bir çoğunu yapmıştır bu hevese ve nefse hizmet eden hayatınızın karelerin ve zaman dilimleri.inşallah nurani mesut ve samimi,şefkatli bir sahife açacaksınız hayatınızda.kaybettiklerinizi islam ve hizmet dairesinde bulacaksınız inşallah.sabrrrrrrrrrrrrr.
düşünün gayri meşru bir randevuya giden bir insanın kaza geçirerek ölen bir bay yada bayan sizce nereye gider.azabamı mukafatamı?....düşünün Allah yoluna hizmete sohbete ve bir insana kuran öğretmeye islamı anlatmaya giden bir insan ba yada bayan trafik kazası geçirse ve ölse sizce nereye gider.ikisinin de niyetlerine bakılsa biri cezaya biris de mükafata gidecektir.çünkü talebei ulüm sıfatını taşıyan insanlar o yolda ölünce şehit olarak ölürler.
Kendi kendinizi sorgulayın ve şu soruları sorun.Ben kendime sormuştum.
siz hiç bugün bu ay bu yıl insanlar kuran anlatmadığınız için bunalıma girdinizmi
siz hiç bu gün bu ay bu sene bir kadının kapanmasına sebeb olamadım diye üzüldünüzmü,
siz hiç bu gün bu ay bu yıl birinin namaza başlamasına sebeb olmadım diye depresyona girdinizmi,
siz hiç bu ay,sene ve yıl birisine kuran öğretmedim diye kendinize kahrettinizmi
siz hiç Allah aşkıyla ,peygamber sevgisiyle yanıp utuş perişen oldunuzmu,o peygamberin birsözünü duymayınca heder oldunuzmu,
siz hiç bir namazı kaçırdığınız için gözyaşı döktünüzmü saatlerce,
siz bir fakirin karnını doyurmadığnız zaman iştahınız kaçtımı
siz Allahın kelamı olan kuran ile Allah ile konuşmadığnız zamanlarda sinir krizleri geçirdinizmi,
siz size hayat insan nimetini veren zatı düşünmediğiniz zamanlarda bir ruh darlığı yaşadınızmı
siz şahsi kaygılarınız gibi,islamın kaygılarını çektinizmi,
siz haramların bataklığına düşmüş insanlara iman sünnet can simidini attınızmı
siz hayatın neticelerini helaya ve hevaya mı akıtıyorsunuz yoksa seccadeye ve kulluğamı
siz size zehirli bal getiren bir dessasın balını hangi psikoloji ile kabul ediyorsunuz, onu red edemiyorsunuz
siz sizi harama sevk eden bir insanı hangi mantıkla seviyorsunuz,
siz evinizde melaikeler,veliler,ruhanileri değilde hep hayalen o adamı gezdiriyorsunuz,belki aklınızda yatağınızda geziyor,
siz müştak olduğunuz o adamdaki gözlerin ,bedenin,güzelliklerin çürüyüp gideceğini düşünmüyormusunuz,
siz size ait olmayan emanet olan bedeni muhabbeti sevgiyi azaları hissiyatları hasseleri emanet sahibinin yolunda kullanmıyorsunuz o antika emanetleri götürüp antikacılar çarşısında Allah ve resulne değil demirciler çarşısında
götürüp züğürt ve güzellik maskesi takmış yalancı bir yusufa beş kuruşa satıyorsunuz.bu satışta ne büyük bir zarar var bilseniz.ruhunuz aklınız zararın hasaretinde ürperecek titreyecek.vahşeti mutlaka düşecek,ölüm meleği gelip sizi bu oyundan ,gafletten uyandırmadan uyanın.Unutmayın Allah sizi herkesten çok seviyor.Allah size baharı bir deste çiçek yapıp sunuyor oise ancak bir bağ çiçeği sunabilir.Allah size yazı nimet sofrası yapıp sunuyor o ise sadece bir sofra sunabilir,Allah size Güneşi lamba yapıp sunuyor o ise bir mum ancak sunabilir.Aslında sizin müştak olduğunuz ayinelerdeki suretlerdir.o ayineler kırıldımı her şey biter
unutmayın sizin ve karşınızdakinin şeytanı vazgeçmeyebilir..sizi son nokta olan zinaya ulaştırmak için bütün yolları deneyecektir.iki taraf içinde baskı uyguluyor.karşınızdaki şahıs için son merdivene kadar çıkmış ve bir merdiven kalmış ki onu bekleyen şeye ulaşmasına ,şeytan sizden çok onu teşvik edecek,artık zina fiili vücuda geldimi gerisi çorap söküğü gibi gelecek,kalp ve ruh yaralandıktan sonra ,ölmeye ve nuru imanı yavaş yavaş çıkarmaya başlayacak,çünkü her günahta küfre açık bir kapı var.şeytanın ve nefsinizin telkinlerine karşı internetlerde okuduğunuz şeyler,namazlar yetmez, aşk kangrenini kesip atın yoksa bütün imanı saracak.
bu illet.
karşınızdaki insana şunu söyleyebilirsiniz,şu kasavetli,boğucu,sıkıcı,dağdağalı bikakar dünya çölünde arkamızda ve başucumuzda ecel arslanı bizi kovalayıp dururken,önümüzde kabir darağacına her gün biraz daha yaklaşırken,sağımız ve solumuzda acz ve fakr yaraları var iken böyle bir halette iken neler peşinde koşuyoruz.ölümü öldüremiyoruz,kabir kapısını kapatamıyoruz,arkamızdaki ecel arslanını kaldıramıyorken kafamızı günah isyan kumuna sokmuşuz ecel arslanı bizi göremisin diyoruz ne kadar divanece bir durum bu böyle.

