Archive - 2006 - Forum konusu

Tarih
Tür

December 31st

"Müslüman flörtçüler" üzerine ibretli bir mektup!

Sizlere ibretli bir mektup sunacağım. Neredeyse yoruma hiç gerek yok; gerçekler tüm açıklığıyla ortada. Evet, Dilruba rumuzuyla yazan kardeşimizin mektubunu aktarıyorum:

Çok değerli Cemil Ağabey! Son zamanlarda evlilik, cinsellik ve gençlik üzerine kaliteli çalışmalar yapıyorsunuz. Ben de bir genç olarak yarama parmak bastığınız için bu yazıyı yazmak ihtiyacı duydum.

Ben erkeklerle hiçbir zaman muhatap olmadım. Lisede hocalarımla bile konuşurken başımı öne eğer, edep ve saygıyla onlarla konuşurdum. Hayatımda erkek olarak sadece babam ve ağabeyim vardı. Üniversiteye geldiğimde dindar, müsbet ve İslâmî bir bölümde okuyan bir beyle tanıştım. Ciddi olarak görüşüyorduk. Bu görüşmeler sırasında ben, kendi hayamla oturmaya, kalkmaya ve konuşmaya dikkat ederdim. Bildiğim dinî ve imanî hakikatları açıklamaya çalışırdım. Sonuçta muhatabım, sadece iman hakikatlarından haberdardı, ama içli dışlı değildi. Evliliğimizi, ileride nasıl bir hayat kuracağımızı, dünya ve ahiret saadetini, kısacası her şeyi meşru daire içinde konuşmuştuk. Bu görüşmeler sıklaşınca işin içine ister istemez nefis ve şeytan karışmıştı. Ben ise ona, bazı tutum ve davranışlarının yanlış olduğunu, yapmaması gerektiğini, meşru olmayan lezzetlerin haram olduğunu, branşı gereği bunları asıl kendisinin anlatması gerektiğini ifade etmeye çalıştımsa da, nafile... Sonunda bir nefis taşıdığım için ben de bu havaya kapılmıştım. İş ciddiye dönüşünce ailesinden sorun çıktı. Böylece bütün söylemler suya düştü. Yaptığım hatalar, günahlar, haram lezzetler bana kaldı.

Eşler, hayat arkadaşının hayalini haramdan korumalı

Hassas konulardan biri “hayali, haramdan koruma tedbiri”dir. İslam aile kültüründe oldukça önemli bir yer işgal ettiğinden dolayıdır ki, hanımın nikahlısına karşı süslenmesi sevaptır, denmektedir ilmihallerde..

Neden sevaptır?.. Çünkü kendini bakımlı tutarak beyine karşı cazibesini koruyan hanım, beyinin hayalini harama kaymaktan koruyan hanım demektir. İslam kültüründe hayali haramlardan koruma başarısı, harama kaymayı önleme ibadeti sayılmış, hayırlı hanım ve hayırlı bey tarifi de bu başarıya göre yapılmıştır. Nitekim Peygamber terbiyesiyle büyümüş olan Hazret-i Fatıma validemiz, “Hayırlı hanım nasıl olur?” sorusuna verdiği cevabında:

Evliyim, ama chat yapıyorum!

Evliyim; bir hayalin peşinde sürükleniyorum!

Rumuz: Yokluk, İstanbul

Öğretmenim. Altı yıllık evliyim. Önceleri bazı kurallarım, olmazsa olmazlarım vardı: ama artık hiçbirşeyim yok... Yitiğim... Sanal’da tanıdığım bir hayal yüzünden hepsi... İki kere gerçeğe dönüştü bu hayal; ama aslında daha da hayal oldu benim için. Bir yılı geçti onu tanıyalı... Ve ben bir yıldır, ne kızımın gelişme evrelerine şahit olabiliyorum, ne eşimi anlamak istiyorum, ne de annemin benim için ettiği duaları görebiliyorum. Ben aslında mazlum, duygusal, merhametli, kimseyi kıramayan neşe dolu, biraz da delidolu biriydim... Evet yalan söylerdim; ama pembe yalanlardı bunlar.. Sanki ben gitmişim yerime başka biri gelmiş.. Her şeyi yapabilecek kadar gözü kara.. Daha neler neler... Ben bir hayalin peşinden sürüklenip gidiyorum... O kadar çok ki aslında size anlatmak istediklerim... Biraz önce kaç zamandan sonra bir namaz kıldım... Evde yalnızdım... Ağladım... Kurtulmak istiyorum bu chat hastalığından ve sanal/yalan dünyadan. Rabb’ime dua ettim. ‘Beni bana bırakma’ dedim... Kendimi öylesine aciz hissdiyorum ki, hiçbir şeyini bilmiyorum o kişinin msn adresinden başka.. Ve günlerce saatlerce oturup bütün işlerimi bir yana bırakıp (yaklaşık bir yıldır) onun gelmesini bekliyorum msn’ye. Kurtulmak istiyorum; ama başaramıyorum.. Olmuyor olmuyor... Dua edin ne olur. Hoşçakalın.

