Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: ÜÇ SUÂL VE BİR CEVAP  (Okunma Sayısı 1332 defa)
asi_deli_cocuk
Acemi
*

Puan: +3/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18


« : Mayıs 08, 2009, 12:05:56 ÖS »

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;
"Sorun!" buyurdu. İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.
Sormaya başladı:
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."
Şems-i Tebrîzî hazretleri;
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.
O;
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.
O;
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
Ve;
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."
O kimse şaşırarak;
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.
Şems-i Tebrîzî;
"İşte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.
Yine bana;
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.


Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.


--------------------------------------------------------------------------------
1) Said Nursi'nin Van'da bulunduğu yıllar, öğrencilerinden Molla Hamid anlatıyor. Nur Dede kitabından.
Logged
Gölge
Aktif
****

Puan: +36/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 531



« Yanıtla #1 : Mayıs 08, 2009, 11:22:50 ÖS »

kimileri bin kelime ile bir olayi anlatamaz...
Kimileri de bir olay ile bin kelime söyler...
(yollarina toz olabilseydim...)

+paylasim icin tesekkürler kardesim
Logged

Günahlardan sakinmak, Tövbe ile ugrasmaktan daha kolaydir... (Hz Ömer-ra)
sibelean
Caylak
*

Puan: +1/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #2 : Haziran 24, 2009, 08:02:59 ÖS »

paylaşım için tesekkurler...

Logged
Beyyine
Caylak
*

Puan: +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3



« Yanıtla #3 : Haziran 24, 2009, 10:31:43 ÖS »

İmam Şafiiye atfedilen bir olaydır bu.
Türkler de bunu şems-i Tebriziye uyarlamışlar.
Tebrizinin ve Mevlananın olayları anlatma üslubu böyle değildir.
Bkz. Mesnevi kabak hikayesi.
Logged
peroni
Acemi
*

Puan: +1/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #4 : Haziran 25, 2009, 02:50:05 ÖS »

paylaşım için tesekkurler...


Logged

"ALLAH BİR" DEMEKTENSE ECEL TERİ DÖKERKEN,
ÖLÜVERSEM ANİDEN "ALLAH BİR" DERKEN...
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: