Archive - 2007

November 8th

Aşka kurbanı gönül kuşları

Şirinmi şirin bir yuvanın tatlı mı tatlı bir gönül kuşu. O kadar çok sevimli ve bir o kadar masum gönül kuşu.. Anadan ayrı yardan ayrı damla damla yalnızlığın sultanı. Bazen hasret kabarırken yüreğinden bazen özlemle kavrulan gönül kuşu.. Bazen kırlarda uçan bazen kendini dağlara vururan gönül kuşu..

İşte bu kadar masum Sevgiye hasret bir gönül kuşu vakit geçirmek isteyen ve işin gırgırında olan bir vefasızın pencerine konar. Olayın şamatısında olan gırgırcı ev sahibi içeriye buyur eder. Sevgi için açan yüreği, kalbinden söküp alarak onunla oynaşmaya başlar. Aklına gelen her türlü oyunu oynama derdindedir.. Sıkılasıya kadar bu oyununa devam eder ve kendine yeni bir oyuncak bulduğunda ya da oyuncağında sıkıldığında onu kenara atıverir..

HAYALDEN GERÇEĞE UYANIŞ

Büyüklerimiz gafletten büyük felaket yoktur demişlerdir. Öyle ki insan Rabbinin her an kendini gördüğünü unutursa, kolaylıkla yanlış yollara sapıp ahiretini heba edebilir. Bu yüzden gafletten kurtulmanın çarelerini aramak, kurtulmak için elimizden gelen gayreti göstermek çok mühim bir vazifedir.

November 8th

NUREMBERG

NUREMBERG
Rahman ve rahim olan Allah'in adiyla

6 Kasım günü saglik sebeplerinden ötürü ise gidemedim. Ikindi saatine dogru biraz kendimi toparlayip hemde kafa dagitmak için bir filim izlemeye kara verdim. Izlenecek filimler içerisinde alt yazili oldugu için hep sonraya itilen bir filim gözüme ilisti. Ev de sakin oldugu için bunun tam zamaniydi.

November 5th

BİR GENERALİN VASİYETNAMESİ

BİR GENERALİN VASİYETNAMESİ

1960-1980 arası Ortadoğu gelişmelerinde, 1967 Arap-İsrail savaşı bir dönüm noktası teşkil eder. Çünkü bu savaşta İsrail'in Araplar karşısında kazandığı kesin zaferler neticesinde topraklarını savaştan öncekinin dört misli genişletmiştir. 1967 savaşı İsrail'in değil Arapların isteği ile zuhur etmiştir. Savaşı çıkarmak isteyen Araplar ilk saldırının İsrail tarafından gelmesini istemişler ve buda olmuştur. Fakat Araplar için hezimet daha savaşın ilk günlerinde gelmiştir.

ÖNEMLİ OLAN NE?

Bir gün, Ebu Said Ebü‘l-Hayr Hz.lerine sordular:

- Falanca kimse, keramet olarak su üstünde yürüyor, buna ne dersiniz?

Ebu Said cevaben:

- Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da suda yüzer, dedi.

- Filan adam, havada uçuyor, dediler. Ona da:

- Sinek ve çaylak ta havada uçuyor, cevabını verdi.

- Filan kimse, bir anda bir şehirden bir şehire gidiyor, denilince:

- Şeytan da bir solukta, şarktan garba gidiyor. Böyle şeylerin dinimizde önemi yoktur, karşılığını verdi.

- Dinimizde önemli olan nedir öyleyse? diye sorulunca:

ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEK?

Çevremizdeki bazı insanların zaman zaman ‘Bir mürşide bağlanmak gerek, tövbe alıp tasavvuf terbiyesine girmek lazım!..’ diye söze başladıklarında, kendilerine nedense hep aynı karşılık verilir:

“Allah ile kul arasına kimse giremez!..”

Çoğu kimseler bu sözle, tasavvuf yoluna girenlerin Allah ile aralarına Allah’ın razı olmadığı kimseleri koyduğunu, bir mürşide bağlanmakla şirk tehlikesine düştüklerini, kendilerinin ise böyle bir tehlikeden uzak olduklarını anlatmaya çalışırlar.

Acaba işin gerçeği böyle mi?

