|
ömerfaruk.
|
 |
« : Aralık 24, 2008, 03:25:58 ÖÖ » |
|
Ashâbdan Hz. Üsâme’nin annesi ve Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)’in dadısı olan Ümmü Eymen’in ismi Bereke binti Sa’lebe’dir. Kendisi Rasûlüllâh Efendimiz’in (s.a.v.) babası Abdullâh'ın Habeşli bir câriyesi olup Âbid el-Habeşi ile evliydi. Rasûlüllâh'ın babasının âzatlı cariyesi olarak, Efendimizin dadılık hizmetinde bulunurdu. Ümmü Eymen, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yetişmesi ile alâkadâr olmuştu. Şöyle derdi: “Bu çocukta, Kureyş’in sabâhati (güzelliği), Medine’nin melâhati (saygısı, güzel huyu), Beni Sa’d’ın fesâhati (güzel konuşması) bir araya gelmiştir.” Eşi vefât eden Ümmü Eymen için Peygamberimiz: “Cennetlik bir hanımla evlenmek isteyen var mı?” diye sorunca; kölesi Zeyd b. Hârise talip oldu. Resûlüllâh da onları evlendirdi. Hz. Üsâme (r.a.) bu izdivaçtan dünyâya gelmiştir. Rasûlüllâh'ın mübârek anneleri Âmine, dayızâdelerini ziyâret için gittiği Medine-i Münevvere'den dönerlerken yolda vefâtından sonra Rasûlüllâh Mekke-i Mükerreme'ye Ümmü Eymen ile birlikte dönmüşlerdi. Peygamberimiz bunun için; “Ümmü Eymen, benim annemden sonra annemdir.” der ve ona çok hürmet ve riâyet eder, ziyâretlerine giderlerdi. Rasûlüllâh’ın irtihalinden sonra vefât etmiştir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefâtına o kadar ağlamıştı ki; “Seni bu derece ağlatan nedir?” diye soranlara: “Ben Resûlüllâh’ın âhirete irtihâl edeceğini bilenlerdendim. Ancak ilâhî vahyin kesildiğine ağlıyorum.” diye cevap verdi. (İLA 60)
|