Archive - Eki 11, 2006

TÜRKCE KASİDE-İ BÜRDE (Sezai Karakoç)

Selem ağaçlarını mı, ordaki dostları mı andın ki birden
Gözbebeğin kanlandı, gözyaşın aktı kırmızı kırmızı..

Yoksa bir yel mi esti Kâzime yönünden;
Yoksa Eden Dağı’nın üstünde, kapkaranlık gecede
Şimşek mi çaktı?..

Gözlerine ne oldu ki, “dur ağlama” desen çoşar ırmak olur;
Ya kalbine ne dersin, “yetiş huzur” dedikçe artar acısı gamı..

Aşk gizli kalır mı kimseden, niçin aldatır kendini insan?
Gönül yanıp dururken, gözden akarken çeşme gibi gözyaşı..

Aşk olmasaydı döker miydin gözyaşını böyle taze toprağa?..

Kötürüm tilki mi yoksa aslan mı olmak isterdiniz?

Kalenderin biri,bir gün gündelik rizkini kazanmak üzere evinden çikar.Dag ,ova demeden aksama kadar dolasirda dolasir;fakat karnini doyuracak hiç bir sey bulamaz.Hava kararmaya yüz tutmus;gün aksam olmustur.Yeni bir günün sabahinda tekrar geçimini aramaya çikmak üzere geriye dönerek evinin yolunu tutar.Göz gözü görürken yuvama ulasayim diyerek hizli adimlarla bir düzlüge iner.Iyiden iyiye yorulmus,adim atacak takadi kalmamisti.

Bir kayanin dibinde bir kaç dakikalik nefes almak için mola vererek seriliverir.Az sonra kulagina inelmeye benzer bazi sesler gelir.Nefesini tutup dikkatle dinleyince inleme seslerinin gölgesine sigindigi kayanin üst tarafindan gelmekte oldugunu anlar.Yavasça yerinden dogrularak kayaya tirmanir.Öteyi beriyi yoklarken önüne karanlik bir kaya çikar.Zaten kesik

Kötü Sözlerden ve Sövmekten Kaçınmak

"Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sö­zü doğru söyleyin" (Sûre-i Ahzâb 70).
Edep dini olan islâm, "Ben müslümanım" diyen herkese, edebe aykırı söz söylemeyi yasaklamıştır.

Dil, konuşmak ve meramını ifade etmek için veril­miştir. Ancak ağza gelen her sözü değil, akla ve hikmete uygun olan ve insanları incitmeyen kelâmı konuşmaya müsaade etmiştir.

Edebe ve nezâkete uymayı şiar edinmiş bulunan Yunus Emre (k.s.) şu tavsiyeyi yapmaktadır.

Kişi bile söz demini,
Demeye sözün kemini.

Kötü sözleri zararlı oluş derecelerine göre tasnif etmek gerekirse üçe ayırmak icap eder. Şöyle ki:

Lanet Etmekten Sakınmak

"Kim bir mü'mine lânet ederse bu (davranış) onu öldürmek gibidir" (Buhârî c. 7, s. 84).

La'net, lügat itibariyle kovma ve uzaklaştırma ma­nâsında kullanılmaktadır. Telin la'net etmek ve aza­ba uğratmak demektir. "Mel'ûn" kelimesi, la'net olunmuş manâsına gelmektedir.

Allah tarafından sadır olan lâ'net, dünyada hayır ve tevfikten, âhirette ilâhi lütuf ve rahmetten uzak­laştırmak manâsını ifâde etmektedir. Halk tarafından yapılan lâ'netler, sövme ve bedduâ manâsında kul­lanılmaktadır.

Merhamet ufkunun en asil örneği bulunan Pey­gamberimiz (s.a.v.), günün birinde Cenab-ı Hakk'a şu niyazı yapmıştır. "Ya Allah! Ben, ancak bir beşe­rim. Müslümanlardan bir şahsa ağır bir söz söyler­sem veya lâ'net edersem, Sen bu (söz ve dav­ranışımı), o kişi için temizlik ve rahmet kıl" (Müslim, c. 2, s. 25).

Halkı Kötü Yola Teşvik Etmekten Sakınmak

"Ümmetim üzerine endişelendiğim şeyle­rin en korkunç olanı, dil (dökmeyi) bilen mü­nafıklardır" (Feyz'ül-kadir c. 2, s. 419).