November 3rd

November 2nd

Evlilik Yolculuğunda

Evlilik yolculuğunda karşılaştığımız sorunlar ve bu sorunlara çözüm arayışları

ÖLÜM

ÖLÜM

Hayatın en büyük gerçeklerinden birisinin ölüm olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Zira ölüm istesek de istemesek de bir gün gelip bizi bulacakdır. Bu ölümsüz gerçekten kurtulmanın tek yolu ölüm ötesi hayata inanmak ve ölümün bir mekan değiştirme, kendinden evvel giden ahbaplara kavuşma ve bir vuslat mekanı olarak bilmek ve inanmakdan geçer.

October 30th

SEVGİ İLE

Sevgi İle
"Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse, Allaha yaklaşır; Allah da ona yaklaşır. Çünkü O, sevgiyi yaratandır" (İnsan Ne İle Yaşar, Tolstoy)

Sevgi açtı gül dalında.

Arı öz topladı, uçtu. Çiçek nefes aldı, bebek emdi anneyi, sustu. Bir alın secdeyi öptü, sevgi ile...

Dalların arasından deniz göründü, bulutları deldi güneş, akasyalar yola saçıldı, rüzgâr şapkaları uçurdu, sevgi ile...

October 28th

KULLUK KAVRAMI

KULLUK KAVRAMI

Ubudiyet kavramının aslı boyun eğmektir. İbadet, kulun kendisini Rabbinin mülkü yerine koyması ve öyle görmesidir. Kulluk büyüklünmenin karşıtıdır. Yüce Allah (cc) kayıtsız şartsız olarak maliktir.

İNSANIN İZİ YOK ARTIK

İNSANIN İZİ YOK ARTIK

Artık mektuplara insan eli değmiyor. İnsan sesi yok.Nasılsınlar da, insan dokunuşu yok ; Selamlar da.İçine her türlü dosya giriyor, ama insan girmiyor zarfların. Mazruf, insan
kokmuyor. Harflerin üstüne gözyaşı damlamıyor, zarflar tükürükle yapıştırılmıyor.

October 27th

HARAM BAKIŞLAR

Çok kıymetli mücevherlerin boş şeylerde harcanması gibi, o paha biçilemeyen gözler şimdilerde yaratılışına taban tabana zıt bir şekilde, en ziyade “haramları temaşa” fiilinde kullanılmakta ve sahibini nefsinin esiri yapıp düşünmez, akletmez, ulvî hislerden mahrum sefil ve rezil bir köle; sapık ve sapkın bir ruh hastası yapmaktadır.

October 25th

istiğfar

Kötülükten kaç

İstiğfar eyle

Ellerini aç

İstiğfar eyle

De ki Allah bir,

Nurlansın kabir

Yıkılsın kibir

İstiğfar eyle

Allah’a dayan

Nur ile boyan

Ölmeden uyan

istiğfar eyle

Büyüktür Hâlık

Gel huzura çık

Kapısı açık,

İstiğfar eyle

Şehadet getir

Hak yoluna gir

Kalmasın hiç kir

İstiğfar eyle

Herkese kanma

Vakit var sanma

Ateşte yanma

İstiğfar eyle

Aman arkadaş

Nefsinle savaş

Akıt gözden yaş

İstiğfar eyle

Akla güvenme

Malla övünme

October 20th

Vitrindeki domuza ekmek bandıranlar

Türk sinamasının en unutulmaz sahnelerinden biride başlık parası için şehre inen kemal sunal’ın rolüdür. Para biriktirebilmek için tüm harcamalarını kısmaktadır. Ve birgün gördüğü vitrinde kızarmış tavuklara canı çeker. Elindeki ekmeği vitrinin camına bandırıp bandırıp ekmeği keyifle yemeye çalışır. Bu sahneyi hangimiz bilmeyiz ki..

Hele düşünsenize canı et çeken bir kimsenin vitrinde kızartılmış domuz etlerinin camına ekmek bandırdığını. İsmi bile midemizi bulandırırken bugün bilgisayarın ekranı önünde kaç gencimiz nice domuzlara ekmek bandırmıyor mu?

Rabbimiz kendi adı ile kesilmemiş tüm etleri ve domuzu haram kılmadı mı? Aynı şekilde Allahın adı olmadan topluma duyurularak nikah kıymayı da farz kılmadı mı?. Nikah olmadan yani evlilik dışı girilen tüm cinsel ilişkileride tıpkı allahın adı ile kesilmemiş etlerin haram kılınması gibi haram kılınmadı mı?

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13