Ey oruç, tut beni

Hoş geldin ey suskun sevgilim;
Tut sözünü; sus. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Nahoş avazların uçurumlarından çek dilimi. Yalanların kuyularından çekip çıkar nefeslerimi. Göklü söz ağaçlarının bengisuyuna kat hecelerimi.

Hoş geldin ey yüzü gamzelim;

B/akışının menzilinde tut gözlerimi. Tir-i müjgan dokunuşlarınla delik deşik et kibrimi. Gör(e)meyip de seni, göster(e)meyip de yanımda yöremde, görür gibi huzurunda tut çaresiz yetimliğimi.

Hoş geldin ay yüzlüm benim;

Tut saçlarımın kakülünden, kaldır yüzümü yerden. Utancımı tebessümünün kıvrımlarına dola, yut. Pişmanlığımı gül yanağının yamaçlarına sar, uyut. Dağıt neşemin saçlarını, hüznün tenine yasla umarsızlığımı. ..

AİLEVİ GÖREVLER

Aile hayatı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. İslamda aile teşkilatı pek önemlidir. Aile ferdleri, başta zevc ile zevceden ve bunların çocuklarından ibarettir. Bunların karşılıklı görevleri vardır.
1] Kocasının başlıca görevleri: Zevcesi ile güzel geçinmek, onu korumak, onun nafakasını [geçim ihtiyaçlarını] karşılamak, kendisine doğruluktan ayrılmamaktır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:

"Sizin hayırlılarınız, kadınları için hayırlı olanlarınızdır."

Diğer bir hadîs-i şerîf de, şöyle:

"Kadınlara ancak kerim olanlar ikram eder, kötü olanlar da ihanet eder."

HAYDİ KURTULUŞA!

Kurtuluş için yedi geçit
Sual: Salih Müslüman olarak yaşayıp, imanla ölmek için, neler yapmak gerekir?
CEVAP
Dinimizin emir ve yasaklarına riayet etmek gerekir. Şu yedi geçidi geçen, muradına kavuşur. Bu geçitler: 1- İlim, 2- Pişmanlık, 3- Eşkıya, 4- Bela, 5- Sebep, 6- İhlas, 7- Şükür geçitleridir. Bunlar nasıl geçilir?

1- İlim geçidi
İlimsiz bir şey olmaz. İlim öğrenmek herkese farzdır. İlim, gerçek bir rehberdir. İlim başlara taçtır, herkes ona muhtaçtır. Doğru ibadet yapabilmek, hakkı bâtıldan ayırmak için, ilim öğrenmek şarttır. İlmi bugün bir âlimden öğrenmek kolay olmadığına göre, herkes bir âlimden öğrenemeyeceğine göre, gerçek İslâm âlimlerinin yazdıkları muteber eserleri okuyup öğrenmek gerekir.

Erkekler Eşlerinden Neler Bekliyor

Erkekler Eşlerinden Neler Bekliyor

1- Kendileri ile nikahlanmanız İslami açıdan meşru olan erkeklerle zaruret olmaksızın, meşru olmamanızı ve laubai davranmamanızı istiyor.
2- Kendisine karşı giyiminize dikkat ederek, dağınık bir durumda olmamanızı, düzenli ve cazibeli olmanızı istiyor.
3- Kendinizin, hayatınızdaki yerinin önemini zaman zaman ifade etmenizi, bunu hareketlerinizle de hissettirmenizi istiyor.
4- Onda görmek istediğiniz ve görmek istemediğiniz hasletlerin eksikliğini hissettirerek ve aşağılayarak değil de, saygılı bir şekilde ifade etmenizi istiyor.
5- Onu ruhen destekleyerek ve kendisine itimat ettiğinizi, güvendiğinizi hissettirecek tarzda, riyaya kaçmadan takdir edici sözler söylemenizi istiyor.

Kalbi temizlemek !!!

Temizlemek için ne yapmalıyız?

Kalbi karartan günahlardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tövbe ederse, o leke silinir. Tövbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalp, kapkara olur.) [Haraiti]

Günahlar kalbi kararttığına göre günaha sebep olacak şeylerden de kaçmak gerekir. Mesela uyku mübahtır. Ancak çok uyumak kalbe kasvet verip günah işlemeye zemin hazırlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Üç şey kalbe kasvet verir: Yemeği, uykuyu ve rahat olmayı sevmek.) [Deylemî]

Güzel Ahlâk'a Ulaştıran Sebepler

Anlaşıldı ki güzel ahlâk, akıl kuvvetinin îtidal ve normal derecesine, hikmet'in kemâline, öfke ve şehvet kuvvetinin normal olup akla ve şeriate itaat etmesine bağlıdır. Bu normallik, iki yönden meydana gelir.

