Archive - Eki 14, 2006

MELEKLERDE İBADET ŞEKİLLERİ

Nurânî birer varlık olan melekler, akıl sahibi oldukları için, ibadetle mükellef bulunmuşlardır. Onların ibadete devamı, insanların nefes alıp vermesi gibi zaruret arzeder. Bu itibarla melekler, mükellef bulundukları kulluk vazifesine durmadan devam ederler. Bu hususta bir gevşeklik getirmedikleri gibi, yorulmaz ve usanmazlar. Onların kudsî hayatı, Allah Teâlâ'ya kulluk ile, tesbih ve hamd ile devam edebilir.

Meleklerin ibadetleri ile insanların yaptıkları kulluk vazifeleri arasında bir çok yönden ortaklık ve benzerlik vardır. Ancak, meleklerde yeme ve içme olmadığından onlar oruç tutmakla mükellef değillerdir.

MELEKLERİN DEĞİŞİK ŞEKİLLERE GİRMESİ

Melekler, Cenâb-ı Hakk'ın murad-ı ilâhîsi gereğince, almış oldukları vazifenin icabı olarak muhtelif şekillere girebilirler. Şekil değiştirdikleri sırada melekiyet makamının şeref ve vakarına aykırı bir davranış kendilerinden asla sudur etmez. Zira onların şekil değiştirmeleri, mahiyetlerindeki asalete tesir etmediğinden, ahlâkî bir değişikliği gerektirmez.

Meleklerin, yaratıldıkları halden başka bir şekle girmesi kendileri. için zarurî olan bir husustan doğmamaktadır. Ancak verilen vazifenin, insanlara dönük cephesinde halka gerekli tebliği ve uyarıyı yapabilmek için bu mecburiyet ortaya çıkmaktadır. Zira peygamberlerden başkasının, melekleri yaratıldıkları şekilde, görmeleri mümkün değildir.

SÜNNETULLAH'TA ISTIFA

Kâinat kitabını tedkik ettiğimizde, yaratılmış her cinsin birbirinden daha mümtaz olduğu görülmektedir.

Nebâtlarda bir takım madenlerin bulunduğu müşahede edilmekte ve büyüyüp gelişme istidadı ile madenlerden daha üstün bir mahiyet arzetmektedir.
Hayvanlar, hem nebatlardaki hâsselere sahip, hem de canlılıkları ile nebattan daha üstün bir varlık olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnsan, hayat şartları bakımından, diğer canlılarla benzerlik ve ortaklık arzeder. Fakat o, aklı ile, diğer canlılardan daha yüce bir mevki işgal eder.
Madde ve mana bahreyninin mültekaası bulunan insan, manevî değerler yönünden, gözden geçirildiğinde bu ıstıfâ ve imtiyaz açıkça müşahede edilmektedir.

PEYGAMBERLER'İN GÜNAHTAN MASUNİYETİ

Hz. Nuh:
Nuh aleyhisselâm, Ulü'l-azm peygamberlerden olup kırk veya elli yaşında iken kendisine peygamberlik verilmiştir. Tam dokuzyüz elli sene kavmini imana davet etti ve onları irşada çalıştı. Halkı, iman hakikatlarına çağırmakta asla gevşeklik göstermiyen bu yüce peygamber, "Allah'a kulluk edin. Ondan korkun, bana da itaat edin"(5); "Ey kav-mim, bundan (bu tebliğimden) dolayı sizden hiç bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım Allah'tan başkasına ait değiidir"(6), diyordu.

Hz. Nuh, kavmini, gece gündüz dinin hakikatlerine çağırıyor, onlar da dünya ve ahirette kendilerine saadet getirecek bu davetten kaçışıyorlardı. O peygamberin sözlerini işitmemek için parmakları ile kulaklarını tıkıyorlar, elbiselerine bürünüp sarınıyorlardı.

İSLÂM DİNİNİN MÜMEYYİZ VASIFLARI

İslâm dini, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)fin Allah Teâlâ tarafından tebliğe memur olduğu yüce ve yüceltici bir dindir. İslâm; semavî dinlerin sonuncusudur. Allah tarafından gönderilen peygam-berlerin tamamını ve indirilen kitapların hepsini tasdik etmesi itibâriyle de dinlerin en mütekâmilidir, bu ulvî dinin içinde toplanmış bulunan hükümler, insanların fıtratına en müsait müeyyideler olduğu için, her asırda yaşamış insan toplulukları tarafından sevilerek ve kendi ihtiyarları ile kabul edilmiştir.

