Archive - 2007 - Ağ Günlüğü

Tarih
Tür

December 18th

Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı

Arkadaşlık vazgeçilmezi olmuş günümüz gençlerinin. Adeta olmazsa olmaz(!)…Karşı cinsle arkadaşlık ciddi bir eksiklik olarak telakkî edilirken, asıl eksikliklerin tespiti arka sıralara sarkmış.

November 8th

Aşka kurbanı gönül kuşları

Şirinmi şirin bir yuvanın tatlı mı tatlı bir gönül kuşu. O kadar çok sevimli ve bir o kadar masum gönül kuşu.. Anadan ayrı yardan ayrı damla damla yalnızlığın sultanı. Bazen hasret kabarırken yüreğinden bazen özlemle kavrulan gönül kuşu.. Bazen kırlarda uçan bazen kendini dağlara vururan gönül kuşu..

İşte bu kadar masum Sevgiye hasret bir gönül kuşu vakit geçirmek isteyen ve işin gırgırında olan bir vefasızın pencerine konar. Olayın şamatısında olan gırgırcı ev sahibi içeriye buyur eder. Sevgi için açan yüreği, kalbinden söküp alarak onunla oynaşmaya başlar. Aklına gelen her türlü oyunu oynama derdindedir.. Sıkılasıya kadar bu oyununa devam eder ve kendine yeni bir oyuncak bulduğunda ya da oyuncağında sıkıldığında onu kenara atıverir..

October 20th

Vitrindeki domuza ekmek bandıranlar

Türk sinamasının en unutulmaz sahnelerinden biride başlık parası için şehre inen kemal sunal’ın rolüdür. Para biriktirebilmek için tüm harcamalarını kısmaktadır. Ve birgün gördüğü vitrinde kızarmış tavuklara canı çeker. Elindeki ekmeği vitrinin camına bandırıp bandırıp ekmeği keyifle yemeye çalışır. Bu sahneyi hangimiz bilmeyiz ki..

Hele düşünsenize canı et çeken bir kimsenin vitrinde kızartılmış domuz etlerinin camına ekmek bandırdığını. İsmi bile midemizi bulandırırken bugün bilgisayarın ekranı önünde kaç gencimiz nice domuzlara ekmek bandırmıyor mu?

Rabbimiz kendi adı ile kesilmemiş tüm etleri ve domuzu haram kılmadı mı? Aynı şekilde Allahın adı olmadan topluma duyurularak nikah kıymayı da farz kılmadı mı?. Nikah olmadan yani evlilik dışı girilen tüm cinsel ilişkileride tıpkı allahın adı ile kesilmemiş etlerin haram kılınması gibi haram kılınmadı mı?

April 16th

SEVGIYE DAIR...

Sevgi konuşulmaz, yaşanır. Sevgiyi konuşmak, sözün bittiği yerden konuşmaktır. İnsan ancak sevgiye dair konuşabilir. Ey sevgili okur! Bu yazıyı “sevgiye dair” bir yazı olarak oku!

Sevgi ışık gibidir, sevgisizlik karanlık. Karanlığın kaynağı olmaz. Karanlık ışığın yokluğu halidir. Fakat ışığın bir kaynağı olmak zorundadır. Kaynaksız ışık olmayacağı gibi, kaynaksız sevgi de olmaz.

April 5th

HOROZ İLE KÖPEĞİN SOHBETİ

Bütün mahlukatın dilinden anlayan Süleyman (a.s.)'a bir adam gelip yalvarır; "ey Allah'ın peygamberi, bana da hayvanların dilini öğret" Ben de konuştuklarını anlayayım" der. Süleyman (a.s.) izin vermez; "olmaz" der, "sen onların konuştuklarını anlarsan sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri bilemezsin."
Adam ısrar eder. Süleyman (a.s.)'da adama hayvanların dilini öğretir. Sevinerek evine dönen adam, çöplükteki horoz ile köpeğin konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpeğin horoza şöyle dediğini duyar;
-Horoz kardeş, sen arpa ve buğdayla da karnını doyurabilirsin. Biraz öteki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok aç. Horoz şu cevabı verir;

DAĞ BAŞINA MI ŞEHİR İÇİNE Mİ?

İki kardeştiler. Biri köyde çobanlık yapmayı tercih ederek diyordu ki:
Bu zamanda şehre gitmek, oranın günahlı hayatına karışmak çok kötü.
İyisi mi, ben köyün çobanlığını yapayım, günahlardan uzak kalayım.
Diğeri ise şehre gitti. Bir mahallede küçük bir tamir kulübesi açıp
başladı ayakkabı tamirine.
Çoban dağda koyunları, keçileri otlatıyor, hiçbir namazını kaçırmıyor,
hiçbir şekilde de nâmahreme nazar etmiyordu. Bütün gün ormanın
sessizliği içinde zikirle, fikirle, şükürle yaşayıp gidiyordu.
Bu sebeple de manen bir hayli ilerledi, kerametlere mazhar oldu.
Düşünüyordu ki, kardeşi şehirde bir sürü günah ve nâmahreme nazar ile
manen sukût ediyor...

February 21st

Modern tesettür (!)

Askeriyede savaş anında her asker bir "sütre" gerisinde yatar, oradan ateş eder.
Kore'den gelen bir subay, bir taş göstermiş, "Beni kurtaran bu taştır." demiş. Savaşırken o taşın arkasında yatmış. Bir iki kurşun o taşa değip sekmiş, böylece o arkadaş vurulmamış.

Sütre ve tesettür aynı kökten gelir. Setr... Yani örtmek...

Nasıl ki askerler savaşta sütre gerisinde yatarak korunur, Müslüman hanımlar da tesettürle kendilerini düşmanlardan korurlar. İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bir zamanlar modernizme uyarak hızla açılan Amerika gibi ülkeler şimdi tesettürün çarelerini arıyorlar. Amerikalılar bir zaman çıplaklıkta sınır tanımayarak çıplaklar kampı bile kurdu. Sonra baktılar ki soyunmak felaket getiriyor, hiç faydası yok, babasız çocukların sayısı her geçen gün artıyor; şimdi de müstehcenlikle mücadeleye başladılar. Çünkü haramlar, insanı çökerttiği gibi aileyi ve milleti de çökertir.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13