1.İlâhî bir cömertlikle, fıtrî bir kemâlle hâsıl olur. Öyle ki insan, kâmil bir akıl ile doğar. Güzel ahlâklı olarak dünyaya gelir.Hatta şehvet ve gazabı da korunmuştur! Onun şehvet ve öfkesi,akla ve ilâhî nizama itaat edecek ve normal bir şekilde yaratılmıştır. Bu bakımdan bu kimse öğrenmeksizin âlim olur.
Öğrenmeden terbiyeli olur. Örneğin Hz. İsa (a.s), Hz. Yahya (a.s) ve bütün peygamberler böyledir. Tabiat ve yaratılışta gayret sûretiyle elde edilen bir şeyin bulunması uzak bir
ihtimal değildir. Nice çocuklar vardır ki doğru lehçeli, cömert, cesaretli olduğu halde yaratılmıştır ve bazen de bunun aksi olur. Arıcak bu vasıflar
alıştırma yoluyla ve güzel ahlâkla ahlâklanmış kimselerle oturup-kalkmak sûretiyle elde edilir...

Ergenlik çağındaki bir genç…

Bozuk bir grupla tanıştı onlarla yolculuk etmeye başladı…Yolculuklarının birinde bir kızla tanıştı… onu sevdi…kızda onu sevdi…

İlk başta söz…ilk başta cilve…ilk başta beraber oturmalar…ilk başta bişey olmadı!!!

Ergen genç ilk defa bir kızla tanışıyordu…İlk defa bir insanın kalbini aşk dolduruyorsa….TAMAM!!!...

Çünkü önceden tecrübe etmedi…bunun şeytanın adımlarından bir adım olduğunu anlayamadı…

Günler geçti… Birgün kızla birlikte bir odada baş başa kaldı…Kız çok kolay bir şekilde !!! ‘’ hadi’’ dedi…

Genç: Neeeee!!!

Kız: Aklına geleni yap!Sen bunu istemiyor musun?İstedigini yap!!!

Genç diyor ki: ‘’ Korktum’’ Onu ne korkuttu? …

Diyor ki: Allah ı hatırladım… İman hala kalbinde….imanı hala yaşıyor…

-’’Allah tan korktum ve kıyamet gününü hatırladım…Allah’ın heybetini düşündüm...

Sultanın eşleri

Bir zamanlar büyük ve güçlü bir sultan varmış, muktedir sultanın dört eşi varmış. Sultan en çok dördüncü eşini sever, ona özen gösterir, bir dediğini iki etmezmiş.
Bu en çok sevdiği eşi günün her saatinde yanında, gözünün önündeymiş, sultan ondan ayrılmayı aklının ucundan geçirmezmiş. Yüreği ve merhameti geniş olan sultan, üçüncü eşini de severmiş. Ancak nedense bu eşinin günün birinde kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır, üzerine titrermiş. Öyle de olsa, ona sahip olduğu için gurur duyar, başkalarına tanıtmaktan özel bir zevk alırmış.

Her sözü ferman olan sultanın ikinci eşine olan sevgisi ve ilgisi de az değilmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima yanında olur, ona destek verirmiş. Birinci ve ikinci eşinin kendilerine özgü özellikleri var; ama sultan en çok kendini üçüncü eşinin yanında huzurlu ve güvende hissedermiş.

Chat yapan bütün kızlara!!!!!!

