Archive - 2006

December 29th

109.Cenaze ve Kabir

Bilesin ki, cenazeler basiret sahibleri için ibrettir. Cenaze uyarici ve hatirlaticidir. Fakat bu uyaricilik ve hatirlaticilik gafiller için degildir. Çünki cenazeleri görmek gafillerin sadece gönül katiligini artirir. Cünki onlar her zaman baskalarinin cenazelerine bakacaklarini sanirlar ve kaçinilmaz olarak bir gün kendi cenazelerinin de eller üstünce tasinacagini hesab etmezler. Yahud da cenazelerinin tasinmasini yakin görmezler ve o anda cenazeleri tasinanlarin da öyle düsündüklerini, fakat hesaplarinin yanlis çiktigini ve sürelerinin cok erken doldugunu gözönünde tutmazlar.

108.Fakirleri Ağırlamanın Fazileti

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Misafir için tekerrüh gösterip onu gücendirmeyiniz. Çünkî misafiri gücendiren Allah'i gücendirmis olur. Allâh ise kendisini gücendireni gücendirir.»

«— Misafir agirlamayan kimsede hayir yoktur.»

Peygamber 'imiz, bir gün deve ve sigir sürüsü olan birine ugrar. Fakat adam Peygamber imizi agirlamaz. Sonra sadece bir kaç kuzusu olan bir kadina ugrar. Kadin Peygamber 'imizi agirlayarak ona kuzu keser. Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur ki:

«— Her ikisine bir bakiniz. Bu huy Allah'in kudreti dahilindedir. Allâh kime iyi ahlâk bahsetmek isterse ona verir.»

107.Aşurenin Fazileti

Ibni Abbâs buyurur ki;
«Peygamber 'imiz Medine'ye gelince Yahudilerin Asure Günü oruç tuttugunu gördü. Sebebini sorunca O'na "Bu gün ulu Allah Hz. Musa (A.S.) ile Israilogullarini Firavn'in kavmi karsisinda üstün çikardi. Biz de Hz. Musa'ya (A.S.) duydugumuz hürmete dayanarak bu gün oruç tutuyoruz." diye cevap verdiler.

Bunun üzerine Peygamber 'imiz onlara «Biz Hz. Musa'ya (A.S.) sizden daha saygiliyiz» diye buyurarak ümmetine asure günü oruç tutmalarini emretti.

Asure Günü'nün üstünlük sebebi hakkinda bize genis bilgiler gelmistir. Bunlara göre bu gün Hz. Âdem'in {A.S.) tevbesi kabul edildi, yine Hz. Âdem (A.S.) bu gün yaratildi ve Cennete girisi de bu güne rastlar.

106.Zilhicce'nin İlk On Gününün Fazileti

Ibni Abbâs'in rivayet ettigine göre, Peygamber 'imiz bir gün

«Zilhiccenin ilk on günü kadar içinde yapilan amellerin Allah Katinda degerli oldugu baska bir gün yoktur» buyurdu. Sahâbiler «Alah Yolu'nda cihad etmek de mi» diye sorarlar. Peygamber 'imiz «Evet. bu günlerde islenen amel, mali ve cani ile Allah ugruna evinden çikip geri dönmeyenler hâriç cihâddan da daha degerlidir» buyurdu.

Câbir Ibni Abdullah'in rivayetin ettigine göre de Peygamber 'imiz

«Içinde amel islenen günler arasinda Allah Katinda Zühicce'nin ilk on günü kader degerlisi yoktur» buyurdu. Sahâbiler «Allah Yolu'nda cihâd edilerek geçirilen günler de mi onlar gibi olamaz?» diye sordular, pegamber 'imiz onlara «Evet, Allah Yolu'nda ati ile birlikte can veren hariç, cihad edilerek geçirilen günlerden de daha degerlidir» buyurdu.

105.Bayramın Fazileti

Sevval Ayi'nin ilk günü olan Ramazan Bayrami Günü ile Zühicce'nin onuncu günü olan Kurban Bayrami Günü'ne bu ismin verilmesinin bir kac sebebi ileri sürülür. Birinci görüse göre, mü'minler bu günlerde gerek Ramazan Orucunu bitirerek Sevval ayindan alti gün oruç tutmaya yönelerek, gerekse farz olan hacc'i edâ edip Peygamber imizin ziyaretine yönelerek Allah'a (C.C.) karsi ibadet etmekten Peygamber imize hürmet etmeye dönerler.

Ikinci görüse göre, bayramlarin her yil tekerrür etmelerinden dolayidir. Çünkü görüse göre, bu ismin sebebi. Allah'in bu günlerdeki iyilik ve bagislarinin bollugudur. Diger bir görüse göre de, bu günlerin gelmesi ile ortaliga sevine ve nese geldigi için bu günler, bu adi almislardir.