kardeşim zinaya yaklaşmayın diyen ayeti kerimesi işte bu yaraya dikkat çekiyor ve diyor ki zinaya düşerseniz artık nefis ve şeytan sizi o hayvani nefsani lezzetlerin kölesi yapar kurtulmanız zor olur.
her günahta küfre giden bir yol vardı.dikkat edin bu asırda küfür yolları yüze bine çıkmış,insanları cehennem vadilerine sürüklüyor.
arkadışınızla aslında birbirinizin günahlarını taklit ediyor birbirinizi cehennem ateşine atmaya çalışıyorsunuz.farkında değilsiniz.
insan dünyaya sadece mutlu olsun diye gönderilmemiş,yesin içsin helaya ve hevaya hizmet etsin diye gönderilmemişiş güç sahibi olsun evlensin çocuk sahibi olsun diye gönderilmemiş,asıl gaye kulluk ve ubudiyet.ötekiler imtihan vesilesi.
bir hadiste cemaattten ayrılan islamın ipini boynundan çırır denilmiş.bizler cemaat olmazsa günah çukurlarında yuvarlanabilirdik.bizi koruyan cemaattir.cemaatin rahmet kalesinin içine girin.
siz gösterdiğiniz pişmanlık ve yaşadığnız acılarla gösteriyorsunuz ki günahlarda haramlarda cehennem elemi var.cehenneme girmeden cehennem azabını yaşırsunuz
çok sevdiğiniz o erkek sizin bir nevi düşmanınız olmuş sizi ateşe doğru sürüklüyor.haramlara müptela etmiş.
Karşınızdaki erkeği hz yusuf olarak düşünün hz yusuf zinaya düşmektense zindanı tercih ediyor karşınızdaki şahıs acaba zindanlara girmeyi tercih ediyormu,
karşınızdaki şahıs kendinden iğrenmeye başlamıştı bu iğrençlik ve timsah gözyaşları galiba erken bitti,vicdanı tefessüh etti
konuştuğunuz erkek eşine aynı hakları verirmiydi başkasıyla konuşsun diye
konuştuğunuz erkek her gün imanınıza necaset bulaştırdığını biliyormu,vicdanı sızlıyor mu,
karşınızdaki erkek sizi allah katında aldatan,bir kadın,iffetini ve mahremiyetini ifşa eden birisi konumuna getirdiğini biliyormu,
konuştuğunuz erkek zinaya yaklaşmayın ayetinin tehdidinden korkuyormu,
konuştuğunuz erkek bir harami gibi bütün mukaddesatlarınızı ve zinetlerini yağmalak haramiliği yaptığnı biliyormu..
konuştuğunuz insan sizin zaafiyetlerinizi kullanıyormu.
aslında söz vardır bir kelimeyle herşey anlatır,söz vardır bin kelimeyle bir şeyi anlatmaz.
inşallah akibeti görmeyen kör olan ve insanı felakete vehelakete atan hissiyatlarınızla değildi muhakeme ve mukayese yapan aklınızı kullanırsınız helaket ve felaketlere düşmezsiniz.hissiyatlarına mahkum insanların ahlarını ve vahlarını duymak istersen git kabristanlardan,hapishanelerden ve hastanelerden sor şu sesi duyacaksınız ahhhhhhhhh ahhhhhhhh.
hep pişmanlık hap feryat figan ,ölende pişman öldürende,yapanda pişman yaptıranda,tılsımlı akıl anahtarıyla hikmet hakikat kapılarınıda açabuilirsiniz,abesiyet kapılarını da.
Allah insi ve cinni şeytanlarının yalancı ,zehirli,sözlerinden,zail çürük vaatlerinden,muhafaza etsin.sizi nefsinizle ve şeytanla baş başa bırakmasın.
unutmayın iffetinizi ve şerefinizi sadece değil size onları emanet eden bir zatı zülcelal için korumalısınız.göz nehrinden,kulak nehrinden,dil nehrinden akan günah suları kalp gölünü pisletir,necis eder,o gölde hiç birşey yaşamaz,hiç kimse faide görmez,kalp gölünüzü temiz tutmaya çalışın.
kardeşim eğer imanımızı muhafaza etmek istiyorsak,imanımızı kuvetli bir hale getirmemiz gerekir.
Huzuru daimiyi kazandıran ve bütün adetlerimizi ibadet hükmüne geçirip semereli bir hayatı kazandıran sünneti seniyyenin bütün adaplarına riayet edeceğiz.böylelikle huzuru daimiyi kazanacağız.
Günahın haramın yırtıcılığından kaçıp cemaat içerisine gireceğiz.cemaatin nuruyla boyanacağız.renk alacağız.hisse alacağız.yalnız kalarak şeytana yem olmayacağız.insan imanı ni kadar kuvvetli olursa olsun o imanı muhafaza etmek için bir cemaate muhtaçtır.cemaatteki sadakate kemalata nura hikmete ihlaslı kardeşlere muhtaçctır.küfrün fıskın ktleler tophluluklar halinde üzerimize hücum ettiği bu zamanda bizlerde iman kuran topqluluklarını bir ferdi olup onlarla savaşacağız.dayanacağız.
Eğer zikirleri şükürleri virdleri salevatlar hakkıyla yapmıyorsak ibadetlerden lezzet kaçar,kalbin ruhun kirleri temizlenmez.huzur kalbe gelmez.kalpleri mutmain eden zikirleri ihmal etmeyin,
Eğer yediğiniz ve içtiklerinize dikkat etmiyorsanız bu manevi dinmakileriniz bozulmuş demektir.nasıl ki kapısız kaleyide düşman kolayca zapt eder.çürük yerden girer.işte yedikleriniz içtikleriniz ile ya meleki duygular yada hayvani duyguları gelişecek,havani duygular gelişirse insan ejderha olan nefsini zapt edemeyecek ve onun elinde maskara köle olacaktır.helal ile meleki duygular gelişirse o insan meleki hallere bürünecek nuraniyet kesp edecektir.
Yeise ümitsizliğe düşmemek için günaha girmemek için hissiyatlarımıza mağlup olmadan aklımızın faziletli rehberliğinde gideceğiz.malumdurki nice insanlar günaha harama hep hissilatlarının baskısı ile girmişler mahvolmuşlardır.
Eğer kul günahın cazibesi karşısında sabır göstermezse o sabırsızlığı neticesi küçük bir gayri meşru lezzet kazansada büyük ebedi saadetler kaçıracıktır.sabır kuvvetini rabbimizin verdiği yolda kullandığımız müddetçe sorun olmayacaktır.ama sabrımızı sağa sola daıtırsak o zaman elimzde isyan günah haram kalır.bu düymanlar gelip bizi kuşatır.bizi ümitsizliğe atar mahveder.
Eğer mümin günaha girerken günahtaki olanların çokluğunua aldanırsa kendiside aldananlardan olur.o çokluğunua güvendiği insanların kendisine ancak kabir kapısına kadar eşlik edip ötesine geçemeyeceklerini bilmesi gerekir.kabrin zulumatına haşrin zulumatına yalnız gidecektir.bütün dostlar ahbablar eşler kocalar babalar analar ancak ona kabir kapısına kadar eşlik edecektir.çoğu insan işte bu noktaya aldanıp günaha girer.isyana girer.kendini batırır.
Eğer kul günah ve haramdan kendinizi koruymayorsa demek ki bulunduğu ortamın rengine boyanmıştır.bulunduğu ortama tabi olmuştur.günah ve haramın kapısı açıktır.o halde yapılacak şey kapıyı kapatmak.göz götürecekse göz kapısını harama kapatacak,ayak götürüyorsa ayak kapısını kapatacak.dili götürüyorsaü dil kapısını vs öteki azaları kapatacak.bunları kapatmazsa günrahtan kurtulamaz.yani bir nevi günaha götürecek yollara yordamlara sed çekecek.zina haram ise zinaya götürecek yollardan haram olduğunu bilecek.harama düşme ihtimali olaün ortamlardan kaçacak.kalbini bozacak görüntülerden uzaklaşacak.
Eğer kul gençliğine perestij edip nefsin hizmetine giren gençliğini gayri meşru bir hayat için kullanıyorsa bilicek ki kabristanlar hapishaneler hastaneler hep gençlerle doludur.hep nefislerinin azgınlıklarının cezasını çekiyorlar orda.hayırda ibadette kullukta geçirilmesi gerekin gençlik sermayesi haramda kullanılırsa ebedi gençlik kaybedilecektir.işte gençlik hep aldanıyor.halbu ki en hayırlı genç ihtiyarlara benzeyendir.en şerli insan ise gençlere benzeyendir.ihtiyarlara benzeyen gençlik şükür taat ile geçer.ebedi gençlik kazanır.
Eğer mümin merak duygusunu helal olan yollarda ilim öğrenmek için değilde haramlar günahlar abesiyet ve fuzuliyat ile geçiriyorsa o merak duygusu yüzünden imanını iffetini şerefini kaybedebilir.nice merak ile başlayan ilişkiler cinayet ile pişmanlık ile bitmiştir.merak duygusunu rabbini bulmak için değil başka yollarda kullannaların elinde ahlar vahlar vardır.kabri cenneti cehennemi sıratı peygamberi merak etmek varken gidip haramı günahı isyanı sefaheti merak etmemek gerekir.üste sayılan.1-imanı tahkik etmek,2-sünneti seniyye uymak,3-cemaate girmek,4-hissiyatlarla değil akıla dayanmak,5-günahlara karşı sabırlı olmak,6-zikir virdi terk etmemek,7-helal ve harama dikkat etmek,8-günaha girenlere aldanmamak çokluklarına,9-nefis ve şeytana aldanmamak,10-seddi zerayi denen günahlara set çekmek şartlarına uyacağız.