Chat kullanan bütün kızlara!!!(Bir ailenin dağılmasına sebep olan yaşanmış acı veren bir olay)

Bu olay sizlere sahibinin dilinden anlatılıyor.Uzun olmasına rağmen dikkatle okunması gereken bir ailenin sebepsiz yere üzücü bir şekilde viran oluşunu anlatan bir olay… Olayı yaşayan kız diyor ki: ” Kardeşlerim, Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh İşte sizlere gerçek,acı veren,üzücü,hayatımı yok eden,geleceğimi parçalayan,aile hayatımı öldüren,eşimle yollarımızı ayıran hiyake… Ben muhafazakar ve bilinen bir ailenin ahlak ve İslam terbiyesi üzerine yetiştirilmiş kızıyım.Hiçbir zaman düşüncesiz yada eğlence arayan bir kız olmadım.Allah’ı kızdıracak bir iş yaptığımı hiç bilmem. Beni seven benimde onu sevdiğim bana fazlasıyla güvenen iyi bir insanla evlendim.Onun şımarık eşiydim hatta ailem ve akrabalarımdan bir çoğu bana eşimin beni daha önce hiçbir kızın görmediği kadar şımarttığını söylüyorlardı.

Benim eşimden birşey isteyipte onun reddedip ”hayır” dediğini hatırlamam ondan ne istesem getirirdi.Birgün ona internet kullanmak istediğimi söyledim ilk önce bunun iyi olmadığını,benim için uygun olmadığını söyledi.Kurnazlıklarla ona interneti aldırdım ve kötü yönde kullanmayacağıma dair söz verdim o da kabul etti.(keşke kabul etmeseydi.)

Uyuşturucu ve şiddet derken porno

"Veliler dikkat, odasında ders çalışıyor sandığınız çocuğunuz İnternet'te tanımadığı birine soyunuyor olabilir" diyen yazar Cebeci, genç kuşaklara seslenmeyi de ihmal etmedi.

Dijital liseli kız!

GÖZLERİ konuşurdu susunca, mahzun: / 'Seni seviyorum' derdi. / Sevdadan, gurbetten, hasretten yana / Sıcak türküler söylerdi... Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz / Ürkek halleri vardı. / Ayrılık deyince oturup sessiz / Çocuklar gibi ağlardı.

Yavuz Bülent Bakiler'in ünlü Liseli Kız adlı şiirinin bir bölümü böyle... Bu şiir, 1960'lı ve 70'li yıllarda gençlerin çoğunun ezberindeydi.

Ama o masum ve mahzun liseli kız, gençlerin ezberindeki şiirden çıkıp, internete ve dijital cep telefonlarına düştü!

Hem de beyaz dantel yakası ve porno görüntüleriyle...
Yazık oldu liseli kıza, hem de çok yazık!

chat

s.a.
öncelikle başıma gelen hayatım boyunca ibret alarak hatırlayacağım bir olayı anlatmak istiyorum.
internette işim olduğu zaman hep internet kafeye gitmek zorunda kalırdım.iş arama,işte şirketlerden çıktı alma gibi şeylerden dolayı o uygunsuz ortama girmek zorunda kalırdım. sağolsun bir gün ablam bana adsl aldığını söyledi. ve artık kafeye gitmek zorunda kalamyacaktım yaşaşın!!!!!!acaba.....bimemezlik çok zor birşey. bilgiliyim kütürlüyüm ya haydi bakalım gelsin chat sayfalarındaki oyun kanalları.haydi çok iyi gidiyorsun...derken birisi çıkıp sizinle konuşmaya başlıyor...iyi niyetlisiniz,cahilsiniz ya ,karşıdaki anladımı çok güzel oltaya geliyorsunuz....bide msni verdimmi tam oluyor...sizde karşınızdaki insanı size karşı ciddi ve seviyeli zannediyorsunuz??????
sizinle öyle şeyler konuşuyorki saflığızdan cahilliğinizden yararlanılıyor....

Kendini seven başkasını sevemez


Tabipler diyor ki, hasta perhiz yapmalıdır. İyi olmadan önce ona gıda iyi gelmez. Yağlı kuş eti bile böyledir. Hatta hastalığını arttırır. Bunun için, önce hastayı iyi etmeyi düşünmek lazımdır. Bundan sonra, uygun gıda vererek, eski kuvvetli hâline kavuşturulması düşünülür. Bunun gibi, (Kalblerinde hastalık vardır) mealindeki âyet-i kerimede bildirilen kalb hastalığına yakalanmış olanların hiçbir ibadeti ve taati fayda vermez, belki zarar verir.

(Çok Kur’an-ı kerim okuyanlar vardır ki, Kur’an-ı kerim bunlara lanet eder) hadis-i şerifi meşhurdur.

(Çok oruç tutanlar vardır ki, onun oruçtan kazancı, yalnız açlık ve susuzluktur) hadis-i şerifi de sahihtir.