104.Kadir Gecesi'nin Faziletleri

Ibni Abbas buyurur ki: «Peygamber 'imize Israilogullanndan bir adamin bin yil boyunca Allâh Yolu'nda omuzunda silâh ile savastigi anlatildi. Bu hal Peygamber imizin hosuna giderek ayni mazhariyyeti kendi ümmeti için de diledi ve

«Yâ Rabb'i, ümmetimi, ömrü en kisa ve ameli en az ümmet olarak yarattin» diye Allah'a yakarinca Allâh O'na ve Kiyamete kadar gelecek olan bütün Ümmetine Israilogulunun Allâh Yolunda silâh tasidigi bin aydan daha hayirli olan Kadir Gecesini bagisladi. Bu gece, bu ümmetin imtiyazlarindan birisidir.»

Anlatildigina göre Israiloglu. Sem'un adinda biridir. Bin yil boyunca atinin palani kurumadan düsmanla savasir, üstün kuvvet ve cesareti ile karsisina dikilen kafiri dize getirir.

103.Ramazân Ayı'nın Faziletleri

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

«— Ey Mü'minler; Sizden öncekilere oldugu gibi, size de günahlardan korunasiniz diye, oruç tutmak farz kilinmistir.»

(Bakara - 183)

Said Ibni Cübeyr buyurdu: «Bizden önceki ümmetlerin orucu, yatsidan bir sonraki günün aksamina kadar sürerdi. Islâm'in iik günlerinde oldugu gibi.»

Bir gurup âlim bu bahisde der ki: «Oruç, hiristiyanlar üzerine de farz kilinmisti. Ramazanin bazen cok sicak günlere, bazen de cok soguk günlere rastlamasi yolculuklar sirasinda ve hayatlarinin diger bir kisim safhalarinda onlara zor geliyordu.

102.Şaban Ayı'nın Faziletleri

Bu aya «Saban» adinin verilmesi, kendisinden bir çok iyiliklerin dogmasi yüzündendir. «Saban» kelime olarak «patika» mânâsina gelen ve «faydali bir yol» demek olan «sî´b» mastarindan türemistir.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Saban Ayi girince, nefsinizi temizleyin ve bu ay boyunca niyetlerinizi iyi ediniz."

Hz. Ayse buyurur ki;

«Peygamber'imiz bize

«hiç bozmayacak» dedirtecek kadar oruç tutar ve «Artik oruç tutmaz» detirtecek kadar yerdi. En çok Saban Ayi içinde oruç tutardi.»

Usame Ibni Zeyd buyurur ki:

«Peygamber 'imize «Yâ Rasülellah , seni Saban Ayi kadar hiç bir ayda oruçlu görmüyorum» dedim. Bana söyle cevap buyurdu;

101.Receb Ayının Faziletleri

«Receb» kelime olarak «tercib» mastarindan türemistir ki tazim ve hürmet mânâsina gelir. Bu ayda tevbe edenlere rahmet yagdigi ve ibadet isleyenlere nûr indigi için bu aya «Asap» adi da verilir. Bu ayda savasma egilimi duyulmadigindan dolayi onun bir diger adi da «Esam» dir.

Ileri sürüldügüne göre, Receb, suyu sütten ak, baldan tatli ve buzdan soguk bir cennet nehrinin adidir. Bu sudan sâdece Receb Ayi'nda oruç tutanlar içebilir.

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Receb, Allah'in, Saban benim ve Ramazan da Ümmetimin ayidir.»

Hikmet ehli der ki: «Receb kelimesi üç harften ibarettir. «Ra» «cim» «Bâ», «Ra» Allah'in rahmetini. «Cim» kulun suç ve cürmünü. «Ba» da Allâh'in iyiliginin bereketini temsil eder. Kelimenin bu harfleri vasitasi ile sanki ulu Allah «Kulunun suç ve günahini rahmet ve iyiligim arasina alirim» diye buyurur gibidir.»

100.Bid'at ve Nefsi Arzûlara Uymanın Haram oluşu

Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki:

"Dayanaksiz olarak ortaya çikarilan yeni seylerden kaçininiz. Cünki dayanaksiz olarak ortaya atilan her yenilik bid'attir. Her bid'ât da sapikliktir, her
sapikliik ise cehenneme sürükler."

Peygcmber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Su dinimizde kim ondan olmayan bir yenilik ortaya atarsa, ileri sürdügü yabanci yenilik, reddedilmistir.»

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Benim ve benden sonra gelen Râsid halifelerimin sünnetinden (yolundan)
ayrilmayiniz.»

Bu hadisler, Kur'ân'i Kerim´e. Sünnete ve ileri gelen âlimlerin görüs birligine aykiri düsen her yeniligin kabul edilmez bir bid'ât oldugunu belirtir.

99.Çalgı Dinlemek

Kadı Ebû Tayyib Taberi, Safii'den, Mâliki´den, Ebû Hanife'den ve bunlardan başka daha bir gurup âlimden çalgı dinlemenin haram olduğunu bildiren sözler rivayet etmektedir.

Imâm-i Safii «Adâb-Ül Kaza» adli eserinde

«Şarki söylemek bâtıla yakin, makruh bir eğlencedir. Onun ile çok meşgul
olan, şahitliği kabul edilmez bir sefihdir» buyurur.

Ebû Tayyib buyurdu ki:

«imâm-i Sâfii ve arkadaşlarına göre, insanin yakini olmayan bir kadının sesinden şarkı dinlemesi kadın ister meydanda, Ister perde arkasından söylesin, ister hür, ister köle olsun kesinlikle caiz değildir»

98.Şeytânin Hilesi

Adamin biri Hasan-ül Basrî'ye «Seytan uyur mu» diye sorar. Hasan da gülümseyerek; «O uyusaydi, biz rahat ederdik» diye cevap verir.

Demek ki, mü'min için seytandan kurtulus yoktur. Fakat ona karsi koymak, gücünü azaltmak mümkündür.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Içinizden biri yolculukta devesini nasil halsiz düsürürse, mü'min de seytanini öyle biktirip halsiz düsürür.»

Ibni Mes'ûd buyurur ki;

«Mü'minin seytani halsiz ve perisandir.»

Kays Ibni Haccâc buyurur ki;

«Seytanim bana dedi ki; «Sana geldigim zaman kurbanlik hayvan gibi idim, simdi serçe gibiyim.»

97.Cihâdın Fazileti

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

"Asil mü'minler, sonradan süpheye kapilmaksizin Allâh'a (C.C.) ve O'nun Rasûlüne inananlar, mal ve canlari ile Allâh Yolu'nda cihâd edenlerdir. Iste sözlerinde saadik mü'minler, bunlardir."

( Hucurat- 15)

Nûman Ibni Besir buyurur ki;

«Peygamber'imizin minberi yaninda bulunuyordum. Birisi «Ben, müslüman olduktan sonra hacca gelenlere su dagitmaktan baska bir sey yapmasam aldirmamm» dedi. Bir baskasi «Ben mûslüman olduktan sonra Mescid-i Harâm'i onarmadan baska bir sey yapmazsam aldirmam» dedi. Bir digeri de «Cihâd sizin bahsettiginiz amellerden daha faziletlidir» dedi.

96.Erkeğin Karısı Üzerindeki Hakları

Bu mevzuda söylenebilecek olan sözün özü sudur:

Nikâh bir çesit bagliliktir; Kad:n erkegin canyesidir. Buna göre kadin, kocasinin; mâhiyeti günâh olmayan her emrine kayitsiz - sartsiz olarak uymak zorundadir. Erkegin haklarina saygi gösterilmesi konusunda bir çok hadisler vardir.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Kocasi kendisinden hosnut bir halde ölen kadin. Cennet'e girer.»

Peygamber'imiz zamaninda adamin biri bir yolculuga çikarken karisina evin üst katindan alt katina inmemesini tembih eder. Kadinin babasi alt katta oturmaktadir. Adam hastalanir. Kadin birini Peygamber'imize göndererek evin alt katina inip babasini görmeye izin ister. Peygamber'imiz «Kocanin emrine uy» diye haber gönderir. Bu orada kadinin babasi ölür. Kadin yine alt kata inmek için Peygamberimizden izin ister. Peygamber'imiz tekrar «Kocanin emrine uy» diye haber gönderir. Kadinin babasi topraga verildikten sonra Peygamber'imiz ona, kocasinin emrine uydugu için Allah'in, babasini afvettiginî bildirir.

95.Kadının, Kocası Üzerindeki Hakları

Kadinlarin kocalari üzerinde bir cok haklari vardir. Baslicalari, erkeklerin kadinlara karsi iyi huylu olmaiari ve akilca noksan olmalarini hesaba katarak onlara merhamet olsun diye eziyetleri katlanmaktir.

Allah Teâlâ (C.C.) buyuruyor ki:

"Ey müminler! Kadinlara zorla mirasçi olmaniz ve kendilerine vermis oldugunuz mehrîn bir kismini elde etmek için onlara baski yapmaniz helâl degildir. Meger ki, arayi açacak bir fuhus irtikâp etmis olsunlar. Onlar ile iyi geçininiz. Eger hosunuza gitmemislerse, olabiiir ki, hosunuza gitmeyen bir seyde Allâh bir cok hayir takdir etmis olur."

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13