December 30th

Din Kardeşliği Tâlimatı

1. KUR’ÂN-IKERÎM’de “Şüphesiz bütün mü’minler kardeştir” buyuruluyor.

2. Bir Müslüman -maazallah- dinden imandan çıkmadıkça onunla olan kardeşliğimizi bozamayız. Böyle bir bozma haramdır.

3. Müslümanlar arasında çeşitlilik olabilir, meşreb farklılıkları olabilir, ihtilâf olabilir. Bunlar kardeşliği izâle etmez (ortadan kaldırmaz).

4. Kendisiyle aynı mezheb, meşreb, tarikattan olduğumuz Müslüman bizim bir kere kardeşimizse; aramızda görüş farklılığı, ihtilâf bulunan Müslüman on kere kardeşimizdir. Ta ki fitne fesat çıkmasın...

siyah adamın beyaz adama müthiş nasihatı

SEVGİLİ BEYAZ ADAM!

*Doğarım, siyahım!
*Büyürüm, siyahım!
*Güneşlenirim, siyahım!
*Üşürüm, siyahım!
*Korkarım, siyahım!
*Hastalanırım, siyahım!
*Ve ölürüm, hala siyahım!

VE SEN BEYAZ ADAM!

*Dogarsın, pembesin!
*Büyürsün, beyazsın!
*Güneşlenirsin, kızarırsın!
*Üşürsün, morarırsın!
*Korkarsın, sararırsın!
*Hastalanırsın, yeşilsin!
*Ve ölürsün, grisin!

Hâlâ utanmadan bana RENKLİ dersin!

:)

''Kurban Olmak''..

Sevgili oğlun, hayatının meyvesi, neşen, oluş nedenin, varlığının anlamı, oğlun; hayır, İsmail’in.

O’nu bir kuzu gibi yatır ve kurban et!

Ayaklarının altına al ki, kaçıp kurtulamasın.

Ellerinle kavrayarak başını tut, boyun damarını kes, fakat daha fazla kımıldayamayacağını sezinceye kadar ayaklarının altında tut.

Sonra ayağa kalk ve O’nu yalnız kendi haline bırak!

Ey “itaatkar” olan ve Allah’ın[cc] kulu”!Allah’ın senden istediği budur.

Bu inancının çağrısı, tebliğinin özüdür. Bu sorumluluğundur. Ey ‘sorumlu adam!’ Ey ‘İsmail’in babası!’