harama ve günaha düşmemek için şunları hayatına tatbik et.
1-İmanının taklitten tahkiki yapmaya bak tahkiki imanı elde eden kitaplar okuyun. rabbimizi iyi tanıyan başka şeylere tenezzül etmez.
2-sünneti seniyyeye dikkat eden imanın tahkiki eder ve daima Allahı hatırlar. huzuru daimiyi bulur.bir çok veli veliliğe böyle sünnetlere dikkat ederek ulaşmışlardır.Sünnet edep,hikmet ve fazilettir.
3-yediğin ve içtiklerine dikkat et yedikleriniz ve içtikleriniz nefse ve şeytana yada ruh ve vicdana kuvvet verir.günahta giden için demek ki haramlara kuvvet veriyor
4-bir cemaatin içinde olan günahlardan korunur.hiç olmazsa yüzbinlerce insanı selamet ve inayet dualarını alır,gider sohbetlerle kalbinin aklını doldurur maneviyatla kendini yeniler.sohbette insbağ vi inikas vardır.yani o hakikatlerle boyalanmak ve yaldızlanmak.yani manevi bir bleu tut cihazı gibi.
5-günlük vird zikir evratlar ve salevatlarle meşgul olan insanlar kalbi süruru, manevi huzuru bulmaktadırlar.ruhun kirlerini kalbin marazların temizler dua zikir evrat.bunları yapın.
6-yapacağınız bütün işlerde aklın ferasetli aydınlık rehberliğiyle harekte edin .hissiyatların kör sağır akibeti görmeyen ve göstermeyen,bir küçük lezzet için insanı binler batman safi ebedi lezzetlerden mahrum bırakan rehberliğini dinlemeyin.sonra insan gözünü öyle günahlarda açar ki kendisi bile nasıl düştüğünü bilmez.
Bunlara uyarsanız inşallah günahlar ve haramlara zor düşersiniz.
Allah seni dünyaya mutlu olman için göndermedi,ona kul ol diye gönderdi.insan askere keyif etmeye gitmez,memur dairede keyifi etmez misafir misafirlikte keyif etmez,bir vazifesi vardır.insanında vazifesi bir asker bir memur gibi dir.allah insanları dünyaya kulluk için göndermiştir,sırrı imtihan için aile aşk sevgi muhabbet vermiştir,her şeyin hayır ve şer yönü vardır,bizler Allahın kullarıyız kafamıza göre hareket edemeyiz,nasıl ki bir memur asker kafasına göre değil komutanın emrine göre amirinin emrine göre hareket eder,kafasına göre değil.
insanın bedenin hayatını canını veren Allah karşı vazifesi itaattir,insanlar kendisini tanıyıp itaat etsinler diye dini göndermiştir.dini hayatımızın merkezine koymamızı istemiştir.köşeye bucağa değil kardeş,senin sevgin Allahın emirlerinin üstünde olamaz
eğer Allaha inanıyorsan onun emirlerine uymalısın.inşallah

Rabbim tövbelerimizi kabul etsin,kalbimizi ruhumuzu şeytanın vesveseli ile değil ümitsizlik ile değil rahmeti inayeti bereketi nuruyla doldursun kalbimizde hikmet hakikat ilim marifet kandilleri yaksın.rahmetini celp eden kullarından etsin.gençsiniz dikkat edin hayat yolunda ki uyarı levhalarını dikkatli okuyun,küfrün keskin virajlarına ,günahın hatalı sollamalarına dikkat edin.gençiliğin heyecanının din ile frenleyin.imanınız olması günahtan pişmanlık duymanız çok güzel kardeşim.bugün rabbim ile baş başa kalın.ondan size en hayırlı eşi en hayırlı cemaati nasip etmesini isteyin,hayırlı ömrü isteyin.o verecektir.siz huzur bulacağınız fikren kalben ruhen bedenen rahata ereceğiniz bir eş isteyin rabbinizden.

Boş ve abes sözlerin maskaralığını yapmaktansa
güzel sözlerin hamallığını yapmayı tercih ederim.

kul hakkı mıdır?

arkadaşlar bunun cevabını nereden bulacağımı bilemedim.bir arkadaşım bu soruyu bana yöneltti ve net cevap veremedim.kendisi nişanlısını aldatmış ve yaptığı şeyden son derece pişman.tevbe etti.yalnız bunu nişanlısına anlatmalı mı, bu kul hakkı oldu mu, helallik dilemesi gerekir mi?...bu gibi sorularla geldi bana.bunları anlatsa muhtemelen bu nişan bitecek,bitmezse de bu herzaman aralarında bir set örecek.anlatmazsa da ömrünün sonuna dek onun yüzüne bakamayacağını, üstelik helallik almadığı için vicdan azabı çekeceğini söylüyor.
Eğer yardımcı olursanız sevinirim.Allah a emanet olunuz

aşkını nakış nakış yüreğine işleyen aldatmaz.

Kardeşim cenabı hakkın rızası ve peygamberin kefilliği ile yapılan izdivaç antlaşmasını daha yolun başında bozarak,sadakati,emniyeti sevgiyi muhabbeti yıkan nişanlı bir insan pişman olmuşsa o pişmanlık vicdanın pişmanlığıdır.kafir mümin olsun kim olursa olsun herkesin vicdanı muaccel olarak yaptığı gayri meşru her işi için pişmanlık duyar,bir kafir Allah yok dese de vicdanı onu yalanlar,bir yalancı ben peygamberim dese de vicdanı onu yalanlar.yani sadakati yıkıp zinayı işleyip günaha düşüp sonrada ben pişmanım demek çözüm değildir.demek ki inanç itikat ve sevgi denen bağlarda problem var.demek ki onu nişanlısına bağlayan sevgi muhabbet aşk meşk saygı sadakat bağları zaif.zincirlerle bağlı olan şeyler kolay kolay kopmaz.hayvanları insanlar iplerle bağlamazlar.onları zapt etmek için zincirlerle bağlarlar ki etrafına zarar vermesin.şimdi insan nefsini sadakat sevgi muhabbetin sevgi zincirleriyle bağlamazsa ipini koparıp gider kendine ve çevresine belki zarar verir.eğer bir insan sevdiğini söylediği insanın sevgi aşk kapısına kendisini sadakat ve muhabbet zinciriyle bağlamazsa ve dışarıdaki önüne atılan gayri meşru nefis ve heva kemiklerine aldanıp o kapıdan kaçsa başıboş kalsa küçük lezzetler hükmündeki kemiklerin yalakası olur.

Şimdi kardeşim sadakatsiz ,sevginin aşkın nişanlılığının ne kıymeti vardır.daha yolun başında nişan bağlarıyla bağlandığı insanı aldatan bir insanın sevgisi aşkı o kadar ince ki o kadar kuru ki o kadar basit ki o kadar bayağı ki o kadar samimiyetsiz ki küçük yalancı bir gayri meşru aşk rüzgarı karşısında yaprak gibi savuruluyor,bir gayri meşru aşk rüzgarında karton ev gibi yıkılıyor.yüreğine nişanlısının aşkını kör düğüm gibi duygularına düğümleyen,sevgi ve aşkını nakış nakış yüreğine işleyen,,kanıyla canıyla bütün varlığıyla bugünde yarında acısı tatlısı ile onunla olmaya söz veren bir insan eşine helal olacak olan bir emaneti götürüp başkalarına yağmalatması ne kadar acı bir durumdur.seven ihanet etmez.seven aldatmaz.seven kanmaz,seven sevdiğinden başkasını gözü görmez.seven sevgisini üç kuruşluk zevklere satmaz.seven sevdiğine kötülük yapmaz.mecnun bir köpeği sevip öpüyormuş ne ediyorsun dedikleri zaman o necis hayvanı öpüp kokluyorsun.demiş bu köpeği Leyla sevmiş.sevgisinden mecnun olan sevgisinde Leyla olan sevgisinde aşkında Ferhat olanın gözü başkasını görmez.

Mantık şu kardeşim çirkin sen burada bekle ben güzel arayayım bulursam sana tekme çakarım bulamazsam seninle idare edeceğim mecbur.belki beraber olduğu o insan onu kabul edip sevseydi nişanlısına tekme çakıp tokat atacaktı,ötekisinden bir şey bulamayınca mecbur çirkine razı oldu.

Şimdi düşünün kardeşim gidip nişanlısına dese ki be seni aldattım ama pişmanım nişanlısı safdirik olduğu için daha yolun başında bunu yapanla birlikte olunmaz demeyip affetse.o zavallı adamın kalbinde bir ömür boyu pişmanlık,şüphe urları,gezmeyecek mi,hep aldatılma korkusu,hep ihanet acısı kalmayacak mı,eşinin her hareketinden tavrından bir şüphe duymayacak mı,evlilik onun için ömür boyu şaibeye dönmeyecek mi acaba! Acaba! Acaba! lar yumağında boğulmayacak mı?acaba çocuk benden mi,acaba bu niye süslenyor,acaba gelen bu telefon cevapsız kimden,acaba şimdi nerede acaba evde ne yapıyor acaba eski adamla görüşüyor mu,acaba eski aşığı karşısına çıksa yine yapar mı vs vs.gibi zanni vehmi farazi fikirler o insanı mahvedecek.kendisi rahatlayacak oma karşısındakini mahvedecek.evlilik manevi bir azap işkenceye dönecek.

Evet belki yaşadığı ihaneti gizlese bizi aldatan bizden değildir hadisinin belki içine dahil olacak.bir gün eşi beni aldattın mı hiç dese,hayır dese yalan olacak yalana cevaz yok.evet dese eşin güveni gidecek belki başka şeyler olacak.insan nişanlısından veya eşinin böyle bir soru karşısında yalan söylememek için sukut edecek.böyle bir olayı gizleyip o insana vereceği zararı düşünüp ya ayrılacak yada helallik dilenecek,ve o çirkin olayın affı için Allahtan af dilenecek.cenabı hak kendi hakkını affeder.ama kulun hakkını affetme işini kullan arasındaki anlaşmalara şartlara hoşgörüye bırakmıştır yevmi mahşerde,cenabı hak kulunun pişmanlığı nedameti hatası ve tövbesi karşısında yevmi mahşerde rahmetiyle keremiyle iki tarafı da kırmadan rezil etmeden tevvab ismiyle razı eder helalleştirebilir.gıybet.koğuculuk vb gibi şeyler kul hakkına girdiği gibi buda tabiî ki girer.sonuçta aralarında bir bağ var.bir ahit sözleşme var.çiğnenen bir antlaşma var.ama kişi hakkını çiğnediği kişiden o hak için birebir helallik almalı diyenlerde var,bütün haklar için helallik almalı diyenlerde vardır.yani umumi bütün haklar için helallik alınmalı diyenlerde vardır.

Eşini aldatmaktan korkan kişinin ondan ayrılması gerekir. Çünkü böyle bir şeyin tekrardan olmayacağının garantisi yoktur.anlatsa kişi ve nişan bitse hiç olmazsa hakkı üzerinde kalmaz.belki işlediğine kefaret olur.insan yapacağı işlerin neticelerini iyi düşünmeli çarpmalı toplamalı bölmelidir.nice güzel bal hükmündeki ameller riya nifak sirkeleri karışınca zehir zıkkım olmuyor mu,nice güzel hayatlar içerisine haramlar katışınca zehir zıkkım olmuyor mu.nişanlısına nişanlılık döneminde aldatan bir insanın o adamla hala neyi vardır paylaşacak anlamıyorum.başkalarıyla paylaşacaktın niye nişanlandın.birine nişanlı ötekisine aşık nazarıyla bakılabilir mi.eğer aldatan bir erkek ise aldandığı kadıların cazibesi,fitnesi ve nice belaları karşısında aldanmışsa bu biraz daha kadının kine göre hafif kalabilir.çünkü benden sonra kadınlardan daha dehşetli bir fitne erkeklere bırakmadım diyen hadis,ahir zamanın en dehşetli fitneleri kadınların yüzsüz yüzünden çıkması gerçeği,hayasızlıkla çıplaklıkla cazibedar fitnelerle erkeklerin akıllarını fikirlerini ellerinden almaları etraflarında pervane edip sefahet ateşine atmaları,karma eğitim ve işin zararları karşısında erkeklerin mağdur oldukları bir gerçektir.bu cümlelerden şu çıkmamalı erkek yaparsa iyi kadın yaparsa kötü değil. Kadının fitnesi ile erkeğin bir değildir.kadının giyimi ile erkeğin bir değildir.bugün bütün erkekler haya ile giyinirler,gezerler,edeplerini bilirler.aynı şey kadınlar için söylenemez.tesettürlü denilen kadınlar bile çıplak gezip etraflarına fitne saçıyorlar.yani en büyük mağdurun erkekler olduğu düşünülürse cazibe zina karşısında.Ama gerçek şu ki,Aldatma bir başladı mı gerisi çorap söküğü gibi gelebiliyor. nice evli erkek veya bayanlar var ki eşini her gün aldatıyor, her gün sadakat kalelerini yıkıyor her gün kendisini yağmalatıyor her gün emniyeti ihlal ediyor her gün günahla boyanıyor her gün paralatıyor her gün iman sermayesini iffet sermayesini bozduruyor ama hiçbir şey olmamış gibi hareket ediyor.kör topal sağır gayri meşru ilişkileriyle manevi hayatlarını karartıyorlar.eğer insanlar kör topal sağır dilsiz umursamaz duygu ve hissiyatlarına akıl ve mantık vicdan ve iman takmasalar kör sağır topal adamın çukurlara düşeceği gibi onlarda zinaya yaklaşmayın emrinin zıddına hareket ettikleri için cehennem çukurlarına düşecekler.Rabbim korusun müminleri.