Kalb hastalıklarının mütehassısları olan tasavvuf büyükleri de, önce hastalığın giderilmesi için yapılacak şeyleri emir buyururlar. Kalbin hastalığı, Hak teâlâdan başkasına tutulması, bağlanmasıdır. Belki, kendisine bağlanmasıdır. Çünkü herkes, her şeyi kendi için ister. Çocuğunu sevmesi, kendini sevdiği içindir. Malı, mevkı’i, rütbeyi hep kendi için ister. Onun mabudu, tapındığı şey, kendi nefsidir. Nefsinin istekleri arkasında koşmaktadır.

Haset edilmeyen tek nimet

Her nimet sahibi haset edilir. Haset edilmeyen tek nimet, tevazudur. Tevazu, kimde olursa olsun, sahibini mahcup etmez. Zira tevazu, her iyiliğin anahtarıdır. Tevazuun zıddı olan kibir ise, her iyiliğe engeldir. Bunun için; “Alçak gönüllü olan kurtulur, kibirli olan ise yanar” buyurulmuştur.

Bir kimsenin iyi olabilmesi, iyi bir Müslüman olması ile mümkündür. İyi bir Müslüman da, doğru bir itikada sahip olur, kendisine lazım olan fıkıh bilgilerini öğrenir ve bunlara uygun hareket eder. Böyle olan bir Müslüman, ilim öğrendikçe, ibadet edip yükseldikçe, tevazu gösterir. İtikadı bozuk, bid’at ehli bir kimse ise, ibadet ettikçe, bilgisi arttıkça büyüklenir, herkese tepeden bakar yani kibirli olur.

Tevazu, bir haldir. Hiç kimseye tepeden bakmamak ve hiç kimseden de kendini aşağı görmemek halidir. Tevazu sahibi olmak başkadır, tevazu göstermek başkadır. Tevazu göstermeye çalışmak, kibirdendir. Çünkü tevazu sahibi olduğunu göstermeye çalışan kimse, kendinde bir varlık, bir kıymet, bir değer olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Halbuki tevazu sahibi olan kimse, kendinde bir varlık görmez. Bu sebeple de, tevazu göstermeye ihtiyaç duymaz.

"mesut olmanın sırrı"

Dünyadaki bütün insanlar mesut olmak ister. Fakat, mesut olan, pek azdır. Çünkü, saadetin neden ibaret olduğu bilinmiyor.

Saadet, yalnız dünya saadetinden ibaret değildir. Aksine, asıl saadet ahiret saadetini elde etmektir.
Ahiret saadeti için Allahü teâlânın kanunlarına ve emirlerine yani Kur’an-ı kerime ve Peygamber efendimizin sözlerine itaat etmek lazımdır. Allahü teâlânın emirleri arasında; Öldükten sonra tekrar dirilmek, yani ahirete inanmak da vardır. Cenâb-ı Hak ahiretin nihayetsiz olduğunu, ebedi olduğunu bize bildiriyor. Dünya hayatı ise, sayılı günlerden ibarettir. O halde, saadet iki başlı demektir:
1-Biri ahiret saadeti,
2-Öteki de dünya saadeti.

Bu iki saadetten hangisi önemlidir? Bunu akıl ve izan sahibi insanlar kolaylıkla anlayabilir. Aklımız ve izanımız ahiret hayatının, dünya hayatı ile mukayese edilemeyecek kadar önemli olduğunu bize gösterir.

ÖZLÜ SÖZLER

► Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır. (Bernard Shaw)
► Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir. (Pitagor)
► Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir. (Brigitte)
► Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık. (Terry)
► Bilgiyle dirilenler ölmez. (Hz. Ali)
► Bir şeye ait her şeyi öğrenin; her şeye dair bir şeyler bilin. (Var Dyke)
► Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur. (Sokrates)
► Bugün, hayatınızın geri kalanının ilk günüdür. (1970'lerin Duvar Yazısı)
► Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir. (Konfüçyüs)
► Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar (Emile Raux)
► Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz. (Konfünçüs)
► Evlilikte başarı yalnız aranan kişiyi bulmakta değil,aranan kişi olmaya da bağlıdır. (Foster Wood)
► Ey yaşam senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir. (Seneca)
► Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur. (Peter F.Drucker)
► Güzel yüz aynaya aşıktır. (Mevlana)

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13

İçeriği paylaş