İnsanları Hakk'ın yolundan alıkoymak veya onla­ra kötülük yapmayı telkin etmek, sinsi İslâm düşman­larının veya nifak hastalığına tutulmuş şahısların sergilediği menfi bir faaliyettir.

İman sözünü ağızlarında geveleyip boğazdan aşağı indirmemiş kimseler, İslami gelişmelerden te­dirgin olurlar. Bu hâlet-i rühiyenin tesiri altında halkı İslâmî sahadan uzaklaştırmak isterler. Bu maksatla insanlara yanaşıp onları hak yolundan uzaklaştır­maya çalışırlar.

Sanal aşk

Çok uzun süre sevgilisi olmadan yaşayanlar, ailesinin baskısı yüzünden kimseyle flört edemeyenler, çok uzun, kötü ve heyecansız bir evliliği yeni bitirmiş olanlar... Böyle yaşamış kişiler mutlaka bir aşka ihtiyaç duyar. Uzun süre heyecandan uzak kalmak insanın doğasına aykırıdır ve en çok aranan heyecan da aşktır.

Temel ihtiyaçların en önemlileri nasıl yemek içmekse, beğenilmek, sevilmek, iltifat görmek, cilveleşmek, bakışmak, öpüşmek, el ele tutuşmak, aramak, aranmak, özlemek, aşk ilan etmek ve ilan-ı aşkın muhatabı olmak da öyle önemli temel ihtiyaçlardandır. Bir kadının, beğendiği erkeğin bakışı, iltifatları karşısında mahcup mahcup başını eğip, hafifçe gülümsemesi kadar keyifli bir başka durum olabilir mi? Ya da bir kadının bir erkeğe iltifat edişi, özlediğini söylemesi diğerinden az keyifli bir durum mudur?

Ümm-i Ümare Nesibe Hatun

Ümm-i Ümare Nesibe Hatun

Ümm-i Ümare, Uhud gazasına, kocası Zeyd bin Asım, oğulları Habib ve Abdullah ile birlikte katılarak, secaat ve kahramanlıklar gösterdi. Gazilere su dağıtmak ve yaralarını sarmak vazifesiyle katıldığı savaşın en şiddetli bir anında, Resulullah efendimize saldıran bir müşriki atından aşağı düşürüp öldürdü.
Ok, kılıç ve kalkan kullanarak düşmana saldırırken kendisi de birkaç yerinden yaralandı. Yaralı hâliyle kocasını ve oğullarını savaşa teşvik etti. Düşman, Resulullah efendimize hangi istikametten saldırırsa, hemen kocası ve oğullarıyla oradan müdafaa ederlerdi.

HIC BIRSEY YERSIZ DEGILDIR

Allah, her bir insanı, bir gaye ve bir amaç için yaratmıştır; ki, kişi, ancak, o yaradılış amacına uygun olarak kendisine kolaylaştırılmış davranışları ortaya koymak suretiyle, Yaradan'ın yaratış hedefine ulaşır… Bu onun fıtrî kulluğudur!.

"Beynimiz, zaman ve mekân kavramlarının ötesinde, derindeki bir varlığın hükmünün, başka bir boyuttan gönderdiği projeksiyonların girişim frekanslarını, matematiksel olarak değerlendirerek, gördüğümüz yapılara dönüştürücüsü.."

Zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldırıp, bir yana koyalım!.

Televizyon astım yapıyor

Astımın son 20 yılda dünyanın özellikle gelişmiş ve endüstride ileri gitmiş ülkelerinde her geçen gün daha çok kişide görülmesinin bir çok nedeni vardır.

Araştırmalar, yaşam stilindeki değişikliklerin ve batı tarzı yaşamın getirdiği olumsuzlukların bu artıştan birinci derecede sorumlu olduğunu göstermektedir.
İnsanların zamanlarının çoğunu kapalı ortamlarda geçirmeleri, daha fazla allerjene maruz kalmaları, ev içi ve dış atmosfer havasının kirliliği, doğal besinlerden uzaklaşma ve katkı maddeleri içeren besinlerin daha çok tüketilmesi, şişmanlık, çocuklarda fazla antibiyotik kullanılması gibi pek çok faktörün bu artıştan sorumlu olabilecekleri ileri sürülmektedir.

Az yemek insanın zekâsını açar

Bugün hastalıkların birçok sebebinin aşırı kilo olduğu biliniyor. Tasavvuf kitaplarında ise az yemenin önemi anlatılmakta ve insanlar az yemeye teşvik edilmektedir.