Boş ve abes sözlerin maskaralığını yapmaktansa
güzel sözlerin hamallığını yapmayı tercih ederim.

kardeşim tahkik

Söylediklerinizde yerden göğe kadar haklısınız.Fakat bu hataya düşen kişi yolda yürürken başını yerden kaldırmayan bir kişidir.Düştüğü duruma nasıl düştüğünü kendisi de anlayamamış ve pişmanlık ateşinde yanıp kavruluyor.Belki bu günahın kefareti için ömrünün sonuna kadar kendisini erkeklerden soyutlayacağını söyledi.Fakat bu durumu nişanlısına anlatması demek, bir insanın hayatını gerçekten karartmak olacak.çünkü yaklaşık 10 senelik bir tanışıklık ve muhabbetin bir ürünü bu nişan.karşılaşılan türlü sorunlar, aşağılanmalar,burada satırlara sığmayacak fakat dinlendiğinde gerçekten katlanmak için sabır taşı olunması gerekecek durumlar yaşanmış.evet bu aldatmaya sebep değildir fakat karşı taraftan gördüğü ufacık bir farklı durum o bunalım döneminde onu bu hataya sevketmiş.

şimdi hayatını 10 senedir birbirine endekslemiş iki insanın bu durumu yaşaması ne kadar acı olsa da bu ilişkinin bitirilip bir bakıma karşı tarafı yarı yolda bırakmak, onu uzun yıllar yaşayacağı bir bunalıma iteklemek te belki bir o kadar kul hakkı olabilir.çünkü nişanlısı gerçekten bu ayrılığı kaldırmayabilir.birbirlerinin tutunduğu tek dal ikisi...
yani sevgili kardeşim durum çözülmez bir halde.şimdi ona anlat bunları ve bitir bu işi desem o kişi bir ömür başkalarına güven duyamayacak.sebepsiz bitirse de yine bu ayrılık büyük yıkım olacak.iki arada bir derede misali...ne yapılması gerek bilmiyorum.bu durumda olan arkadaşım gerçekten toplum içinde çok dürüst ve örnek bir kişidir.zaten bu kadar acı duyup, derdini kimseye dökmeden ne de olsa kimse bilmiyor diyip hayatına devam etmemesinin bir göstergesi bu bence.yani hani demişsiniz ya evlenince de yapabilir.tabi ki Allah cc.bilir geleceği ama gerçekten öyle bir insan değildir...

ne desem bu çirkin fiili yapan birine güvenmek zor gelecektir biliyorum ama yıllarca hayat kadınlığı yapmış birisi tevbe edip Rabbine sığınsa kendini ona adasa, senin bundan sonra da aynı şeyleri yapmayacağın ne malum diyip dışlamak ne derece doğru olur?
kardeşim ne yapmalıyız.bu yardımda kendimi sorumlu hissediyorum.öyle bir durumda ki sabahlara kadar uyuymaz oldu ve şu halde ne desem onu yapacak.ben de sizlerden yardım istiyorum...

Allah razı olsun

çürük temele gökdelen dikilmez

zaman zaman bu siteye girerek yazılanları , özellikle tahkik kardeşimin yorumlarını takip etmek vazgeçilmez oldu benim için ...derdini söylemeyen derman bulamaz misali çogumuz çalkantılı ,inişli çıkışlı yokuşlu hayatlarımızda , bilerek yada bilmeyerek yaptıgımız hataların ,günahların telafisini arıyoruz ...sevgisizligin ,muhabbetsizligin insan hayatını nasıl bir hüsrana çevirdigini her iki dünyasınıda kararttıgına şahit oluyoruz ...ALLAHIM hepimizin yüreklerini kendi sevgisiyle doldursun ...

NE FERYAD EDERSİN DİVANE BÜLBÜL
SENİN BU FERYADIN GÜLŞENE KALSIN
BU DÜNYADA EREMEZSEN MURADA
HUZURU MAHŞERE DİVANA KALSIN.....

Sayın kaktüs ,Aşkın riyası nedir biliyormusunuz.?

Kardeşim maksadım sizleri tahkir etmek aşağılamak alçatmak değildir.siz arkadaşınızın böyle bir günaha nasıl düştüğünü bilmediğiniz söylüyorsunuz.istemeyerek bilmeyerek bir anlık diyorsunuz.ben bu bir anlık meseleyi anlamaya çalışıyorum.ama bir türlü çözemiyorum.bir insan kafasını yerden kaldırmazsa hiçbir şeye hiç kimseye tesadüf etmez.babası yanından geçse görmez.ama biliyorum ki,her şeyin bakışla başlar.bakışlar sezişlere sezişler yakınlaşmalara,yakınlaşmalar buluşmalara buluşmalar tenhalaşmalara tenhalaşmalar ise zinaya gider.bakın burada bir çok süreçler geçirildi.eğer bir kadının kalbine şeytan aldatma ve zina etme meylini attıysa ve o kalp o meyli ve vesveseyi kabul ettiyse gerisini şeytan çorap söküğü gibi getirir.çünkü kalp kabul etmiştir.şeytan ise o meyli gerçeğe kadar götürmüştür.yani hiçbir şey gökten düşme şeklinde olmaz.bir süreci vardır.demek arkadaşınız bu süreçlerden geçmiş,ve sonunun böyle neticeleneceğini biliyordu.insanın bilmemesi için kör sağır topal olması gerekir.insan kör bile olsa el yordamıyla bazı şeyleri hisseder anlar bilir.kardeşim ben namus ve sadakat anlayışını şu temsile benzetiyorum.Bir ev düşünün iç içe koridor şeklinde düzülmüş 70 odadan meydana geliyor.her oda kilitle kapatılmış,70. odada ise ev sahibinin gizli hazineleri var.Bir hırsız yada soyguncu yada meraklı birisi o odaya varmak istese 70 odanın kilitlerini teker teke açması gerekir ki,hazineye varıp çalsın yada görsün.İşte kardeşim namus iffet sadakat hazinelerinin kıymetini bilen götürüp onu 70.odaya kilitler.oraya ulaşacak olan insanın 70 kilidi açması gerekir ki hazineleri yağmalasın alsın.Namus ve sadakatin ve şerefin kıymetini bilmeyen ise o hazineleri götürüp 1. odaya kilitler onu çalmak gasp etmek isteyen 1 adımda ona ulaşıp elde eder.işte namusunun kıymetini bilenle bilmeye arasındaki fark böyledir.kalbine sevdiğinin sevgisini koyup sadakatini koyup onu kalbinin 70. odasına kilitleyen o kapıların anahtarını başkasına vermez.sadakat hazinesini çalmak isteyen amacına muvaffak olamaz.ama kıymetini bilmeyen birinci odaya bırakır o yağmacı o hazineyi hemen yağmalar.inşallah ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur.
Bir ağaç düşünün 10 sene önce dikilmiş aşk sevgi muhabbet suyu ile sulanmış çapalanmış.10 sene içinde o ağaç kök ve gövde salmış meyve salmış koca çınar olmuş,böyle bir ağaç rüzgarlar karşısında sapasağlam durur.yer altındaki kökleri onu korur.yıkılmaz.Bu ağacı yıkmak isteyen iki yol ile onu yıkabilir.ya dibinden keser,yada köküne kezzap döker.dibinden kesilse belki kenarlardan kökünden yeniden ince fideler verir.büyür ama belki eskisi gibi olmaz.gayri meşru bir ağaç olur.. köküne kezzap döksen kurur bir daha çıkmaz.işte bu temsil gibi bu aşk ağacı 10 senedir kökleşip gövde beden meyve verme aşamasına gelseydi,sevgi,muhabbet,aşk ağacı böyle hemen küçük bir bakış,seziş,gülüş,rüzgarları karşısında yıkılır mıydı. Farzet o ağacın kökü gövdesi aşktır.10 senelik bir birliktelik neticesinde büyütüp koruduğu ve beslediği bu aşk sevgi muhabbet ağacının meyvesini niye götürüp başkasına yedirdi.Bu aşk ağacının gövdesini gayri meşru bir aşık eliyle kestirir miydi.köküne günah kezzabı döktürür müydü.kesilen ağaçtan SONRA KENARLARINDAN ÇIKACAK OLAN KÜÇÜK DALLAR ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK.BİN İNSAN SEVGİSİNİ AŞKINI ÇİÇEĞİNİ SOLDURMAMAK İÇİN GÖZYAŞLARIYLA sulaması gerekir.ihanet kezzabıyla soldurmaması gerekir.