Semâvî dinler, birbirini tasdik ve ikmâl ederek vücud bulmuş; hepsi aynı menbâdan feyz almış ve vahyin nurları ile aydınlanmış bulunmatadır Bu hikmete müsteniden İslâm dini, daha önce geçmiş bulunan semâvî dinlerin itikâdî esaslarını aynen tebliğ etmekle birlikte, genişleyen ülkelerin ve değişen hayat şartlarının hepsine cevap verecek hükümleri sinesine toplamış olduğu için daha önce geçmiş bulunan semâvî dinleri neshetmiş bulunmaktadır.İslâm dini; en sağlam inanç esaslarını, akla en uygun işleri ve ahlâkî hükümleri emretmiş bulunmaktadır. Bu ulvî din Allah Teâlâ tarafından diğer peygamberlere indirilmiş bulunan kitapların hakikatlerini tasdik etmiş bulunmakla beraber, zamanın geçmesi ve insanlar tarafından tağyir ve tebdil edilmesi sebebiyle hükümleri bilinemez hâle geldiği için, onların hükümleri ile amel edilemiyeceğini açıklamıştır. Bu cihet dikkate alındığı zaman, neshedilmiş bulunan dinler ile amel et-mek, yanlışta israr olur.

ÂİLEDE SAADET PRENSİPLERİ

*Aile seâdeti, eşler arasında karşılıklı sevgi, saygı, hürmet ve anlayış esasına dayanır. Birbirlerine karşı olan vazifelerin bilinmesi ve yapılması şarttır.

*Erkek, evine her zaman güleryüzle ve selâm vererek girmelidir.

*Kadın da, akşamleyin yorgun bir şekilde işinden dönen kocasını, kapıda güleryüz ve tatlı bir edâ ile "hoş geldiniz!" diyerek karşılamalı, hal ve hatırını sorarak gönlünü almalıdır.

*Kadın, her sabah efendisini evinden uğurlarken de, yine güleryüz ve nezâketle kapıya kadar uğurlamalı ve hakkında hayır duâda bulunmalıdır.

Evlenmek mi Aile Kurmak mı?

EN BÜYÜK SAVAŞLAR nerede oluyor? Irak’ta mı, Filistin’de mi? En büyük incinmeler nerede yaşanıyor? Atılan bir kurşunda mı? Yıkılan bir evin altında kalmakta mı?

En büyük mutluluklar nerede yaşanıyor? İnsanın cenneti neresi? Bir tatil diyarı mı? İş yerlerinde geçirilen zamanlar mı? Sessiz bir orman mı?

İnsanın cenneti ve cehennemi neresi? Öyle bir yer var ki, insanın hem cenneti, hem cehennemi oluveriyor. En büyük mutlulukların sahnesi olabildiği gibi, bir anda en büyük savaşların meydanı oluveriyor. Cennetten cehenneme, cehennemden de cennete anlık geçişler oluyor. Ânında cennet ânında cehennem kurulabiliyor burada.

Bozuldu Nesil

Birileri kadın/erkek eşittir mîras’da dedi
Böylece nîce kız kardeşler kul hakkı yedi
Íhânette daha nâmuslu çıktı bizlerden kedi
Haram lokmalar ile maalesef bozuldu nesil.

Besmelesiz et’ler vitrinlerimizi süsler oldu
Hele tavuk’u murdar edip,makina ile yoldu
Oburlaşan şu midelerimiz haramlarla doldu
Haram lokmalar ile maalesef bozuldu nesil.

Asitli meşrûbatlara bile artık alkol karıştı
Haramla beslenen vücutlar şeytanla barıştı
Cehennem tapusu icin nâs birbiriyle yarıştı
Haram lokmalar ile maalesef bozuldu nesil.

Haramla beslenmiyen kişilerde asâlet vardı

Hayatta maddi-manevi başarısızlığa iten alışkanlık; 31!

AŞAĞIDAKİ İBRETLİ HİKAYEMİN SABIRLA OKUNMASI, BÜTÜN GENÇLERİN FAYDASINA OLACAKTIR.

Bu sayfada yapılan açıklamalar gerçekten doyurucu; konu ile ilgili bütün meseleler toplanmış.
Şunu ifade etmek istiyrum ki; masturbasyonun zararları ile ilgili yapılmış olan bütün açıklamalar doğrudur, yaşayan birisi olarak tasdik ediyorum.

Şu an yaşım 36 ve iki çocuk sahibiyim.

Maalesef, benim bu kötü ilgim bayağı küçük yaşımdan beri vardı. Sebebi ise zannımca, benden 6 yaş büyük abimin çekinmeyerek benimle çok şeyi konuşması ve dediğim gibi, çok küçük -belki 6- yaşımdan beri dikkatimin o tarafa çekilmesi olabilir. Başka da bir sebebe ulaşamıyorum.

Zinadan ve Sihâktan Sakınmak

"Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır, kötü bîr yoldur" (Sûrei İsrâ).

Aralarında nikâh bağı bulunmayan bir erkek ile kadının cinsi mukarenette bulunmasına zinâ adı ve­rilmektedir.

Kadın, fahişeliğini iki şekilde tezgahla­maktadır:
a) Nikâhlısı olmayan bir erkek île;
b) Kendisi gibi bir kadınla.

Bunlardan birinciye "zinâ", ikincisine "Sihâk" adı verilmektedir.
"Ben Müslümanın!" diyen bir genç, zinadan kaç­mak ve zinaya yaklaştıran sebeplerden uzaklaşmak mecburiyetindedir.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13