|
|
|
salih
|
 |
« Yanıtla #16 : Temmuz 13, 2007, 11:48:08 ÖÖ » |
|

Vehhab : Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?" (Sad - 9)
Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî:
Büyük zatlar, bir kimse dua ettiği zaman 7 kere "Yâ Vehhâb" dese o kimsenin duasını Allah teala kabul eder, demişlerdir. Bir şey isteyen, düşman elinde bağlı kalan, rızkında darlık olan, ticaretinde ve kazancında çokluk ve kârlıllık olmayan veya seyrü sülûkünde her hangi bir fethi olmayan kimse üç gece veya yedi gece boyunca gece yarısı abdest alıp ve iki rekat namaz kılıp başını açarak ellerini havaya kaldırarak Yâ Vehhâb" dedikten sonra ihtiyacını Cenab-ı Hakk'a arzetse Allahü teala onun ihtiyacını karşılar, sıkıntısını giderir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
salih
|
 |
« Yanıtla #20 : Temmuz 13, 2007, 11:53:02 ÖÖ » |
|

Kabid : Ruhları kabzeden, sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren
Bütün canlılara hayat veren, ölüm anında varlıkların ruhlarını kabzeden O'dur.Maddi yönden fakirleştiren ve daraltanında, zengin edip genişleten de Allah'dır. Zenginken fakir olanları, güçlü iken zayıf olanları, yüksek makamlardan düşenleri, bilginken bunayanları gördüğümüz gibi, fakirken zengin olanları, Mekke'de zayıf görüldüğü halde Mine'de güçlenenleri, Bilal-i Habeşi gibi kafirlerin kölesi iken mü'minlerin efendisi olanları, Yusuf (s.a.v.) gibi hapishaneden Mısır'a sultan olanları, Ümmi iken kıyamete kadar gelecek insanlara ilim öğreticisi olan Hz Muhammed'i yaratan O'dur.
Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî:
Bir kimse "Yâ Kâbid" ismini kırk gün kırk lokma üzerine yazıp yese o kimse açlık mihnetinden emin olur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
salih
|
 |
« Yanıtla #27 : Temmuz 15, 2007, 12:57:36 ÖÖ » |
|

Basîr : Her şeyi gören, çok iyi gören
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır." (En'am - 103)
Esmâ-ül Hüsna - Karınca Yayınları:
Allah Teâla, yer ve göklerin her yerinde görülebilecek her şeyi Basîr sıfatıyla kuşatmıştır ve onları görmektedir. O'nun için görülemeyen bir şey yoktur.Hiç bir şey ondan gizli değildir. Allah'ın, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir.
Allah'ın her şeyi gördüğünü bilen kimse, gizli ve açık her halini düzeltmeye çalışır. Her durumda Allah'a karşı gelmekten korkar ve O'ndan utanır. Allah'ın kendisini yasakladığı yerlerde bulmasındanveya emrettiği yerlerde bulmamasından kaçınır. Kendisinin daima Allah'ın gözetiminde olduğunu aklından çıkarmaz.. O'nun kendisini görmesini hafife alarak günah işlemez.
İnsanların görmesinden utanıp, Allah'ın görmesinden utanmayan kimse, Allah'ı Hafife almış olur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|