Haydi diyorsunuz ki,kız vartalara düştü,bunalıma girdi med cezirler yaşadığı bir zamanda gönül fırtınalarını ve çalkantılarını dindirip gönlüne sükunet bulmak için gidip bir aşk yenkesicisinin limanına sığınmış.bir şehvet haramisine sığınmış.Böyle bir haleti ruhiye içerisinde ki insanın sığınacağı liman ancak tevekkül iman kuran İslam sünnet limanlarıdır.Aşk yankesicisinin limanına sığınan kişi bilmiyor mu ki,bu adam beni yağmalayacak,bana ancak yatakta teselli verecek.bunalımların ilaçları hep kendini birilerinin kollarında ve yataklarında teselli ve tedavi etmek olmamalı.Eğer huzur ve mutluluk ve teselli yatak odasında ve cinsellikte ise o zaman hayvanlar bizden daha mutludurlar.Huzur ve sükunet bulmak dinimizde duada Allaha ve peygambere itimatta salavate sığınmakla olur..Dinimiz nerede diyor ki, mutsuz olanlar eşinden ilgi alaka görmeyenler huzursuz olanlar gidip mutluluğu başka kollarda yatak odalarında arasınlar.İnsan psiklojik, biyoloji ve fizyolojik rahatsızlıklarında eğer gidip manevi hastaneler olan kuran sünnet iman cemaat tevekkül sadakat teslimiyet şifalarına sığınsalar iyi olurlar huzur bulurlar.ama ,gidip deccalin nefis ve şeytanın yalancı cenneti ve hastaneleri olan zina fuhuş iffetsizlik yalana dolana sığınıyorsa o insanın tedavisi nasıl olur düşünün.

Kardeşim bir çocuk düşünün yaramazlık yaptığı zaman annesi ona kızıp belki bir tokat atar.o çocuk o tokatın acısıyla yine annesinin şefkatli kucağına yapışır.yani yine o şefkatli kucağı en güvenli görür.Arkadaşınız neden böyle yapmamış.gidip yabancı yalancı menfaatçi bir kucağa sığınmış.sığındığı kucakta niye kalmamış.

Kardeşim ben erkek olmam hasebiyle ve bu olay karşısında ihanetin gerekçisini bi türlü kabul edememem sebebiyle hakikat yanında hissi davranış sergileyebilirim.çünkü ben aşkın sevginin muhabbetin böyle üç kuruşluk bir lezzete bozdurulamayacığına inanıyorum.Eğer aşkın içinde sadakat,güven emniyet muhabbet teslimiyet yoksa o aşk zaten kör topal sağırdır ve dilsizdir.Aşk değildir hevestir hevadır oyundur yalandır..Aşkın riyası nedir biliyormusunuz,aşıkına karşı leyla rolüne oynayanlar aşıkına arkalarını dündüler mi brütüs olurlar.ihanet hançerlerini kalbin ortasına sokarlar.O aşkı ihanet riyası ile bozarlar.kirletirler.aşklarının yalan olduğunu aldatarak ortaya dökerler.nasil ki riya ameli yalana çıkarır bozar.Öylede aşkı da ihanet bozar yalana çıkarır.Ben arkadaşınızın nişanlısını nasıl aldattığını bilmiyorum. Eliyle mi ,diliyle mi,bedenle mi,bilmiyorum.aralarındaki dini nikah zedelendiğini biliyorum.ama nikaha düşmez.Eskiden arkadaşının eşine nazar ettiği için gaybdan tokat yiyen zatlar vardı.eskiden arkadaşım eşine nazar ettiği için ağlayarak vefat eden sahabiler vardı.Şimdi ise daha kendi evinde kendi eşinde gerdeğe girmeden başkasıyla girenler var,eşine ilini vermeden başkasına verenler var,teselliyi din imanda değil yatak odalarında arayan insanlar var.teselli bulmak için günah zina haram şarabı içen müminler var.Eğer arkadaşınız karma bir iş yada eğitimin içerisinde ise zaten bu durumu normal karşılayıp şaşmıyorum.imam gazali diyor ki,bir kadın temiz bir peçeyle ve beyaz bir çarşafla evinden dışarı çıkarsa bu hali ile daha çok fitne saçar.ona bu haliyle izin veren anası babası yada eşi günahkar olur isyankar olur.azaba müstehak olur.o böyle bir kadın için böyle demişse acaba şimdiki eşlerin anaların babaların hali nasıl olur.

Kardeşim arkadaşınız nişanlısıyla evlendikten sonra 5 sene sonra yine böyle bir bunalım geçirse ve yine 5 sene sonra karşısına zina ettiği kişi çıksa yine aldatırmı.yine teselli ararmı,bunun garantisi var mı..Bu zamanda maalesef dediğniz göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede insan günaha ancak net aracılığıyla düşer.Netine msn sine yabancı bir erkeği alan ile onu evine alan arasında ne fark vardır.iffetli kadın ne evinin kapısını nede netinin kapısını yabancıya açmaz.eniştesi kaynı amcası teyze çocuğu vs kim olursa olsun ona eşi evde olmadığı sürece kapısını açıp içeri alamaz.nette bile sohbet diye amca dayı çocuklarıyla,mümin kardeşleriyle görüşemez,maalesef kadın nurlu dinli imanlı din kardeşim dediği insanlara üç gün sonra şehvet duyar.sonra imanlı nurlu kardeşi onu kutsar.bir otel odasında.

Yakın bir zamanda Bir iman kurana hizmet eden talebe yollar sonra şeytana aldanmış ve nette tanıştığı bir bayana kapılıp otelde buluşup zina etmiş.bu talebe o pişmanlık ile hocasının yanına gelmiş ve ona ben büyük bir günah işledim hocam demiş hocası günahını gizle tövbe et demiş ama o ısrarla günahını söylemiş.hocası rabbine sığın tövbe et demiş.o telebe tövbe ile ilgili bütün kuran ayetlerini alarak bir odaya kapanıp günlerce ağlayarak o tövbe ayetlerini okuyarak tövbe etmiş ağlamış.5 gün sonra o talebe ağzından kan gelmeye başlamış.kanlar durmamış artmış 6 gün vefat etmiş.işte kardeşim günahın yırtıcılığı,boğuculuğu vahşeti elemi ile feryadı karşısında Allahın gazabı ve cehennem korkusuyla figan ederek ölenler.
Bir Habeşli peygamberin huzurun gelerek diyor ki,çok günahlar işledim rabbim beni affedip tövbemi kabul eder mi demiş.efendimiz eder demiş habeşli giderken geri dönmüş ve o günahı işlerken rabbim beni görüyormuydu deyince .efendimiz görüyordu demiş.habeşli feryat ederek düşüp can vermiş..işte kardeşim biz can veremiyoruz bari öyle bir tövbe edelim ki, onu bir daha yapmayalım.öyle bir tövbe edelim ki cennete girene kadar onun acısını çekelim ki,şeytan keşke ona bu günahı işlettirmeseydim de cennete girmeseydi desin.

Kardeşim arkadaşınız en büyük ihaneti kendi imanı iffeti ve namusuna yapmıştır.nişanlısına karşı hakkı bir ise kendi hakkına 99 zarar vermiştir.onun için öncelikle kendi hakları için tövbe etsin.efendimize gelen birisi karısının elini herkese verdiğini söylemiş onu boşa demiş onu seviyorum deyince oda o zaman sakla demiş.şimdi arkadaşınız günahını saklamasının hayır olacağını düşünüyorsa,ve seviyorsa saklasın.yok ben bu vicdan ile yaşayamam diyorsa söylesin.neticelerine katlansın.Bizler aldatmayı sadece cinsi temas zannediyoruz.halbu ki bir kadın bir erkekle aynı işyerinde sabaha kadar nöbet tutması,sokaklarda kocasının yanında üryan gezmesi,başka erkeklerle dans etmesi,kocasının arkadaşlarıyla gülmesi oturması konuşması da vb gibi şeylerde ihanet değimli.onlarda ihanet ama beden zinası gibi belki ağır değil ama zina işte.Belki bu günahı irtikap etmede nişanlısının da ihmali vardır.bulunduğu ortamı önemsememesi,vs vs gibi kıskançlık gerektiren yerlerde serbest davranmasının etkisi vardır.

Ben sadece şunu derim ki, Allah gafurdur rahimdir kul zalim olsa da kafir olsa da hain olsa da rabbi pişmanlıkları affeder.işlediği bir günahı bazen ahirette bile kendisine unutturur.Günahını gizlesin açığa vurmasın.çünkü artık o günahın telafisi olmaz.telafisi tövbedir.en küçük bir yara izi bile elimizden yüzümüzden kaldığı düşünülürse acaba o günahın izi kalbimizden ruhumuzdan gider mi.Acaba o izler yarın yevmi mahşerde silinir mi,inşallah tevbe silgisi onları siler.

Nice günahkarlar tevbe ile alim olmuşlar veli olmuşlar.çarşafa girmişler.sonrada İslam için şehit olmuşlar.ama onlar o sürece gelmeden önce dinden imandan islamdan uzak oldukları gibi dine iman olmayan çevrenin kocanın babanın kurbanı olmuşlardır.bu kurbanlar eski günlere düşmemek için öyle bir tövbe etmişler ki,rabbim onlara günahlarını unutturmuş.

Boş ve abes sözlerin maskaralığını yapmaktansa
güzel sözlerin hamallığını yapmayı tercih ederim.

tahkik kardeşim, bunu

tahkik kardeşim, bunu gizlese bilesin ki mahşerde gizleyemez. ölmeden önce helalleşseler bile bu yalan bu helalleşmeye dahil olmaz. çünkü adamın veya hanımın bunu bilmesi hakkını helal etmemesi durumu vardır. en iyisi mahşer gelmeden herşeyi anlatmak, muhakkak orta bir yol bulunur. anlatmayan kendini düşünüp zaten acı çektim anlatmayayım derse karşındakine haksızlık eder. karşısındaki de onu bırakırsa, helalinden bi orta yol bulmazsa o da karşısındakina haksızlık eder. yalan elbet çıkar ortaya, herkes dua etsin ki bu dünyada çıksın yalanlar, öte tarafta Efendimiz hariç herkes nsfsim nefsim diyecek, ana-baba bile çocuğundan hakkını söke söke alacak. kul hakkı sadece sahibi olan kuldan alınır. tahkik kardeşim, yalan söylerse kul hakkına girer, ileride bütün herşey için helalleşseler bile bu durum helallik dışı kalır. Allah mahşerde aldatanı gösterir, o zaman birbirlerinden sonsuza kadar ayrı kalırlar. elbet bu dünyada helalinden bir orta yol bulunur.