December 29th

Seksi türbanlılar

Pembe Köşk`te zaman zaman yapılan sergilerden biriydi, yıllar önceydi. İsmet ve Mevhibe İnönü`nün at binerken giydikleri kıyafetler, el ele tutuşturulmuştu. O kadar küçüktüler ki giysiler, içlerinde bir zamanlar tarihi yazan gövdelerin yaşadığına, hareket ettiğine inanası gelmiyordu insanın. Özden Toker anlatıyordu, odalar arasında gezerken. Mevhibe İnönü`nün nasıl mahcup bir hanım olduğunu, devrimlerle birlikte gelen yeni yaşam tarzına ayak uydururken, her kadın gibi zorlandığını... Ama elbette Bayan İnönü olarak tüm ülkeye `rol modeli` olmak mecburiyeti altında bulunduğunu ve en `modern` şekilde giyinmeye gayret ettiğini. Bu gayretlerle ne giydiğine, nasıl giydiğine hep dikkat etmesi gereken Mevhibe hanım her halde o yıllarda, gardrobunun önünde durup düşünürken buna `rol model` değil, `emsal teşkil etmek` diyordu... Acaba şimdi, bugünlerde, AKP`li bakanların ve milletvekillerinin eşleri ne diyor? `Örnek olmak` mı koyuyorlar adını? Ne giydikleri durmadan tartışılırken onlar da kendilerini Mevhibe hanım gibi gardırobun önünde dertlenirken mi buluyorlar? Çünkü onlar şimdi, isteseler de istemeseler de, buna hazırlanmış veya hazırlıksız olsalar da örtülü kadınların takip ettikleri yeni `rol modeller`. Bu yüzden değil miydi, geçtiğimiz aylarda Kemal Unakıtan`ın eşinin türbanını `modern` bağlayışının manşetlerden inmemesi? Abdullah Gül`ün eşinin giydiği `çağdaş` tesettürün mercek altına alınması? Bayan Erdoğan`ın giydiklerinin `ulusal temsil` mertebesinde lüzumsuz `sinir krizlerine` yol açması? İktidarın hanımları olarak şimdi onlar diğer `hanımlara` öyle ya da böyle yol göstermiyorlar mı? Bahar, örtüleri kaldırınca

Çocuğunuz İnternet Bağımlısı Olabilir mi?

Bilgisayar, çocukların ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilemeye başladı. İnternet müptelası olan gençler; uykusuz kalıyor ve sosyal ilişki kuramaz hale bile gelebiliyor

Bilgisayar oyunları çocuklar için adeta vazgeçilmez bir eğlence oldu. Bilgisayarı olan ailelerin çoğu, çocuklarını bilgisayarın başından kaldıramamaktan, olmayanlar ise çocuklarının eve bilgisayar alma yönündeki ısrarlarından şikâyet ediyor. Ayrıca son dönemlerde şiddet içeren oyunların giderek artması, aileleri bu oyunların olumsuz etkileri üzerine de düşünmek zorunda bırakıyor. Bilgisayarı ve televizyonu baştan sanık sandalyesine oturtmak yerine; çocuğa bu aletleri doğru kullanmayı öğretmek gerekir. Yapılan araştırmalar bilgisayar oyunlarının çocukların zihinsel gelişimi üzerine olumlu etkilerinin de olduğunu gösteriyor. Doğru oyunlar aracılığıyla öğrenmeyle ilgili zihinsel süreçleri harekete geçirerek, çocuğa stres altında soğukkanlı kalma becerisi, dikkatini uzun zaman sürdürme becerisi kazandırılabilir. Ancak bir çocuğun bütün gününü internet başında ya da oyun oynayarak geçirmesi doğru değildir. Oyunda başarılı olmak, örneğin bir makineyi kontrol edebilmek, bir yarışı kazanabilmek çocukta üstünlük duygusu oluşturur. Bu durum çocuğun hoşuna gider. O sırada beyin mutluluk kimyasalları salgılar. Çocuk onunla mutlu olmayı öğrenir, başka mutlulukları tadamaz. Hayatımızın neredeyse her alanına giren bilgisayar, artık çocuklarımızın sağlığını da tehdit ediyor. 'Okula gidiyorum' diye evden çıkan çocukların bir kısmı internet kafelerde günlerini geçirirken, önemli bir bölümü okul çıkışında uğradığı kafeden gece yarısına kadar çıkamıyor. Uzmanların 'bağımlılık' dediği bu tehlikeli alışkanlıkla ilgili görüşleri sizin için derledik.

Internet: Dost mu Düşman mı?

Kişi internette yasak olana ulaşabilir, risk alıp heyecan duyabilir, oyun oynayabilir, tamamen bir başkasının kimliğine bürünebilir. İnsan yaşamına getirdiği kolaylığın yanı sıra verdiği bu haz sebebiyle de internet giderek daha fazla kişiyi esir alan bir teknolojik tuzak haline gelmektedir. Kuşkusuz herkesin "Chat" yapma, bilgisayar oyunu oynama ve internette gezinme nedeni birbirinden farklıdır. İnternet iletişim kurmanın kolay bir yoludur, ancak sanal ortamda kurulan ilişkiler çoğu zaman sahtedir. Sanal ortamda bireyler kendilerini daha kolay ifade edebilirler, tanınmak istedikleri gibi davranabilirler. Bireyler üye oldukları gruplar içinde bir yerleri olduğunu hisseder, bu grubun içinde değer gördükleri, onaylandıkları hissi ile daha rahat davranırlar. İnternette yüzünü görmedikleri insanlarla dertleşmek daha kolay olduğu için bireyler daha derin ilişkiler kurabilir, gerçek hayatta kimseye açamadığı sırlarını anlatabilir. İnternette kurulan ilişkiler kolay ve risksizdir. Kişinin bu ilişkiye duygusal yatırımı az olduğu için de değeri daha az olan bir ilişkidir.

Kadın Özgürleşmekten Korkar mı?

Kadın Özgürleşmekten Korkar mı?

Eric Fromm’un bir sözü vardır: “Çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engel, özgürlük korkusudur.” İnsan özgürlük korkusu yaşamadan özgürleşmelidir. Özgürleşmekten korkan kişi, tutucu olur, yeteneklerini geliştiremez ve kendini gerçekleştirme zorluğu çeker. Eğer bir kadın şahsî kabiliyetlerini tekâmül ettirerek serbestiyet kazanırsa toplumsal role dahil olmakta cinsel kimliğini kullanmaya hiç ihtiyaç duymayacaktır. Cinsellik ile öne çıkmak, kadın için artı değer olmaktan çok kolaycılıktır. Herhangi bir konuda kendini yetiştirmeyen, üç yüz kelime ile konuşan bir kadın, aynı cinsiyetten diğer insanları temsil etmekten çok uzaktır. kadın kimliğini temsil edemez. Ayrıca fizikî görünümü gereğinden fazla yüceltmek, toplum sağlığı açısından doğru bir davranış değildir. Kadını ürettiği değerlerle toplumda var kılabilmek için onu ikinci sınıf görme eğiliminden vazgeçilmesi gerekmektedir. 1980’lerin sonunda Anadolu’da görev yaptığım bir yerde ‘Eksik etekten doktor olmaz’ diye düşünüp kadın doktora gitmek istemeyen hastalar vardı. Buradaki ‘eksik etek’ tabiriyle kastedilen şey aslında kadın kimliği ile cinsel kimliğin eşitlenmesiydi. Kadın yalnızca ev işi yapan, çocuk doğuran bir varlık gibi telakki edildiğinde toplumda etkin olan bir rolü üstlenmesinin kadın kimliğine aykırı olduğunu düşünülür. Oysa kişiliğin oluşumunda cinsel kimlik, ancak %20 – 30 civarında etkilidir. Kişiliğin %70-80’i insanî özellikler oluşturur.

Kadının İdeal Erkek Tipi

Kadında çeşitli duygusal eğilimler vardır. Meselâ bağımsız, güçlü, koruyucu, karısı için kendini feda edebilen şeklinde idealize edilen erkek tipine karşılık; korunma ve sevilme ihtiyacında olan, sevgi veren, çevresinde kendisini ona ait hissedeceği bir erkek görmek isteyen ideal bir kadın tipi çizilir. Bu tipler, asırlardır süregelen kültür birikimi ve genetik eğilimler sonucu ortaya çıkmıştır.

Çağımızın kadını, bir taraftan özgür olma, diğer taraftan korunma ve sevilme ihtiyacı hisseder. Fakat kadının hem iş kadını, entelektüel düzeyi yüksek biri olma arzusu taşırken, hem de psikolojik ihtiyaçlarını karşılayamadığı görülür. Dolayısıyla ideal kadın, kendisine sahip çıkan bir erkek olursa mutlu olabilir. Kadının sevilmeye ihtiyacı, erkeğe göre daha fazladır.

Namus Konusundaki Toplumsal Yanlışlar

Namus kavramı kültürümüzde çok ciddi bir kavramdır. Cezaevlerine bakıldığında, suçların önemli bir kısmının namus cinayetinden kaynaklandığı görülür. Dinî duyguları güçlü olmayan insanlarda da bu durum fazlasıyla göze çarpar. Namus düşüncesinin kuvvetli olması kültürel öğretilerle yakından ilgilidir. Bir erkeğin karısının namusu için savaşa gitmesi ya da namusuna dil uzatıldığında erkeğin kendini riske atması kadınların da hoşuna gitmiş, bu durum onlar tarafından da onaylanıp, desteklenmiştir.

Sosyal Darvinizm’e inananlar, aile kavramında cinsel sadakatin çok önemli olmadığını ileri sürer, ‘cinsel olarak insanlar daha özgür olmalı’ şeklinde düşünürler. Bu durum, insanın anlık zevklerini tatmin edebilir, ama sosyolojik boyut içerisinde zararları ortaya çıkacaktır. Bir toplumun sağlıklı devam edebilmesi için ensest ilişki (aile içi cinsel ilişki) olmamalı, bir anne veya baba doğan çocuğun kimden olduğunu bilmelidir. Cinsellik serbest bırakıldığında, onun en çarpık ya da yanlış uygulaması kişinin en yakınları arasında yaşanacak, ensestin onaylanmasıyla, cinsel ilişki en çok kız ve erkek kardeşler arasında görülecektir. Sosyolojik fazlar içerisinde en çok yüz veya iki yüz sene sonra DNA’lar insanların en yakınlarından oluşacak, uzun vadede pek çok hastalık tezahür edecektir.

sanal alemde KADIN

İnsanlar bilinç baskısı hissetmedikleri, kendilerini bir nevi çıplak düşündükleri, gözetlenmediklerini varsaydıkları bu alanda şuur kontrolü olmaksızın düşündüklerini ifade ediyorlar. Hattâ sanal dünya pek çok kimse için rahatlıkla yalan söyleyebildiği, rol yaptığı, içindeki menfî yönleri serbestçe dışa vurduğu bir saha gibi görülmektedir. Sanal dünyadaki kişi, bugüne kadar bastırdığı duygularını, hayalindeki ideal benliğini, hattâ başkalarınca yanlış kabul edilebilecek eğilimlerini paylaşarak ego doyumu yaşar. Bu gerçek dışı dünyayı insan için ilginç ve çekici hale getiren şey, daha önce kendi kendine düşündüğü genel kabule sığmayacak pek çok fikri cevaplayan, buna karşılık veren birilerini bulmuş olmasıdır.

İNTERNETİN ZARARLARI

1. Modeminizi kapattiginizda icinizde bir burukluk hissediyorsaniz;
2. Defterinizdeki tüm adreslerde @ varsa;
3. internet erisimi olmadigi icin annenizle haberlesemiyorsaniz;
4. Telefon faturaniz 2 sayfadan fazlaysa;
5. Esiniz resti cekip "Hayir, bilgisayar yataga giremez!" dediyse;
6. Bilgisayar masanizin sandalyesini bir klozetle degistirmeyi düsündüyseniz;
7. Gülümsediginizde basinizi yan ceviriyorsaniz; :-)
8. Esiniz devamli olarak evlilikte iletisimin önemini vurguluyorsa ve siz de bunun üzerine kendisine yeni bir telefon hatti ve modem aldiysaniz;
9. Kelime islemcinizle birseyler yazarken her noktadan sonra "com" yaziyorsaniz.com

December 28th

KADINLARIN SÜNNET EDİLMESİ

16 Aralık 2006

Ayşe ÖZEK KARASU
akarasu@hurriyet.com.tr

Sünnetli kadına cinsel öğüt versen ne olur

Türbanlı bir kadının televizyona çıkıp cinsel öğütler vermesi seksi bir şey tabii. Şu Mısırlı seksolog Heba Kotb’dan ve görüntü ile söz arasındaki çelişkinin yarattığı haber seksapelinden söz ediyorum.

Ama bu işin içinde "korkunç" çelişkiler de var. Heba Kotb, kadınlardan en fazla orgazm olamama şikayeti aldığını söylüyor. Nasıl olabilirler ki! Mısır’da kızların yüzde 97’si sünnet ediliyor. Organları paralanan kadınlar, hangi öğüde kulak vererek orgazm olabilirler ki? Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yeryüzünde sünnet edilmiş 140 milyon kadın yaşıyor ve her yıl bu tarifsiz azaba, insanlık suçuna maruz kalan kız çocuklarının sayısı iki milyonu buluyor. Mısır’ın dünya çapında nüfuz sahibi ilahiyat kurumu El Ezher Üniversitesi geçen ay uluslararası bir konferans düzenleyip, İslam öğretisinde kadın sünneti bulunmadığını ilan etti. Oysa Mısır, kadın sünnetini yasaklayalı 10 yıl olmuştu...

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13