Dengesiz beslenme, aşırı yemek yeme beraberinde şişmanlığı getiriyor. Batı ülkelerinde sıkça rastlanan kilo sorunu artık Türkiye’nin de bir problemi. Obezite (aşırı kilo) birçok hastalığa davetiye çıkarmakta ve doktorlar hastalarından ilk iş olarak kilo vermelerini istemektedir. Halbuki dinimizde dengeli beslenmenin önemi anlatılmakta, aşırı yemek yemenin zararları ifade edilmektedir. Tasavvuf kitaplarında az yemek yiyen kişinin hafızasının güçleneceği, anlama ve kavrama yeteneğinde hızlılık ve genişleme meydana geleceği belirtilmektedir. Yine, “Tok olan kişinin beyni sarhoşmuş gibi düşünmesinde yavaşlama olur. Açlıkta kalp nurlanır, hoşluk ve hafiflik meydana gelir.” denilmektedir.

Kabul olunan duanin meyvesi

Remzi ihtiyar bir adamdi.

Fakat o cok mutlu ve huzurlu bir ihtiyardi.
Bu mutlu ihtiyar mutlulugunu ve huzurunu her zaman her yerde dile getiriyordu ve Allah'a sonsuz sükrler ediyordu.

Bir oglu vardi.

Ve tüm olumsuzluklara ragmen onu en iyi bir sekilde yetistirmeye Kuran ve sünnetle egitmeye calismisti.

Kendisi yetim büyümüs,bir cok yavrusunuda kücük yasta kaybetmesine ragmen bu ihtiyarin gözlerinden fiskiran mutluluk ve huzuruna millet akil sir erdiremiyordu.
Onun icin ona sormadan edemiyorlardi.

- Siz neden bu kadar mutlu ve huzurlusunuz?
O bu soruya söyle cevap verirdi:

Dualar neden kabul olmaz ?

İbrahim bin Edhem bir gün Basra çarşısında gezerken halk başına toplandı ve 'Bana duâ edin icabet edeyim' meâlindeki âyet-i celileyi sordular ve: 'Biz Allah'a dua ediyoruz. Fakat müstecap olmuyor. Acaba neden?' diye yakındılar.

Dedi ki: Kalbiniz on şeyden ölmüştür:

1) Allah'ı tanırsınız, ama hakkını edâ etmezsiniz.

2) Allah'ın kitabını okursunuz, ama onunla amel etmezsiniz.

3) İblis'in düşmanlığını iddia edersiniz, ama ona tâbi olursunuz.

4) Resûlullah'ın sevgisini iddia edersiniz, ama onun izini ve sünnetini terk edersiniz.

Kadınlarla tokalaşmak

Bugünlerde gazete sütunlarına ve TV ekranlarına yansıyan, “kadınlarla tokalaşma” konusunda acaba dinimizin hükmü nedir ve Peygamberimizin örnek tatbikatı nasıldır? Kur’an-i Kerim’deki “Zinaya yaklaşmayınız” emri gayet açıktır. Bu emirle, zina yapmak şöyle dursun, zinaya giden bütün yollar bile yasaklanmaktadır. İki cins arasındaki, dokunmak/tutmak gibi fiiller, zinadan önceki hareketler oldu?u içindir ki, İslâm dini meşru olmayan bu fiilleri de yasaklamıştır.

Bir TV kanalında Ali Rıza Demircan Hocamızın da söylediği gibi, bu fiillerin zinaya en yakın olanı dokunmak, yani temastır. Tokalaşmada da temas olduğuna göre, bunun dinimize göre hükmünü bilmemiz icap eder.

Yorma Yüreğini Aşktan Usanacaksın

Çehresi değişmiş sevinçlerimin hayallere perçinlenmiş yanında nasıl da unuttum seni sormayı? Örselenmiş kuytulara pası gitmemiş delilikleri kazırken, hayaline bir daha bakmayı unuttum.
Kirli sokakların kaldırımları öğütürken taşralı bedenimi, o çocuksu bakışlarını masum heveslerin yanına koymayı unuttum işte... Körelenin hisler değil de, kendim olduğunu söylemeyi unuttum. Anlamsız kalabalıkların etrafına uçuştuğu günlerde, ben tomurcuğa bile durmamıştım. Oysa pembeydi yüzünü dahi göremediğin çiçek... Yaban gülü müydüm neydim? Yabancılara karşı ürkek, sana dünden meyilli...

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13