değerli din kardeşim

değerli din kardeşim günahınız cok büyük gelebilir belki altında eziliyor öyle an geliyorki kaldıramıyorsunuzdur bunda imanızdan kaynaklanıyor .hamd edinki bunun farkına varıp içinizi pişmanlıklar kaplamış.ya farkında olmasaydınız pişman olmayıpta günaha devam etseydiniz mazallah .o yüzden ümitsiz olmayın unutmayınki rabbimizin merhameti daha büyük tür o affedicidir ve affetmeyi sever.
belki biliyorsunuzdur ama ben birkez daha anlatmata yarar göreceğim bir kıssayı nakletmek istiyorum
..
peygamber aşığı ((Salebe.))r.a.
Medine'li müminler, kainatın serveri Efendimiz'i kalplerine yerleştirirken boyunlarını bükmüş, O’nun nazarlarının aydınlığında ağaçların meyveye durması gibi olgunlaşırlarken, Sevgili Peygamberimiz'in gönlünde de özel bir yer edinmişlerdi. Bir gün şu sözler dökülmüştü mübarek dudaklarından: "Allah biliyor ki, ben sizi seviyorum." (İbnu Mace)
Bakış . . . !
İşte bu şehrin insanıydı, Salebe bin Abdurrahman. Sevgili Peygamberimiz (A.S.)'ın sevgisinde eriyor, O'nun bir dediğini iki etmiyor, asla yanından ayrılmıyordu. Her zaman Efendimiz'in hizmetinde idi. Gönlünü sevgiyle doldurmuş, sevgisini aşka boyamıştı.
Sevgiliyi unutmak, ayrı durmak, gönül diyarını kendi haline terketmekti. Gönül diyarını terk edemiyordu, Salebe. O'nun nazarları altında hizmetinde kusur etmiyordu.
İslâm, dünya ve ahiret hayatının toplamıydı. Müslüman, dünyada ahireti için çabalayan, ahirette ise bu çabaların karşılığını devşirendi. Bu dünya ahiretin tarlasıydı. Sevinçler, kederler, sıkıntılar bu dünyaya mahsustu.
Derken, birgün Sa'lebe bin Abdurrahman, komşusunun evinin önünden geçerken bir an istemeden gözü evde yıkanan bir kadına takıldı. Ardından bir daha baktı. Gözlerine hakim olamamıştı. Kendini toparladığında ise pişmanlık bütün benliğini sarmıştı.
Cümle kapısı
Gözler, sarayların cümle kapılarına benzer. O kapılar, sarayların da, surların ardındaki bir şehrin de ilk göze çarpan görkemli mimari yapılarıdır. Bazen insan, şaheserin daha içini görmeden o kapılara tutulur kalır. İnsanın da güzelliği gözlerden başlar.
Bakışları çok görkemli insanlar vardır; saf, duru, akpak gönüllerini yansıtan. Gönül sarayı tertemizdir onların. Zira o sarayın tahtına oturttukları Yüce Sevgili, kalplerini tertemiz istemiştir:
"Rasulüm! Mümin erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini söyle." (Nur/30)
"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar." (Nur/31)
Medine'li Salebe bin Abdurrahman, kendi tertemiz gönül sarayının daha cümle kapısında, Allah’ın yasakladığı bakışı ile o an, kendini belki de yapayalnız hissetti. Yüce Sevgili’nin rıza göstermediği haram bakış, müminin gönül sarayında sevgilisiz kaldığı, heva ve heveslerin hakimiyet kurduğu yalnızlığı doğurur.
İhtimal, Salebe bu yalnızlığın neticesinde Rasulü Ekrem (A.S.)'e vahiy gelmesinden korktu. Belki, bu korku en çok sevdiği Allah ve Rasulü’nü kaybetmek endişesinden kaynaklanıyordu. Mahzundu. Medine ve Mescid-i Nebi artık ona dar gelmeye başlamıştı. Kolay değildi, Efendimiz'in bakışları arasında büyümek. Ve...
Medine'den ayrıldı. İlahi irade bir hakikati daha ispatlayacaktı. Salebe belki Efendimiz'in nazarından uzaklaşmıştı ama O'nun tasarrufatıyla günahını kendine dert edinmişti. İşte bu yüzden derdini içinden söküp atamıyordu. Sevmesine rağmen, günahkârdı. Allah’a yöneldi ve Cenab-ı Hak, Salebe'ye tevbe kapısını açtı. Salebe, derdinin ancak Alemlerin Rabbi tarafından çözüleceğine inanmıştı bir kere. Yönelecekti En Yüce Sevgili'ye. Zira O:
"Allah, bir adamın içinde iki kalb yaratmadı." (Ahzab/4) demiyor muydu? Kalbin sahibi Allah, buna güç yetirirdi.
Nebi (A.S.), mescidde Salebe'yi göremeyince Sahabe-i Kiram'a onu sordu. Salebe terketse bile O, sevdiğini bırakmazdı. Zira o eli Allah için tutanların tek sahibi Cenab-ı Hak’tı:
"Muhakkak ki, sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim verdiği sözü bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur." (Feth/10)
Dünya ve ahiret hayatında denge istiyordu, kainatı yaratan... Belki de bu dengenin kilidini gözlerde gizlemişti. Salebe bin Abdurrahman, gönülleri ateşleyen Muhammedî nurun; bir türlü unutamadığı o bakışların derin manalarıyla boynunu Allahu Tealâ'ya büktü.
Allah'a boyun eğenler ne zaman yükselmedi ki?!... Ve Cebrail (A.S.) Sevgili Peygamberimiz’e durumu haber verdi:
"Ey Nebi! Ümmetinden biri Medine dağlarında, Allah'ın azabından, yine Allah'a sığınıyor!"
Sevgi ve muhabbet asla karşılıksız bırakılmaz. Resulü Ekrem (A.S.) Hz.Ömer ve Selman-ı Farisi'yi, Sa'lebe bin Abdurrahman 'ı bulup getirmekle görevlendirdi. Dosttu bunlar; tanıştıkları günde cankardeşi olmuşlardı. Salebe'yi bulup derdini çözmeliydiler. Zira ellerini Allah için tutup gönül verdikleri O Sevgili Resul:
"Mümin, kardeşini zor durumda bırakmaz." (Buharî, Müslim) diyordu.
Züfafe
Züfafe... Medine dağlarında koyun otlatırdı. Hz. Ömer ve arkadaşı, Züfafe'ye Sa'lebe'yi sordular:
“Buralarda, dağlarda yaşayan bir genç biliyor musun?”
“Herhalde siz cehennemden kaçanı soruyorsunuz.”
“Cehennemden kaçtığını nereden biliyorsun?”
“Gece yarısı olunca şu taraftan ağlayarak gelir ve ‘Keşke ruhum bu iki alemden ayrılmasaydı...’ diye feryat eder.”
Züfafe kaç kere görmüstü Salebe'yi, Alemlerin Rabbi’ne yalvarırken... Gece yarısına doğru Salebe aynı sözleri söyleyerek geldi. Hz Ömer gence yaklaştı. Hz. Ömer'i görünce Salebe:
“Rasulullah’a benim ne tür bir günah işlediğim bildirildi mi?!..” diye sordu. Hz.Ömer:
“Bilmiyorum. Rasulullah bizden seni getirmemizi istedi.” dedi.
“Senden birsey istiyorum: Bilal kamet getirip, Resulullah tam namaza başladığında mescide girelim. Zira ben, Rasulullah'dan çok utanıyorum.”
“Haydi gidelim.” dedi Hz.Ömer. Dostumuz
Saf olmustu Mescid-i Nebi'de müminler. Salebe, Efendimiz (A.S.)'ın namazdaki kıraatini işitince bayılıverdi. Kendine gelince Rasulullah (A.S.)’ın yanına getirdiler. Buyurdular:
“Benden niçin uzaklaşıyorsun?”
“Ya Rasulallah! Senden çok utanıyorum.” dedi
“Allah hata ve günahları bağışlar..."
Ve... Sevgili Peygamberimiz (A.S.), Salebe'ye evine gitmesini söyledi.
Salebe gitti ama aradığı huzuru bir türlü bulamıyordu. Hastalanmıştı ve günler geçtikçe günahının ağırlığı artıyor gibiydi.
Sahabe-i Kiram'ın durumu haber vermesi üzerine, Nebi(A.S.) Salebe bin Abdurrahman'ın evini şereflendirdi. Bu, Mevlâna Hazretleri’nin "O geliyor O!... Dostumuz, Yarimiz geliyor!..." dediği gibi bir gelişti bu.
Rasullullah (A.S.), Salebe'nin yatağına oturdu. O'nun başını dizlerine yasladı. Şefkat nazarlarını, Salebe'ye lutfettiler. Salebe:
"Ey Allah'ın Rasulü, o baş günahlarla dolu. Sizin tertemiz teninize layık değildir!" deyince Efendimiz:
"Peki Salebe. Sen ne istiyorsun?" diye sordu.
"Ey Allah'ın Rasulu! Sadece Rabbimin beni affetmesini istiyorum." dedi.
"Salebe! Cebrail sana Rabbimin selamını söylüyor. Ve O’nun, ‘Kulum dünya dolusu hatayla bile bana kavuşursa, ben onu dünya dolusu mağfiretle karşılarım.’ buyurduğunu söylüyor.”
O anda Salebe sükûnete kavuştu. Aradığı huzuru bulmuştu. Ve o huzurla günahlarından arınmış tertemiz bir mümin olarak Rabbine kavuştu.
Cenaze namazını, Efendimiz (A.S.) kıldırdı ve onu defnetti. Kabirden dönerken parmaklarının ucuna basarak yürüyordu. Sahabe-i Kiram nedenini sorunca:
"Salabe'yi karşılayan melekler o kadar çok ki, onların kanadına basmamak için bu şekilde yürüyorum" buyurdu. (Ebu Nuaym, İbnu’l Esir, İbnu Hacer)
İşte günah... İşte samimiyetle yapılan bir tevbe... Ve işte Rahman ve Rahim olan Allah'ın verdiği karşılık:
"Ey kendilerinin aleyhinde (günahta) haddi aşan kullarım! Allahın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir" (Zümer/53)
"Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter; Peygamber’i ve iman edenleri utandırmayacaği günde, Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Çünkü onların nurları, önlerinden ve yanlarından koşar da, ‘Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Çünkü sen her şeye kadirsin.’ derler.” ( Tahrim)

selam ve dua ile kardeşim rabbim gönlünüzü genişletsin günahlarınızı yaptığınız tövbeyle sevaplara cevirsin ...

Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13